
Esas No: 2012/5497
Karar No: 2012/7328
Karar Tarihi: 23.05.2012
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2012/5497 Esas 2012/7328 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.08.2009 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı şirket, 12.09.2007 tarihli ek sözleşme ile yapımı kararlaştırılan ürünlerin teslimindeki gecikme sebebiyle doğan alacağının, 09.02.2008 vade tarihli bonodan mahsubu ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, ayıp ihbarının usulüne uygun yapılmadığını, dava konusu cihazların uzun süredir kullanıldığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki 12.09.2007 tarihli sözleşme niteliği itibariyle bir eser sözleşmesidir. Bu sözleşme ile ürünün tesliminde gecikme olması durumunda 300,00 TL/gün olarak cezai şart kararlaştırılmıştır. Davacı geç ifa nedeni ile bu sözleşme ile belirlenen teslim tarihinden 43 gün sonra ürünün teslim edildiğini ve bu teslimden dolayı alacağı doğduğunu iddia etmektedir. Her ne kadar davacı 04.08.2010 tarihli dilekçesi ile 09.02.2008 vade ve 18.01.2008 tanzim tarihli bononun yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği ve bu bonodan dolayı borcu bulunmadığını ileri sürmüş olsa dahi, dava dilekçesindeki borç ikrarını içeren beyanları, kısmi ödeme belgesi ve bilirkişi tarafından her iki tarafın defterlerinde yapılan inceleme sonucu 3.000 TL
borcun bulunduğunun tespit edilmesi karşısında davacının sonradan ileri sürdüğü senetten doğan borcunun bulunmadığı itirazı yerinde değildir. Bu tespite göre davacının sözleşmeden kaynaklanan bakiye 3.000 TL borcunun 1.200 TL’sini ödediği sunulan belge ile sabit olduğuna göre bakiye 1.800 TL borç için, davacının geç teslimi nedeni ile kararlaştırılan cezai şartın gerçekleşip gerçekleşmediği ve bakiye borcundan mahsup edilip edilemeyeceğinin mahkemece araştırılmamış olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken, taraflara dava konusu ürünlerin geç teslim edilip edilmediğine dair delillerini sunması için süre vermek, sunulan deliller ve tarafların defterlerinde işin uzmanı bilirkişiye yaptırılacak inceleme sonucu verilen rapor doğrultusunda bir karar vermek olmalıdır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.