Abaküs Yazılım
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/7364
Karar No: 2019/6935
Karar Tarihi: 29.04.2019

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/7364 Esas 2019/6935 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlu meskeniyet şikayetinde bulundu. İcra mahkemesi şikayeti kabul ederek borçlunun haline uygun evi haczedilemeyeceğine karar verdi. Borçlunun haline uygun evi alabilmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra haczedilen yerin kıymeti satılarak borçlunun haline uygun ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesi gerektiği belirtildi. Hükme esas alınan raporun yetersiz olduğu ve borçlunun daha mütevazi semtlerde edinebileceği evin değerinin belirlenmemesinin doğru görülmediği ifade edildi. İcra mahkemesi tarafından ipoteğin niteliği araştırılarak meskeniyet şikayetinin esası incelenmeli, borçlunun haline uygun evi alabileceği değer belirlenmeli ve satışın bu miktarın altında olmaması gerektiği vurgulandı. Kararda İİK'nun 82/1. fıkrasının 12. bendi detaylı bir şekilde açıklanarak madde hükümleri üzerinde duruldu.
12. Hukuk Dairesi         2018/7364 E.  ,  2019/6935 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurarak meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
    İİK"nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınabileceği haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise İİK"nun 82/3. maddesine göre satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı hak sahiplerine ödenmelidir.
    Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu unsurları içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
    Borçlunun, şikayete konu taşınmazın bulunduğu yerde oturması zorunlu olmadığından, daha mütevazi semtlerde edinebileceği meskenin değerinin bilirkişi marifeti ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
    Somut olayda, hükme esas alınan ve ev değerini 275.000,00 TL olarak tespit eden raporda; borçlunun haline münasip başka bir evi aynı ilçenin farklı mahallelerinden en az 300.000-350.000 TL fiyat aralığında alabileceği tespit edilmiş ise de, alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde; emsal mesken fiyatlarının Adana ilinin en lüks semt ve mahallelerinden seçildiğini, daha mütevazi semt ve mahallelerde, bilirkişi tarafından belirlenen fiyatın çok daha altında aynı nitelikte mesken alınabileceğini ileri sürerek, buna ilişkin başka bir dosyadan alınmış ve emsal olabilecek bilirkişi raporu sunduğu görülmüş olup, hükme esas alınan rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
    Asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun, şikayete konu meskeninin bulunduğu semtte veya o yere yakın semtlerde mesken edinmesi zorunlu değildir. Bu nedenle borçlunun, daha mütevazi semtlerde edinebileceği haline münasip meskenin değerinin belirlenmemesi doğru görülmemiştir.
    Öte yandan borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için, ipoteğin, mesken kredisi, zirai kredi, esnaf kredisi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması ya da zorunlu ipoteklerden olmamakla birlikte ipotek bedelinin haciz tarihinden önce ödenmiş olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin, daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller. Somut olayda şikayete konu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği anlaşılmış olup, ipoteğin mesken kredisi, zirai kredi, esnaf kredisi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olup olmadığının ya da zorunlu ipoteklerden olmaması halinde, ipotek bedelinin haciz tarihinden önce ödenip ödenmediğinin araştırılması gerekir.
    O halde, sonuç olarak icra mahkemesince ipoteğin niteliği araştırılarak, zorunlu olarak kurulan ipotek olduğunun ya da zorunlu olmasa bile ipotek bedelinin, haciz tarihinden önce ödendiğinin anlaşılması halinde, meskeniyet şikayetinin esası incelenmek suretiyle bilirkişilerden ek rapor alınarak, ya da gerektiğinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, borçlunun, meskeninin bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip evi alabileceği değerin belirlenerek, bu tespitten sonra, borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
    SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi