
Esas No: 2020/4074
Karar No: 2022/3048
Karar Tarihi: 19.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4074 Esas 2022/3048 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2020/4074 E. , 2022/3048 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Özel Medipol Mega Hastaneler Kompleksinde Dahiliye uzmanlığı yapmakta olan sanığa, 1941 doğumlu, kalbinde sten takılı, tansiyon ve diyabet hastası ...'ın, baş ağrısı, bulantı ve baygınlık şikayetleri ile başvurduğu, hastanın yapılan muayenesinde, yüzünde kayma, yüksek tansiyon ve baş ağrısı tespit edilerek, esansiyel primer hipertansiyon teşhisiyle, reçete düzenlenmek suretiyle taburcu edildiği, ertesi gün durumu kötüleşen ve hastanın götürüldüğü Özel Doğan Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen, bradikardi sonrası gelişen kardiak arrest sonucu vefat ettiği,
İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 11/03/2015 tarihli raporunda, kişinin ölümünün patolojik beyin kanaması (travmatik olmayan) ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği,
Aynı raporda, nöroloji konsültasyonu istenmesi ve BBT tetkiklerinin yaptırılmasının gerektiği veya yapılabileceği bir merkeze sevk edilmesi gerektiğinden kişinin muayenesinin yapan Dr. Subet Özerdem’in kusurlu olduğunu,
Ancak kişinin yaşı, klinik durumu ölümüne neden olan beyin kanamasının lokalizasyonu, özelliği ve ağırlığı itibarıyla zamanında tanı konularak uygun takip ve tedavisinin yapılması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı cihetle; kusurlu eylemi ile ölüm arasında kesin bir illiyet bağı kurulamayacağının bildirildiği,
Tüm dosya kapsamından, İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 11/03/2015 tarihli raporundaki tespitlerin dosya içeriği ile uyumlu olduğu, kişinin yaşı, klinik durumu, ölümüne neden olan beyin kanamasının lokalizasyonu, özelliği ve ağırlığı itibarı gözetildiğinde, sanık hekim tarafından meslekî özen yükümlülüğüne uygun şekilde gerekli tıbbî tetkik ve tedaviler zamanında gerçekleştirilmiş olsa dahi hastanın kurtulmasının tıbben kesin olmadığı, bu suretle sanık hekimin tıp kurallarına aykırı eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağı kurulamayacağı gibi neticenin sanık hekime objektif olarak isnat edilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-)Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunun unsurlarının oluşmaması sebebiyle atılı suçtan CMK'nın 223/2-a madesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi,
2-)Sanık hakkında verilen beraat kararının dayanak maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. paragrafındaki ''bildirildiğinden'' ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunun unsurlarının oluşmaması sebebiyle atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine” ibaresinin eklenmesi ile sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.