14. Hukuk Dairesi 2018/4778 E. , 2019/4338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.09.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.07.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava yola elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacılar ..., ... ve ...; ....Köyü, 382 parsel sayılı tarla nitelikli taşınmazın davacı ..."un mülkiyetinde olduğunu, taşınmazın zilyetliğinin ise babası ... ve annesi ..."a ait olduğunu, 382 parsel sayılı taşınmazın kuzeybatısından .... Köyü yolu geçtiğini, yolun üst kısmı olan kuzeybatısında ise mülkiyeti müteveffa ...."a ait ancak .... zilyetliğinde bulunan 166 parsel sayılı taşınmaz ile mülkiyeti müteveffa ..."a ait ancak oğlu ... zilyetliğinde bulunan 157 parsel sayılı taşınmaz bulunduğunu, ...Köyüne ait köy yolunun 166 ve 157 sayılı parseller ile 382 sayılı parsel arasından geçtiğini, kendilerinin köy yoluna tecavüz etmediklerini, ..."ın tecavüz ettiklerini, davalıların başvurusu üzerine .... Kaymakamlığı"nın 3091 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde soruşturma yaparak köy yolunun ... ve ... tarafından 82 metrekarelik kısmına tecavüzde bulundukları gerekçesiyle men kararı verdiğini; ayrıca, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davalılardan ..."ın köy yoluna vaki tecavüzleri nedeniyle müdahalelerinin men"ine; ... Köyü tüzel kişiliğini temsilen davalı ..."ın haksız ve yersiz şikayet nedeniyle gerçekleşen haksız muarazanın men"ine, ... Kaymakamlığı"nın 24/05/2011 gün ve 2011/8 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı ..."un davasını takip etmediği ve süresinde yenilemediğinden söz edilerek davanın açılmamış sayılmasına; ... Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; eski 166 (yeni 107 ada 47) parsel, 157 (yeni 107 ada 50) parsel sayılı taşınmazların yola elatmalarının önlenmesine karar verilmiştir. Hükmün, davalı Mithat Akay temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2017 tarihli 2016/9639 Esas-2017/1074 Karar sayılı ilamıyla "....Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve alınan raporlar doğrultusunda dava konusu yola 166 (yeni 47 parsel) ve 157 (yeni 50 parsel) parsel maliklerinin tecavüzü olduğu saptanmıştır. Taşınmaza yapılan haksız tecavüzü kişiler gerçekleştirdiklerinden mahkemece taşınmazlara müdahalelerinin önlenmesine karar verilebilir. Taşınmazların müdahalenin önlenmesine şeklinde verilen kararın infazı mümkün değildir. Bu nedenle infaza elverişli hüküm kurulması, yola fiilen elatan veya muaraza çıkaran kişiler hakkında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı ..."un davasını takip etmediği ve süresinde yenilemediği anlaşılmakla iş bu davacının açtığı davanın açılmamış sayılmasına; davacılar ... ve ..."un açtığı davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; Yağcıhüseyin Köyü ve Belpınar Köyü tüzel kişilikleri aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı reddine (Daha önce ... Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığı ile ... Tüzel Kişiliği"nin taraf sıfatından çıkartılmasına); 382 parsel sayılı taşınmaz için açılan davanın davacıların bu parsel yönünden verdikleri feragat beyanları nedeniyle reddine, Kızılcahamam Kaymakamlığının 24/05/2011 tarih ve 2011/08 sayılı kararının kaldırılması talebi yönünden Mahkememizin yetkisi bulunmamakla talebin reddine; eski 166 (yeni 107 ada 47 parsel) sayılı taşınmazda davalılar Ramazan Akbaş mirasçıları ..., ..., ... ve ..."un Belpınar köy yoluna yapmış olduğu müdahalesinin (karara ekli krokide A harfi ile gösterilen toplam 95.04-m2"lik kırmızı renkli kalem ile çizili alan) ve yine eski 157 (yeni 107 ada 50 parsel) sayılı taşınmazda davalılar Mithat Akay mirasçıları ..., ..., ... ve ..."ın Belpınar köy yoluna yapmış olduğu müdahalesinin (karara ekli krokide B harfi ile gösterilen 16,54-m2"lik sarı renkli kalem ile çizili alan ve C harfi ile gösterilen 50.55-m2"lik mavi renkli kalem ile çizili alan olmak üzere toplam 67.09-m2"lik alan) ayrı ayrı menine karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... temyiz etmiştir.
Tefhim edilen kısa kararda dava konusu 166 (yeni 107 ada 47) parsel sayılı taşınmazın köy yoluna yapmış oldukları müdahalenin ayrı ayrı men-i"ne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda, eski 166 (yeni 107 ada 47 parsel) sayılı taşınmazda davalılar Ramazan Akbaş mirasçıları ..., ..., ... ve ..."un Belpınar köy yoluna yapmış olduğu müdahalesinin (karara ekli krokide A harfi ile gösterilen toplam 95.04-m2"lik kırmızı renkli kalem ile çizili alan) ve yine eski 157 (yeni 107 ada 50 parsel) sayılı taşınmazda davalılar Mithat Akay mirasçıları ..., ..., ... ve ..."ın Belpınar köy yoluna yapmış olduğu müdahalesinin (karara ekli krokide B harfi ile gösterilen 16,54-m2"lik sarı renkli kalem ile çizili alan ve C harfi ile gösterilen 50.55-m2"lik mavi renkli kalem ile çizili alan olmak üzere toplam 67.09-m2"lik alan) ayrı ayrı menine karar verilmiştir. Dava konusu eski 157 (yeni 107 ada 50) parsel ile ilgili gerekçeli kararda hüküm kurularak, gerekçeli karar ile tefhim edilen hüküm sonucu arasında çelişki oluşturulmuştur.
6100 sayılı HMK’nun “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
“Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu görülmüştür.
10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmasızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla gerekçeli karar ile tefhim edilen kısa kararın çelişkili olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre; Belpınar Köyünde 22/a maddesi gereğince kadastro yenileme çalışması yapılmış olup dava konusu parsellerden 157 ( yeni 107 ada 50) parsel hakkında kadastro mahkemesinde dava açıldığı dava devam ederken alınan 26.08.2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiği anlaşıldığından yeni tapu kayıtları getirtilerek yeniden yapılacak keşif sonucunda davalıların dava konusu yola müdahalesinin olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 14.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.