12. Ceza Dairesi 2021/3198 E. , 2021/6003 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği
Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/02/2020 tarihli ve 2018/98114 soruşturma, 2020/13563 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/03/2020 tarihli ve 2020/1617 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/03/2020 tarihli ve 2020/1617 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan kararı müteakip, yeniden yapılan itirazlar üzerine verilen İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/2828 değişik iş sayılı karar verilmesine yer olmadığına ve İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 30/11/2020 tarihli ve 2020/5443 değişik iş sayılı talebin reddine ilişkin kararların hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, şüphelinin üzerine atılı eyleme ilişkin olarak uzlaşma işlemlerinin yapılabilmesi için soruşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırmacının 28/10/2019 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği, anılan rapora istinaden süphelinin 7.500,00 Türk Lirası olarak belirlenen ediminin 18/11/2019 tarihinde müştekinin oğlu Ömer Kurşun"un Akbank TR 11 0004 6009 9488 8000 341 47 IBAN numaralı hesabına defaten yatırması karşılığında taraflar arasında uzlaşma sağlandığının belirtildiği ve anılan rapora istinaden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin edimini yerine getirdiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "uzlaşma" başlıklı 253. maddesinde yer alan, "(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def"aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda şüphelinin ediminin ileri tarihe bırakılması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanunun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 171. maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın kamu davası açılması gerektiği, ancak anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca bahse konu düzenleme gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek süreç takip edilmediği gibi edimin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin de herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01/03/2021 gün ve 94660652-105-34-982-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ kılınmakla;
İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/03/2020 tarihli ve 2020/1617 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan kararı müteakip, yeniden yapılan itirazlar üzerine verilen İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/2828 değişik iş sayılı karar verilmesine yer olmadığına ve İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 30/11/2020 tarihli ve 2020/5443 değişik iş sayılı talebin reddine ilişkin kararların hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilmek suretiyle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şüphelinin üzerine atılı suça ilişkin olarak başlatılan soruşturma kapsamında uzlaşma işlemlerinin yapılabilmesi için soruşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırmacının dosyaya ibraz ettiği 28/10/2019 tarihli raporunda şüphelinin 7.500,00 TL olarak belirlenen edimi 18/11/2019 tarihinde müştekinin oğlu Ömer Kurşun"un belirtilen hesabına yatırması karşılığında taraflar arasında uzlaşma sağlandığının belirtildiği ve anılan rapora istinaden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "uzlaşma" başlıklı 253. maddesinde yer alan, "(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def"aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda şüphelinin ediminin ileri tarihe bırakılması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanunun 171. maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 171. maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın kamu davası açılması gerektiği, ancak anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca bahse konu düzenleme gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek süreç takip edilmediği gibi edimin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin de herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/03/2020 tarihli ve 2020/1617 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 20/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.