Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/18838
Karar No: 2013/29162

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2013/18838 Esas 2013/29162 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2013/18838 E.  ,  2013/29162 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacı, davalı Dr.... tarafından muayene edildiğini, sağ gözünün lazerle tedavi edilebileceğinin belirtildiğini, müdahalenin 7 dakikada biteceği ve hiç bir riskinin bulunmadığı bilgisinin verildiğini, hastanenin lazer cihazında arıza bulunduğunu, bu operasyonun kardeş kuruluşları olan Hayrünnisa Hastanesinde (Haksağ Sağlık Hizmetleri) yapıldığını,ameliyat sonrasında görme yeteneğinin % 80"ini kaybettiğini bu nedenle maddi ve manevi çöküntü yaşadığını, sürekli ilaç kullanmak zorunda kaldığını, rüzgar, toz ve güneşe karşı aşırı bir duyarlılık oluştuğunu, zorunlu olmadıkça dışarı çıkamadığını, göz kapaklarının düştüğünü, dış görünüşte sabit bir hasar meydana geldiğini, herkesten ve her şeyden uzak durmak zorunda kaldığını, ilkokula başlayan kızının da psikolojisinin bozulduğunu, ev işlerini tam olarak yapamadığını, eşi ile olan ilişkisinin de bozulduğunu, bu nedenlerle sürekli iş gücü kaybı, çalışamamasından kaynaklı gelir kaybı olarak 50.000,00-TL ve tedavi gideri olarak 1.000,00-TL olmak üzere 51.000,00-TL maddi, çektiği acı ve üzüntülere karşılık 200.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 251.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 51.000,00-TL nin olay tarihi olan Mayıs 2003 yılından
    İtibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 40.000,00-TL nin olay tarihi olan Mayıs 2003 yılından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş;hüküm,davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, yanlış ameliyat neticesinde görme yeteneğini %80 kaybettiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır.Davalılar, davanın reddini dilemiş, Mahkemece, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 12/09/2011 tarihli raporuna göre davacıda %28,1 oranında meslekte kazanma gücü kaybı meydana geldiği, bu güç kaybından davalılar sorumlu olduklarından davacının maddi tazminat talebinin kabulüne , manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır.(BK 386-390)
    Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafifte olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.
    Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, BK 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.
    Somut olayda,dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu 3. İihtisas Kurulundan alınan 28/03/2008 tarihli raporda "hastanın sağ gözüne yapılması planlanan lasik ameliyatı öncesi hazırlanan kornea flebinin kopmasının bu ameliyatta 2013/18838-29162
    nadir de olsa görülebilen komplikasyonlardan olduğu, bu komplikasyon sonucu ortaya çıkan durumun düzeltilmesi için yapılan tedavilerin usulüne uygun olduğu, hekime atfi kabil kusur bulunmadığının" belirtildiği anlaşılmıştır. Yine ... Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden alınan 30.03.2013 tarihli uzman bilirkişi raporunda da ameliyat sonucu oluşan kornea flebinin kopmasının komplikasyon olduğu belirtilmiştir. Öyle olunca davalıların eylemi ile meydana gelen zarar arasında davalılara yüklenecek bir kusurdan bahsedilemeyeceğden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi