1. Hukuk Dairesi 2020/193 E. , 2020/743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil- tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... "un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili ile tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı ..."ın, 66, 116, 131, 180, 246, 263, 271, 276, 433, 437, 87 ada 17 ve 158 ada 43 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ..."ye satış yoluyla temlik ettiğini, yapılan satış işleminin, mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, otobüs işletmeciliği yaptığı için kazancı ile babasından taşınmaz satın almasının doğal olduğunu, mirasbırakanın emekli olmayıp paraya ihtiyacı bulunduğu için satış yaptığını, muvazaalı işlem yapılmadığını, bir kısım taşınmazları ise haricen başka şahıslardan satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece “Yargılama sırasında kamulaştırma yoluyla İSKİ Genel Müdürlüğü adına tescil edilen dava konusu 180 parsel sayılı taşınmaz yönünden HMK"nın 125. maddesi uygulanması gerektiği açıktır. Öte yandan, dava konusu 116, 131, 180, 246, 263, 271, 87 ada 17 ve 158 ada 43 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte murisin toplam 21 parça taşınmazdaki payının çıplak mülkiyetini 18.07.1992 tarihinde satış yoluyla davalı oğluna temlik ettiği; işlem tarihinde, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı, taşınmazlarından gelirinin olduğu, davalının satış bedelini ödediği yönünde bir delil sunmadığı gözetildiğinde, miras bırakanın, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak temlikleri gerçekleştirdiği sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca, 116, 131, 246, 263, 271 ve 158 ada 43 parsel sayılı taşınmazlar ile 87 ada 17 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu oluşan 850 ada 2, 840 ada 3, 851 ada 2 sayılı imar parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmesi; çekişmeli 180 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak da HMK"nın 125. maddesindeki düzenlemenin gözetilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde gerekçesiz olarak davanın reddine karar vermiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili hükmü vekalet ücreti ve harç; davalı vekili ise vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Mahkemece, verilen ilk kararda dava konusu 433 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili dava reddedildiği halde davalı tarafça kararın temyiz edilmediği ve davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu bu nedenle anılan parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalının temyiz itirazları yerine olmadığı gibi davalının reddedilen diğer taşınmazlara yönelik vekalet ücretine ilişkin itirazları da yerinde görülmemiştir. Davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazların tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras paylarına isabet eden toplam değer olduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda, davacı kamulaştırılan taşınmaz dışındaki çekişme konusu tüm taşınmazlar için tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescil, kamulaştırılan taşınmaz için de miras payı oranında bedel istemiştir. Dava konusu dokuz parça taşınmazda davacının miras payı karşılığı ile kamulaştırılan bir parça taşınmazın kamulaştırma bedelindeki miras payı toplamı 146.003,34 TL, reddine karar verilen üç parça taşınmazdaki davacının miras payı toplamı ise 94.931 TL’dir. Ancak, mahkemece kabul kapsamına alınan taşınmazlar için dava değeri 140.136,74 TL kabul edilmek suretiyle eksik harca ve davacı lehine az vekalet ücretine hükmedilmesi, reddedilen kısım için de dava değeri 379.730 TL kabul edilmek suretiyle reddedilen taşınmazların tamamının değeri üzerinden davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne varki, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün harca yönelik 5. bendinin hükümden çıkarılarak yerine hükme 5. bent olarak “5-Peşin alınan 12.905,00 TL harçtan alınması gereken 9.973,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.931,51 TL"nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,” ibaresinin yazılmasına; hükmün vekalet ücretine ilişkin 6. ve 7. bentleri hükümden çıkarılarak yerine 6. bent olarak “6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım değeri olan 146.003,34 TL üzerinden yürürlükteki AAÜT gereğince 14.430,27 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılmasına; hükme 7. bent olarak “7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen 94.931 TL"lik kısım üzerinden yürürlükteki AAÜT gereğince 10.344,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ” ibaresinin yazılmasına; hükmün 8. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 8. bent olarak “8-Davacının yaptığı 1.099,20 TL keşif masrafı, 129,80 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.229,00 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre 746,99 TL"lik kısmı ile davacının yatırdığı 15,60 TL başvuru harcı, 9.973,49 TL tamamlama harcından mahsup edilen kısım olmak üzere toplam 10.736,08 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul-ret oranına göre yargılama giderinin 482,01 TL"lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin yazılmasına,
Davacının değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda yazılı 9.528,30 TL. bakiye onama harcının davalıdan alınmasına 10/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.