Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/15898
Karar No: 2020/3897
Karar Tarihi: 01.10.2020

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/15898 Esas 2020/3897 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında tapu kaydına dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. İlk mahkeme davayı kabul etmiş, ancak yapılan araştırma ve incelemeler yeterli olmadığı için karar bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, çekişmeli bölümün kıyı kenar çizgisinin kara tarafında ve davacıların dayandığı tapu kaydının sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Kararda, öncelikle idarece yapılan kıyı kenar çizgisi çalışmasının mahkemeye sunulması, tapu kaydının ve kadastro tutanaklarının incelenmesi, keşif yapılması ve ayrıntılı rapor düzenlenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Kararda, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, 625 sayılı Kadastro Kanunu, 3083 sayılı Tarım Arazilerinin Kullanımı Hakkında Kanun, 3194 sayılı imar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu maddelerine atıfta bulunulmuştur.
16. Hukuk Dairesi         2016/15898 E.  ,  2020/3897 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacılar, ... ve arkadaşları, .... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, tapu kaydına dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece "taraf teşkili sağlanmadan ve yasal ilanlar yapılmadan karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 18.12.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün davacılara ait 302 ada 6 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, çekişmeli bölümün kıyı kenar çizgisinin kara tarafında ve davacıların dayandıkları tapu kaydının sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar 103 ada 6 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, taşınmazın tespitinin tapu kaydına dayalı olarak yapıldığını, kuzey sınırının deniz okuması nedeniyle miktarının eksik tespit edildiğini ileri sürerek; tapu kaydı uygulanmak suretiyle taşınmazın kuzey bölümünde kalan yerin adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, taşınmazın bulunduğu bölgede 09.07.1976 tarihinde kıyı kenar çizgisi çalışması yapılmış olup, her ne kadar bu çalışmanın davacılara tebliğ edildiğine dair evraklar bulunamamış ise de; davacılar tarafından idarece yapılan kıyı kenar çizgisinin kabul edilmiş olduğu ve çekişmeli bölümün kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, 3 kişilik jeolog bilirkişi tarafından kıyı kenar çizisi ve eski kıyı çizgisi belirlenmiş ise de krokide çekişmeli taşınmaz gösterilmemiş; 21.09.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli bölüm (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilmiş, atıf yaptığı jeolog bilirkişi raporunda kıyı kenar çizgisi ve eski kıyı çizgisi şeklinde belirtilmiş olmasına rağmen, kuzey kısmında eski kıyı kenar
    çizgisi, bu çizginin güneyinde yeni oluşturulan kıyı kenar çizgisi şeklinde hatlar çizilmiş, taşınmazların kuzey kısmının ise deniz olduğu belirtilmiş, hükme esas alınan 18.12.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda ise kıyı kenar çizgisinin nereden geçtiği kroki üzerinde gösterilmeden (A) harfi ile belirtilen bölümün yüzölçümü hesaplanmış, çekişmeli taşınmazın kuzeyinde ise yol bulunduğu belirtilmiş olup, böylelikle raporlar arasında çelişki yaratıldığı halde, mahkemece bu çelişkiler giderilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
    Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca ulaşabilmek için Mahkemece öncelikle idarece yapılan kıyı kenar çizgisi çalışması davacı tarafça kabul edildiğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede idarece belirlenen kıyı kenar çizgisini gösterir haritanın bir sureti dosya arasına getirtilmeli, davacıların dayandığı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin, varsa haritası ve tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği sorularak, revizyon görmüş ise revizyon gördükleri taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı suretleri ilgili yerlerden getirtilip dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşif sırasında idarece belirlenen kıyı kenar çizgisine göre çekişmeli taşınmazın konumu tespit edilmeli ve harita üzerinde bu konum gösterilmeli, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisinin kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli; kıyı kenar çizgisinin dışında kalması durumunda, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacıların dayanmış olduğu tapu kayıtlarının sınırları tek tek okunmak suretiyle göstermeleri istenilmeli, beyanları arasındaki çelişkiler yöntemince giderilmeli, davacılar ile tapu kayıt malikleri arasında ırsi ilişki kurulmalı; fen bilirkişisine, keşfi takibe imkan verir, denetime elverişli, önceki fen bilirkişi raporlarını irdeler ve çelişkileri giderir nitelikte, geniş ölçekli kroki üzerinde dava konusu taşınmaz bölümü ile belirlenen kıyı kenar çizgisini gösterir şekilde ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi