Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/10748
Karar No: 2018/872

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/10748 Esas 2018/872 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2017/10748 E.  ,  2018/872 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sırasında ... köyü, 107 ada 7, 13, 36, 37, 40, 41, 43, 44 ve 59 parsel sayılı sırasıyla 2387,29 m², 3863,41 m², 1058,82 m², 2173,79 m², 6760,57 m², 12754,92 m², 1003,16 m², 2905,50 m² ve 27591,67 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve zeytinlik niteliğiyle ayrı ayrı davacılar adına tespit edilmişler, aynı yer 107 ada 192 parsel sayılı 174 hektar 4578,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
    Davacı-birleşen dosya davacıları; bölgede orman kadastrosu çalışmalarının usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla orman kadastrosunun ve 2/B çalışmalarının tamamının ve kendilerine ait taşınmazlarının orman olarak yapılan tespitlerinin iptali istemiyle dava açmışlar, bu sırada bölgede arazi kadastrosu çalışmalarının tamamlanıp ilân edilmesi üzerine adlarına tespit edilen dava konusu taşınmazların bir bölümünün 107 ada 192 nolu orman parselinde bırakıldığını belirterek bu bölümlerin tespitlerinin iptali ile adlarına tescillerini istemişler, keşif sırasında 107 ada 7 nolu taşınmazla ilgili taleplerinden feragat etmişlerdir. Orman Yönetimi, taşınmazların bir bölümünün orman sayılan yerlerden oldukları iddiasıyla davaya harçsız katılımda bulunmuş, Hazine, 107 ada 7, 13, 36, 37, 40, 41, 43, 44 ve 59 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla Hazine adına tescillerini istemiştir. Birleşen davada ise Hazine, 107 ada 41 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla kadastro tespitine itirazda bulunmuştur. Mahkemece; davacı ve birleşen dosya davacılarının ve Hazinenin davalarının reddine, dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tescillerine, 107 ada 59 nolu parselin ise, tarafların kabul beyanları dikkate alınarak aynı vasıf ve yüzölçümüyle ½ hissesinin Musa Sakin adına, ½ hissesinin ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Dairemizin 2011/17428 E-2012/366 K. sayılı kararıyla “1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 107 ada 192 nolu orman parseli içerisinde kalan (13/C), (36/B) ve (C), (37/C), (40/C) ve (E), (43/B) ve (C), (59/C) ile (192/A) ve (D) ile gösterilen bölümlerin % 12"den fazla yüksek eğimli çalılık olup, bitişikteki devlet ormanının devamı niteliğinde oldukları göz önünde bulundurularak davanın bu kısımlar yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, diğer davacıların tüm, ..., ..., ..., ... ve ...’ın ise, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
    2) Davacı ..., ..., ..., ... ve ...’ın 107 ada 192 nolu orman parseli içerisinde kalan (40/B) ve (D), (41/C), (D), (E) ve (192/B) ve (C) ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; incelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazların üzerinde 5-6 ve 20 yaşlarında zeytin ağaçları bulunduğu, öncesinde tarım alanı olarak kullanıldıkları, eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında 41 nolu taşınmazın orman parseli içerisinde kalan (D) bölümünün % 10 eğimli çalılık olarak, diğer taşınmazların açık alanda görüldükleri, davacılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen (40/B) ve (D), (41/C), (D), (E) ve (192/B) ve (C) ile gösterilen taşınmazlara yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
    3) Katılan ... Yönetimi hükmü temyiz etmiş ise de, bir davada hükmü temyiz hakkının davanın taraflarına ait olduğu, yargılama sırasında Orman Yönetiminin verdiği müdahale dilekçesini harçlandırarak HYUY’nın öngördüğü şekilde taraf sıfatını kazanmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,
    4) Hazinenin temyiz itirazları yönünden ise; ... köyü, 107 ada 7, 13, 36, 37, 40, 43, 44 ve 59 sayılı parseller kadastro sırasında davacılar adına tespit edilmiş olup, dava konusu değillerdir. Olmayan bir davaya 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereği katılım mümkün olmadığı gibi Hazine tarafından askı ilân süresi içerisinde 107 ada 7, 13, 36, 37, 40, 43, 44 ve 59 parsellere yönelik açılan bir dava da bulunmamaktadır. Bu nedenle, Hazinenin 28.11.2008 günlü dilekçesi katılma olarak değerlendirilemez. 107 ada 41 nolu parsele ilişkin olarak; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacıların davası reddedildiğinden 107 ada 192 nolu orman parseli nedeniyle davalı olan Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken verilmemiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, ret sebebi aynı olduğundan hükmün ….. paragrafına “……..500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Yönetimi ve Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi göndermesiyle, HYUY.nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,
    Kabule göre de; kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan dava konusu 107 ada 192 nolu orman parseli hakkında sicil oluşturulmaması, dava konusu olmayan 107 ada 7, 13, 36, 37, 40, 43, 44 ve 59 nolu parsellerin ise kadastro tutanaklarının olağan usullere göre kesinleşmeleri için kadastro müdürlüğüne gönderilmeleri gerekirken tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmesi doğru değildir.” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2012/12453 E- 14185 K. sayılı kararıyla “Davalı ... Yönetimi vekilinin tashihi karar istemli dilekçesinin incelenmesinde; davacı gerçek kişilerin, 54 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan orman sınırlamasına karşı 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılan kısmî ilânda Orman Yönetimine husumet yönelterek orman kadastrosuna itiraz niteliğinde dava açtıkları, itiraz davalarında özellikle sınırlaması ve ölçümü yapılıp da adlarına geçici olarak tesbitleri yapılan taşınmazların devamı niteliğinde olan ve fakat 107 ada 192 numaralı orman parseli içersinde yani ormanda bırakılan taşınmaz bölümlerine yönelik olarak orman sınırlamasına itiraz davalarını açtıkları anlaşılmaktadır. Esasen; kanun gereğince daha sonra kadastrosu yapılıp tamamlanan ve genel arazi kadastrosunda gerçek kişiler adlarına ölçüm ve kadastro tesbitleri yapılan adı geçen parsellere yönelik olarak orman savı ile açılmış Orman Yönetiminin bir kadastro tespitine itiraz davası bulunmamaktadır. Bu durumda eldeki dava, 54 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan orman sınırlamasına karşı gerçek kişiler tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasıdır. Daha sonra dava, kadastro tesbitine itiraz davasına dönüşmüş ise de esasen orman kadastrosuna itiraz davasında davalı konumunda olan Orman Yönetiminin, başındanberi dava konusu edilmeyen 107 ada 7, 13, 36, 37, 40, 41, 43, 44 ve 59 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitlerine ve çaplarına yönelik 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi bağlamında müdahil davacı sıfatı ile usulüne uygun harçlı bir katılımı yoktur. Yine, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinde ve karar düzeltme dilekçesinde belirttiği 106 ada 8 parsel numaralı taşınmaz, dava konusu olmadığı gibi mahkemece de inceleme, araştırma ve karar konusu da olmamıştır. Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve kanuna da uygun bulunduğundan, davalı ... Yönetiminin esasa ilişkin karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
    Ancak, Dairenin 19/01/2012 gün ve 2012/17428 E- 366 K. sayılı ilâmının (3) numaralı bendindeki davalı ... Yönetiminin usule uygun bir katılımı bulunmadığından ve müdahil davacı olarak taraf sıfatı kazanmadığından temyiz dilekçesinin reddine ilişkin varılan sonuç doğru ise de, taraf sıfatı yokluğundan temyiz dilekçesinin reddine ilişkin gerekçe ve açıklama dosya ve davanın niteliğine göre yetersiz kaldığından, ilâmın (3) numaralı bendinin öncesine yukarıdaki ayrıntılı gerekçenin eklenmesi gerekmiştir. Ayrıca; Dairenin ilâmının gerekçe kısmının (1) numaralı bendinde ""İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 107 ada 192 nolu orman parseli içerisinde kalan (13/C), (36/B) ve (C), (37/C), (40/C) ve (E), (43/B) ve (C), (59/C) ile (192/A) ve (D) ile gösterilen bölümlerin %12"den fazla yüksek eğimli çalılık olup, bitişikteki Devlet ormanının devamı niteliğinde oldukları göz önünde bulundurularak davanın bu kısımlar yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, diğer davacıların tüm, ..., ..., ..., ... ve ...’ın ise, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,"" karar verildiği halde ilâmın sonuç kısmının (1) numaralı bendinde bu parsel bölümlerine ilişkin maddî hata yapıldığı ve ilâmın (2) numaralı bendinde bozmaya ilişkin geçen ""... 107 ada 192 nolu orman parseli içerisinde kalan (40/B) ve (D), (41/C), (D), (E) ve (192/B) ve (C) ile gösterilen bölümler..."" olarak aynen yazıldığı anlaşıldığından ilâmın maddî hata içerikli bu kısmının ilâmdan çıkartılarak "".. 107 ada 192 nolu orman parseli içerisinde kalan (13/C), (36/B) ve (C), (37/C), (40/C) ve (E), (43/B) ve (C), (59/C) ile (192/A) ve (D) ile gösterilen bölümlerin..."" şeklinde düzeltilmesi gerekmiştir.” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava ve birleşen Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2008/5 E- 2008/9 E- 2008/346 E sayılı dosyalarındaki davaların kısmen kabul kısmen reddine, Mudanya ilçesi, ... köyü, 107 ada, 192 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin kısmen iptali ile; mahkememizin iş bu dosyasında (Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2008/3 E sayılı dosyasında); davacı ..."