14. Hukuk Dairesi 2012/6033 E. , 2012/7532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 782 parsel sayılı 77.000 m2 tarla cinsli taşınmazın tapu kaydında paylı malik "... oğlu ..." olarak kayıtlı olan baba adının nüfus kaydına uygun olarak “... oğlu ...” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili davanın ispatını, aksi halde reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı,kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
... yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacının evlatlık olarak gittiği ... Köyü 80 hanede nüfusa kayıtlı ... ve ..."nın çocuklarını gösterir aile nüfus kayıt tablosu getirtilmemiştir. Ayrıca dava konusu taşınmazın tapulama tespit tutanağında tescile esas alınan eski tapu kayıtları tedavülleri ile birlikte getirtilmelidir. Aynı tapu kayıtlarının revizyon gördüğü komşu 851 parsel sayılı taşınmazda da davacının kimlik bilgilerinin düzeltilmesine karar verildiği anlaşıldığından ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/588 Esas 2008/76 Karar sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmelidir. Bütün bunların yanında tapulama tutanağının gayrimenkul rehinleri bölümünde tapu malikinin "..." hissesine ipotek tesis ettirmek suretiyle T.C. Ziraat Bankasından kredi aldığına dair 11.11.1968 tarihli belgelere ilgili yerlerden ulaşılarak
tüm deliller toplanmalıdır. Daha sonra mahkemece davacının nüfus kayıtları ile tapu kayıtları ve dayanak belgeler arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanmaya çalışılmalı, buna rağmen hala tereddütler giderilmediği takdirde, mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 28.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi