20. Hukuk Dairesi 2017/10412 E. , 2018/880 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde özetle, ... ili, ...ilçesi, ...Beldesinde kain tarla vasfındaki 59 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar ve davalıların mirasbırakanı ... adına kayıtlı olduğunu, Orman Kadastro Komisyonunca yapılan inceleme sonucu elde edilen teknik bilgi ve bulgular gereği, dava konusu yerin 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesinde tanımlı bulunan orman tarifine uygun yerlerden olduğunun tespit edildiğini, ... Beldesinde orman kadastrosu çalışmalarının 1972 yılında yapıldığını ve kesinleştiğini, ... Beldesi 200 parsel numaralı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, 59 parsel sayılı taşınmaz için hazırlanan koordinatlı krokide, orman tahdit sınırları içinde kalan alanın 59/1, 59/2, 59/3, 1008A noktaları ile koordinatlanmış kısımlar olduğunu, dava konusu 59 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde yer almasına rağmen orman kadastro çalışmalarından sonra 1978 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile taşınmazın ikinci defa kadastrosunu yaparak yolsuz sicil oluşturduğunu, arazi kadastro ekiplerinin bu işlemlerinin 3402 sayılı Kanunun 22/1. maddesi gereği, ikinci kadastro olması nedeniyle bütün sonuçları ile hükümsüz olduğunu, yolsuz tescil in malike mülkiyet hakkını kazandırmayacağını ileri sürerek, Uşak ili, Merkez ... beldesinde davalılar ve davalıların mirasbırakanı ... adına kayıtlı 59 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, orman tahdit sınırları içinde kalan 59/1, 59/2, 59/3 1008A noktaları ile koordinatlandırılmış kısımlarının orman vasfıyla hazine adına tesciline, dava konusu taşınmaza davalıların müdahalesinin önlenmesine, karar kesinleşinceye kadar taşınmazın iyi niyetli üçüncü kişilere devir ve temliki ile üzerinde ayni hak tesisinin önlenmesi amacıyla tapu kaydı üzerine, müvekkili idarenin kamu kurumu olması da dikkate alınarak teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir konulmasına, dava sonuçlandığında İİK"nın 28. maddesi gereğince işlem yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; dava konusu parselin bulunduğu yerde orman tahdidinin 1972 yılında, orman sınırlarının aplikasyonu ve 2/B çalışmasının 2005 yılında kesinleştiği, arazi kadastrosunun ise 1988 yılında yapıldığı, dava konusu parselin fen bilirkişince hazırlanan krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığı, orman tahdidinin, arazi kadastrosundan önce yapıldığı için dava konusu yerin orman sınırları içinde kalan kısmı için mükerrer kadastro yapıldığı, dolayısıyla bu yerdeki arazi kadastrosunun yok hükmünde olduğu, ayrıca bu orman sınırları içinde kalan kısmın halen orman ağaç ve ağaçcıklarla kaplı olup orman vasfını devam ettirdiği, memleket ve meşçere haritalarında da krokide (A) harfi ile gösterilen kısımların orman alanı olarak gösterildiği, itibar edilen bilirkişi raporlarına göre ... ili, ...beldesi 208 ada 4 nolu parselin fen bilirkişisince hazırlanan krokide, (A) harfi ile gösterilen 8242,80 m²"lik kısmının orman tahdit sınırları içinde kalan ve ağaç ve ağaçcıklarla kaplı olup orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen 9380,20 m²lik kısmın orman tahdit sınırları dışında kalan ve halen tarım alanı olarak kullanılan orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açılan davanın kabulü ile ... ili,... köyü, ... mevkii 208 ada 4 parsel sayılı (eski 59 parsel) 17.623 m²"lik taşınmazın fen bilirkişinin 27/02/2014 tarihli rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile yeşil çizgilerle taralı 8.242,80 m²"lik kısmının tapusunun iptali ile bu yerin ayrı bir parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Mahkemenin 18/09/2012 tarih 2009/61 E. - 2012/91 K. sayılı ilamı davacı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26/03/2013 tarih 2012/15313 esas 2013/3256 karar sayılı ilamı ile "kanun ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir." denilerek bozulmuştur. Hüküm davacı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili davasıdır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (B) harfli bölümün kesinleşen orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı Orman Yönetimine yükletilmesine 12/02/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.