4. Hukuk Dairesi 2021/14532 E. , 2021/8367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : ..., ..., ... vekilleri Av. ...
DAVALILAR : 1-... , 2-...... Bas. Yay. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri ...
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davaya konu yayında davacıların bir kısmının ismine, bir kısmının ise fotoğrafına yer verilmesi, dava konusu haberde kullanılan ifadelerin içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu yayının davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olduğuna ve davacılar yararına uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
İlk derece mahkemesince Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, olayın mahiyeti, kusurun ağırlığı, tarafların sosyo-ekonomik gelir durumları, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici nitelikli tayin olunamayacağına dair ilkeler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK’nın “İhtiyari dava arkadaşlığı” başlıklı 57. maddesinde; birden çok kişinin kanunda sayılan hallerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği düzenlenmiş, ihtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 58. maddesinde ise ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu,dava arkadaşlarından her birinin, diğerinden bağımsız olarak hareket edeceği düzenlenmiştir. Somut davada, ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup, vekalet ücretinin de ayrı ayrı takdir edilmesi gerekir.
24 Kasım 2020 gün ve 31314 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda ise karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Yerel mahkemece, her bir davacı lehine kabul edilen tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edildiği halde, davalılar için her bir davacı yönünden reddedilen miktar üzerinden ve davacılar lehine takdir edilen ücreti geçmemek üzere ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek vekalet ücreti takdir edilmesine dair verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK"nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 11. bendinin hükümden çıkartılarak, yerine “ 11-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir edilen 3.400,00’er TL ücreti vekaletin davacılar ..., ... ve ...’dan ayrı ayrı tahsili ile davalılara ödenmesine,” şeklindeki söz dizelerinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.