12. Ceza Dairesi 2020/6634 E. , 2021/6102 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasıyla; TCK"nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK"nın 179/3, 2, 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Pınarhisar Sulh Ceza Mahkemesinin 08/05/2013 tarih ve 2012/191 esas 2013/24 karar sayılı kararının 10/06/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde 08/07/2015 tarihinde TCK"nın 141/1, 143. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu işlediği ve Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 09/09/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2016 tarih ve 2015/230 esas 2016/43 karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilen hükümde, gösterilen gerekçe yeterli görülmekle, tebliğnamenin (1) numaralı görüşüne iştirak edilmemiştir.
1-İncelenen dosyada, 5271 sayılı CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/499 esas 2015/530 karar sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 5237 sayılı TCK"nın 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu, uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği, sanık hakkındaki Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/90 esas 2015/642 karar sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ancak sanığın UYAP sisteminden alınan adli sicil kaydına göre sanığın denetim süresi içerisinde 28/09/2013 tarihinde1632 sayılı Kanunun 130/1 maddesinde hüküm altına alınan "Hizmete mahsus eşyayı tahrip ve terk ve kaybetme" suçunu işlediği ve Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1113 esas 2016/1036 karar sayılı ilam ile sanık hakkında 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün 08/11/2016 tarihinde hükmün kesinleştiği görülmekle, ilamın ve kesinleşme şerhlerinin dosyaya getirilerek neticesine göre Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1113 esas 2016/1036 karar sayılı ilamın hükmün açıklanmasına esas alınması gerektiği,
Kabule göre de;
2-Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK"nın 179. maddesinin 2-3. fıkralarında düzenlenen ""trafik güvenliğini tehlikeye sokma"" suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK"nın 179. maddesinin 2. fıkrasında temel ceza miktarının ""üç aydan iki yıla kadar hapis cezası"" olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK"nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ""Basit Yargılama Usulü"" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ""Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir."" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ""01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz."" şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas 2020/33 karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 esas 2021/4 karar sayılı iptal kararları ile ""...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış..."" ibarelerinin, aynı bentte yer alan ""...basit yargılama usulü..."" yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ""mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir."" şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK"nın 7. maddesi ile CMK"nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ""Basit Yargılama Usulü"" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/09/2021tarihinde oybirliğiyle karar verildi.