16. Hukuk Dairesi 2013/3108 E. , 2013/3041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davacı adına 23.11.2007 tarihinde tespit ve 30.01.2008 tarihinde tescil edilen 163 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kadastro çalışmaları sırasında yolda bırakıldığını öne sürerek bu bölümün davacı adına tescili ile sözü geçen bölümün yol olduğu gerekçesiyle davacı hakkında İlçe İdare Kurulunca verilen 22.04.2011 tarih 1 sayılı müdahalenin men"i kararının iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; tescil talebine yönelik davanın esastan reddine, İlçe İdare Kurulu kararının iptaline yönelik davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İlçe İdare Kurulu karalarına karşı idari yargıda dava açılabileceğine göre davacının bu husus hakkındaki temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan görevsizlik kararına ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacı vekilinin, uzman bilirkişiler ...tarafından hazırlanan haritada (A) harfi ile gösterilen 7.24 metrekare yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, temyize konu olmayan (B) ve temyize konu (A) ile gösterilen bölümlerin yol niteliğinde bulunduğu, üzerlerinde davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına ve davanın niteliğine uygun bulunmamaktadır. Temyize konu (A) ile gösterilen 7.24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yol niteliği tespit harici bırakıldığı, davacının kendi adına tespit gören 163 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerine tespitten sonra ev yaparken evin bir kısmının (A) ile gösterilen bölümde kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı ise, (A) ile gösterilen bölümün adına tespit gören 163 ada 5 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin beyanlarından (A) ile gösterilen bölümün davacı adına tespit gören 163 ada 5 parsel sayılı
taşınmaz ile bir bütün olarak evveliyatında davacının babası tarafından özel harman yeri olarak tasarruf edilirken babasının ölümüyle davacıya kaldığı davacı tarafından bir bütün halde harman yeri olarak kullanıldığı, bazan bir kısmını ektikleri, otunu hayvan yemi olarak biçtikleri, kadastro tespitinden sonra da davacı tarafından taşınmaz üzerine ev yapıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar, keşif sonucunda zirai bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor ekindeki fotoğraflardan komşu taşınmazın yol tarafındaki sınırını oluşturan taş duvarın hizasına göre temyize konu (A) bölümünün sanki yol içerisinde kaldığı izlenimi doğmakta ise de, tutanak bilirkişisi ..."in beyanlarından komşu taşınmaza ait taş duvarın kadastro tespitinden sonra taşınmazın içerisiden çekilmek suretiyle yapıldığı, bir başka anlatımla, komşu taşınmazın yol sınırı ile temyize konu (A) ile gösterilen bölümün yol ile olan sınırının aynı hizada bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, uzman bilirkişiler ...tarafından hazırlanan harita ve raporda (A) harfi ile gösterilen 7.24 metrekare yüzölçümündeki bölümünün üzerinde Medeni Kanunun 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşularının davacı lehine gerçekleştiği, davacı adına tespit gören 163 ada 5 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğu kabul edilerek davacı adına tesciline karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.