ın davasının kısmen kabul kısmen reddine, buna göre; 07/05/2010 tarihli keşfe katılan bilirkişiler Bayram Dalkılıç, Tuncel Yıldırım ve Hilmi Küçük"ün vermiş oldukları 20/09/2010 tarihli bilirkişi raporları ve ekindeki krokide 39 ve 40 nolu orman sınır noktalarının güneyinde bulunan 107 ada, 192-B harfi ile işaretlenen 6.807,96 m2"nin 107 ada, 192 parselden ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfı ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2008/5 E. sayılı dosyasında; davacı ..."ın davasının kısmen kabul kısmen reddine, buna göre; 07/05/2010 tarihli keşfe katılan bilirkişiler Bayram Dalkılıç, Tuncel Yıldırım ve Hilmi Küçük"ün vermiş oldukları 20/09/2010 tarihli bilirkişi raporları ve ekindeki krokide 38 ve 39 nolu orman sınır noktalarının güneyinde bulunan 107 ada, 192-C harfi ile işaretlenen 18.740,51 m2"nin 107 ada, 192 parselden ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfı ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2008/346 E. sayılı dosyasında; davacı ..."nın davasının kısmen kabul kısmen reddine, buna göre; 07/05/2010 tarihli keşfe katılan bilirkişiler
    ... ve Hilmi Küçük"ün vermiş oldukları 20/09/2010 tarihli bilirkişi raporları ve ekindeki krokide 41 nolu kadastro parselinin kuzey, doğu ve güneyinde bulunan 107 ada, 192-C (629,29 m2) - D (12.190,88 m2) - E (4.485,24 m2) harfleri ile işaretlenen toplam 17.305,41 m2"lik alanın 107 ada, 192 parselden ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfı ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2008/9 E. sayılı dosyasında; davacı ..."ın davasının kısmen kabul kısmen reddine, buna göre; 07/05/2010 tarihli keşfe katılan bilirkişiler ... ve ...ün vermiş oldukları 20/09/2010 tarihli bilirkişi raporları ve ekindeki krokide 40 nolu kadastro parselinin kuzey ve güneyinde bulunan 107 ada, 192- B(1.057,39 m2) -D (3.986,24 m2) harfleri ile işaretlenen toplam 5.043,63 m2"lik alanın 107 ada, 192 parselden ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfı ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, bozma ilamına uyulan Yargıtay kararı gereğince onanmasına karar verilen kısımlar yönünden kesinleştirme yapılarak tapu sicil müdürlüğüne iş bu dosyanın kesinleşmesi beklenmeden gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, altı aylık sürede açılan orman kadastrosuna ve arazi kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılan ve 24.07.2007’de altı aylık ilâna çıkarılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Arazi kadastrosu çalışmaları 14.04.2008 ilâ 14.05.2008 tarihleri arası ilâna çıkarılmıştır.
    1- Davalı ... Yönetimninin davacıların orman tahdidine itirazına ilişkin temyiz itirazları yönünden:
    Dairemizin 2011/17428 E- 2012/366 K. sayılı sayılı bozma ve 2012/12453 E- 14185 K. sayılı karar düzeltme ilamında 107 ada 192 nolu orman parseli içerisinde kalan (40/B) ve (D), (41/C), (D), (E) ve (192/B) ve (C) ile gösterilen bölümlerine ilişkin alınan bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazların üzerinde 5-6 ve 20 yaşlarında zeytin ağaçları bulunduğu, öncesinde tarım alanı olarak kullanıldıkları, eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında 41 nolu taşınmazın orman parseli içerisinde kalan (D) bölümünün % 10 eğimli çalılık olarak, diğer taşınmazların açık alanda görüldükleri, anlaşılmakla orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen (40/B) ve (D), (41/C), (D), (E) ve (192/B) ve (C) ile gösterilen taşınmazlara yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen davacılar tarafından 6 aylık askı ilan süresinde açılan orman kadastrosuna itiraz davasına yönelik mahkemece hüküm kurulmamış olup uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada - orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılan çekişmeli taşınmaz bölümlerine ilişkin orman kadastro komisyonu işleminin iptali ile taşınmazların orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken davacıların bu talepleri yönünden hüküm kurulmaması hukuka aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    2- Davalı ... Yönetiminin davacıların tescil taleplerine ilişkin temyiz itirazları yönünden:
    Kadastro mahkemesinin görevi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin görevinin kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı, hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili davaların genel mahkemede görülmesi gerekeceği, tutanak düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında kadastro mahkemelerinin değil genel mahkemelerin görevli olduğu açıktır.
    Somut olayda, 107 ada 192 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı düzenlenmeksizin orman kadastrosu sonucu düzenlenen haritalar esas alınmak suretiyle 25/01/2008 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmış olup, davacıların hakkında tutanak düzenlenmeyen 107 ada 192 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan (40/B) ve (D), (41/C), (D), (E) ve (192/B) ve (C) ile gösterilen bölümlere ilişkin tescil talepleri hakkında görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/02/2018 günü oy birliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi