Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/235
Karar No: 2018/6089
Karar Tarihi: 26.11.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/235 Esas 2018/6089 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2017/235 E.  ,  2018/6089 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki menfî tesbit ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, davacı ile davalı arasında akdedilen 03/04/2014 tarihli sözleşmeyle yapılacak ticari alışverişe istinaden avans çeklerinin davacıdan alındığını, davalıdan kaynaklanan sebeplerle işin yapılmaması nedeniyle tarafların 31/05/2014 tarihli sözleşmeyle davalının davaya konu çekleri iade yükümlülüğü üstlendiğini, ancak söz konusu çeklerin davacıya iade edilmediğini iddia ederek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde, ticaret ile uğraşan davalının aldığı çekleri ticari ilişkilerinde kullandığı, hammadde alımı için borcu olduğu başka firmalara ciro ederek verdiğini, kararlaştırılan malzemenin bir kısmının davalı tarafından davacıya verildiğini, daha sonra davacının sözleşme şartlarından ayrı talepleri nedeniyle geri kalan kısmının alınmasından vazgeçtiğini, davalının dava konusu çeklerin karşılıksız kaldığı ve iptali yönündeki talebini kabul ettiğini savunmuştur.
    Davalı vekili karşı davasında ise, davalının davacıdan cari hesap kaynaklı bir miktar alacağının olduğunu, yine dava konusu çeklerden birinin ödenmesi için davacının banka hesabına cari hesap alacağı mahsup edildikten sonra bakiye miktarı ödediğini, çekin davalı karşı davacıya iade edilmemesi nedeniyle, ödenen bu miktar ile cari hesap alacağının davacı-karşı davalıdan tahsiliyle davalı karşı davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Mahkemece; davalının cevap ve karşı dava dilekçesinde açılan davayı kısmî olarak kabul ettiği, bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor ve ek raporlarda da davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespit edildiği, karşı dava yönünden ise davalının davacı hesabına yatırmış olduğu miktar yönünden talebinde haklı olduğu anlaşıldığı gerekçeleri ile asıl davanın kabulüne karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    Davacı davalıdan mal alımı için her biri 41.919,00 TL olan dört adet çeki davalıya verdiğini, davalının davacıya iki çek karşılığı mal verebildiğini diğer iki çek için mal veremeyeceğinin anlaşılması üzerine bu çeklerin iadesi için yeni bir sözleşme yapıldığını, ancak bu çeklerin de iade edilmediğini belirterek bu iki çek için davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile çeklerin iadesini istemiştir.
    Davalı ise dava konusu iki adet çekin bedelsiz kaldığını kabul ettiklerini ancak ilk iki çek itibariyle davacıya 3.749,23 TL fazla mal verdiklerini belirterek davayı kabul ettiklerini belirtmiş ayrıca kendilerinin 3.749,23 TL alacağı ile kabul edilen çeklerden biri için alacağın mahsubundan sonra gönderilen 38.164,00 TL’nin toplamı olan 41.912,23 TL’nin karşı taraftan tahsili için karşı dava açmıştır.
    Mahkemece dava konusu iki adet çekin bedelsizliğine karar verilmiş ise de her iki çekin 40.919,00 TL’sinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığına karar vermiş ve her bir çek için geriye kalan 1.000,00 TL’lik kısım yönünden neden kabul kararı vermediği açıklanmamış, ayrıca kabul şekline göre davanın kısmen kabulüne demesi gerekirken dava tamamen kabul edilmiştir. Bu yanlışlık davacı vekilinin dava dilekçesinde dava konusu çek bedellerini 41.919,00 TL yerine 40.919,00 TL gösterilmiş olmasından kaynaklanan bir maddî hata olduğu anlaşılmış ise de dosya içerisindeki çek tahsilât makbuzundan, çek fotokopilerinden ve sözleşmelerden çeklerin her birinin 41.919,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece asıl davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken dava konusu çeklerin 40.919,00 TL’lik kısmından borçlu olmadığı kararı verilmiş, asıl davanın bu yönden bozulması gerekmiştir.
    Karşı davaya gelince, mali müşavir bilirkişi raporunda davalı tarafından davacıya dava konusu olmayan iki çek için verilen ve teslim edilen malların iki çek bedelinden 3.748,23 TL fazla olduğunu saptamış ise de daha sonra davacının aynı miktarda iade faturası keserek bu borcun sona erdiği sonucuna varılmıştır. Ancak bu yanlış olmuştur. Zira karşı-davacının iade faturası kesmesi bu iade faturası karşı tarafça benimsenip kendi ticarî defterine kaydedilmedikçe veya iade faturası içeriği olan malları karşı tarafa fiilen iade ve teslim ettiğini ispatlamadıkça borcu sona erdirmez. Bilirkişi raporu bu yönden eksik olmuştur. Eksik tahkikatla hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
    Davalının asıl davanın konusu olan çeklerden biri için davacıya gönderdiği 38.164,00 TL’nin ise karşı dava ile geri iadesinin kabulü mümkün değildir. Davacı asıl davanın konusu olan çekleri çeki elinde bulunduran üçüncü kişilere ödediğinde menfî tesbit kararına dayanarak istirdat davası açarken kendisine yapılan bu ödemeyi mahsup etmesi gerekir. Etmezse davalının o davada bu ödemesini savunma olarak ileri sürmesi mümkündür. Hal böyle olmasına rağmen davalının karşı davasında bu ödemenin de davacıdan tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış, karşı davanın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 26/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi