22. Hukuk Dairesi 2014/11613 E. , 2015/17217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ücret alacağı, hafta tatili, ulusal bayram genel tatili ve asgari geçim indirimi ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.05.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat .... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, aylık ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, 03.01.2013 ve 10.05.2013 düzenlenme tarihli bilirkişi raporlarında, davacının son aylık ücret (giydirilmemiş) miktarının brüt 1.192,50 TL olduğu esas alınarak, alacaklar hesaplanmıştır. İtiraz üzerine düzenlenen 07.11.2013 havale tarihli ek bilirkişi raporunda ise, son aylık ücret miktarının (giydirilmemiş) net 1.100,00 TL (brüt 1.487,33 TL) olduğu esas alınarak, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve aylık ücret alacakları yeniden değerlendirilmiş ise de, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından söz konusu ücret miktarı üzerinden yeni bir hesaplama yapılmamıştır. Mahkemece, davacının aylık ücret miktarının net 1.100,00 TL ./..
(brüt 1.487,33 TL) olduğu kabul edilerek, 07.11.2013 havale tarihli ek bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının son aylık ücret miktarının net 1.100,00 TL(brüt 1.487,33 TL) olduğunun kabul edilmesi isabetlidir. Bu durumda, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden de, son aylık ücretin belirtili miktarda olduğunun esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken, bu yönün gözardı edilmesi hatalı olmuştur. Anılan sebeple, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından da, son aylık ücret miktarının net 1.100,00 TL ( brüt 1.487,33 TL) olduğu esas alınarak (1 nisan 2008 tarihine kadar ise aylık ücret miktarının talep gibi net 1.000,00 TL olduğuna da dikkat edilerek) hesaplama (ve dolayısıyla mahsup işlemi) yeniden yapılmalıdır.
Kabule göre de, bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti alacağı net tutarda hesaplanmış olup, mahkemece, raporda mütalaa edilen net tutarın, brüt ifadesiyle hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asgari geçim indirimi alacağının hesaplanmasında, davacının bekar ve çocuksuz olduğu kabul edilmiş ise de, UYAP üzerinden incelenen nüfus kaydından davacının hesaba konu dönemde evli ve iki çocuklu olduğu anlaşılmaktadır. Eşinin çalışıp çalışmadığı hakkında ise, dosya içeriğinde bilgi ya da belge bulunmamakta olup, mahkemece de bir araştırma yapılmamıştır. Anılan sebeple, davacının eşinin çalışıp çalışmadığı araştırılmalı ve araştırma neticesiyle birlikte davacının evli ve iki çocuklu olduğu nazara alınarak, asgari geçim indirimi alacağı hesaplanmalı ve mahsup işlemi yeniden yapılmalıdır.
4-Mahkemece, dava tarihinden sonra yapılan ödemeden, davacının hak kazandığı halde ödenmemiş olan davaya konu aylık ücret miktarının mahsubu sonrasında, bakiye aylık ücret alacağı kalmadığı gerekçesiyle, talep hakkında red hüküm sonucu tesis edilmiştir. Söz konusu ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığının sabit olması karşısında, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, red kararı verilmesi hatalı olmuştur. Diğer taraftan, aylık ücret alacağının faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olduğundan, dava tarihinden sonra ödenen aylık ücret miktarına, dava tarihinden ödeme tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, bu yönün nazara alınmayarak faiz talebi hakkında karar verilmemesi de hatalıdır.
Mahsup işleminde nazara alınan diğer alacaklar olan, asgari geçim indirimi ve fazla çalışma ücreti alacakları yönünden, öncelikle yukarıdaki bendlerde belirtilen bozma sebepleri doğrultusunda yeniden hesaplama ve mahsup yapılmalı; dava tarihinden sonra yapılan ödeme sebebiyle mahsup edilen kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeli ve ödenen kısımla ilgili faiz talebi bakımından da dava tarihinden sonra ödenen ilgili miktara, dava tarihinden ödeme tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi gerekliliğine dikkat edilmelidir.
Yukarıda yazılı sebeplerden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.