
Esas No: 2017/3479
Karar No: 2021/2197
Karar Tarihi: 22.04.2021
Danıştay 3. Daire 2017/3479 Esas 2021/2197 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/3479
Karar No : 2021/2197
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Metal Hurda İnşaat Gıda Petrol Ve Kimyasal Ürünler Nakliye Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve … Demir Sanayi Ticaret Limited Şirketine gerçek bir emtia teslimine dayanmaksızın komisyon karşılığı fatura düzenleyerek elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı, yapılan kaydi envanter çalışmasına göre belgesiz alış ve satışları bulunduğu yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re'sen salınan üç kat ve bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile Ekim-Aralık dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitlerden, düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşılamayacağından, komisyon gelirleri nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı, şirket yetkilisinin inşaat demiri ve hurda demir alımı ve satımı esnasında herhangi bir fire ve zayiat olmadığı beyanı yanı sıra dönem başı mevcudu, dönem sonu mevcudu, dönem içi alış miktarı ve dönem içi satış miktarının şirket yetkilisi ile birlikte tespit edilip bu veriler dikkate alınarak yapılan kaydi envanter çalışması sonucunda kaydi envanter tablosundaki artı(+) ve eksi (-) farkların yıl içindeki muhtelif tarihlerdeki faturasız emtia satışlarından ve faturasız emtia alışlarından kaynaklandığını ve bu alış satışların 2012 yılının Aralık ayında gerçekleştiği beyanı üzerine 2012 Aralık döneminde aynı cins ve nevideki mallardan gerçekleşen satış miktarının %25'inden az olmaması sebebiyle değerlendirme yöntemi olarak ortalama satış fiyatı esası alınarak hesaplanan belgesiz satıldığı iddia edilen inşaat demirinin satış bedelinin hasılat farkı; aynı dönemde aynı cinsten belgeli alışı bulunan emtianın ortalama alış fiyatı dikkate alınarak hesaplanan belgesiz emtia alış bedelinin maliyet farkı olarak dikkate alınması sonucu kaydi envanter farkına dayalı yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, ihbarnamede geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtildiğinden bu kısma yönelik davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle, tarhiyatın, komisyon karşılığı fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2012 yılının Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası kaldırılmış, kaydi envanter farkına bağlı bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2012 yılının Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi aslına ilişkin kısmı hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, vergi incelemesinde yapılan kaydi envanter çalışmasının gerçek durumu yansıtmadığı, inceleme elemanı tarafından yapılan tespitlerde, yıl içindeki satış miktarının 100.000 kg kadar eksik, alış miktarının da 10.000 kg kadar az yazıldığı, defter ve belgeleri üzerinde kendisinin yaptığı çalışmaya göre envanter farkının bulunmadığı, varsayım ve eksik incelemeye dayalı tarhiyat yapıldığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, … Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve … Demir Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında alışlarının ve satışlarının tamamının gerçek bir emtia ve hizmet teslimine dayanmadığının saptandığı, dolayısıyla davacının adı geçen mükellefler adına düzenlediği faturalarında sahte olduğu sonucunun doğduğu, komisyon geliri üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARAI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Taraflar temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve aynı yılın Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.