3. Hukuk Dairesi 2020/1530 E. , 2020/8018 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali - muarazanın men"i davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı eczacı; sigortalılarının reçetelerini karşılamak üzere 2012 yılında davalı kurum ile sözleşme imzaladığını, davalı kurumun kendisinin de aralarında bulunduğu 21 adet eczanenin 2007/2008 reçeteleri üzerinde yaptığı inceleme neticesinde düzenlenen 20/12/2013 tarih ve ZB-198 sayılı muhakkik raporuna istinaden, 2012 yılı Eczane Protokolünün 5.3.5 maddesi gereğince; hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçete nedeniyle hakkında uyarı cezası ve cezai şart uyguladığını, cezai işleme dayanak 17/08/2007 tarihli ve 12998 numaralı 1 adet reçete nedeniyle yedi yıl gibi bir uzunca bir süre geçtikten sonra 2012 yılı protokol hükümlerine dayanarak cezai şart tesisine ilişkin işlemin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek; 4.526 TL cezai şart ve 905,21 TL reçete bedeli olmak üzere toplam 5.939,71 TL"lik haksız ve hukuka aykırı kesinti işleminin iptali ile davalı kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı; tesis edilen cezai işlemin, mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; cezai işleme dayanak olan reçete sahibi davalı kurum sigortalısı ..."un SSK karnesi ve nüfus cüzdanını başka bir eczane çalışanına vererek ilaçları temin ettiği, ilaç kullanım raporu ve reçetenin şekil olarak tüm unsurları taşıdığı, bu doğrultuda reçete
muhteviyatı ilaçların eczacı tarafından hazırlanarak gelen şahsa teslim edildiği, cezanın şahsiliği ilkesi gereğince davacının cezaya konu olayda kusuru bulunmadığından hakkında cezai işlem tesis edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacıya 2012 yılı eczane protokolünün 5.3.5 maddesi gereğince uygulanan uyarı cezası ve 5.939,07 TL"nin tahsili talebinin yerinde olmadığının tespitine ve cezai işlemin iptaline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; reçete sahibinin davalı kuruma ve mahkemeye çelişkili beyanlarda bulunduğu, mahkemeye verdiği ifadesinde reçeteyi kendisinin imzaladığını beyan ettiği, kurum görevlilerine vermiş olduğu imza örneklerinin dahi farklı karakterlerde bulunduğu, reçeteye dayanak olan sağlık raporlarına dayanarak dava konusu reçete tarihinden önce ve sonra farklı eczanelerden ilaç temin edildiği, işbu raporların sahteliğine dair bir tespit ve iddia bulunmadığı gibi raporun 6 uzman hekimce imzalanmış olması karşısında aksinin ancak bir mahkeme ilamı ile kanıtlanabileceği, reçete sahibinin ilaçlarını yazdırmak ve almak için 3. şahsa sağlık karnesini teslim etmiş olması karşısında artık bu kişinin hasta yakını olarak kabul edilmesi gerektiği, reçete arkasında reçete sahibinin adının yazılı olmasının sonucu değiştirmeyeceği, zira reçete sahibinin ilaçların bu kişi tarafından alındığını kabul ettiği, 2007 tarihli dava konusu reçetedeki ilaçların yaklaşık 7 yıl sonra alınıp alınmadığının, kullanılıp kullanılmadığının, reçete sahibi tarafından tam olarak hatırlanmasının da mümkün olmayacağı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, harçtan muaf olan davalıdan harç tahsili yönünde hüküm tesisi yönünden ise, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi hükmünün davalıdan harç tahsiline ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş; karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava; davalı kurum tarafından davacı eczacı hakkında 2012 yılı Eczane Protokolünün 5.3.5. maddesine istinaden tesis edilen cezai işlemin iptali ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davaya konu cezai işlemin, içlerinde davacının da yer aldığı 21 eczane için davalı kurumca yapılan inceleme sonrasında düzenlenen muhakkik raporuna ve işbu dava açısından, söz konusu inceleme kapsamında cezai işleme konu reçete sahibi davalı kurum sigortalısı ..."un alınan beyanı üzerine tesis edildiği anlaşılmaktadır. Adı geçen sigortalı yargılama sırasında talimatla alınan ifadesinde; "....Komşumuzun oğlu ... ilaç almam konusunda yardımcı oluyordu, benim sağlık karnemi alıp ilaç yazdırıyordu, bazen soğuk algınlığı ya da baş ağrısı ve antibiyotik gibi ilaçlara ihtiyaç duyduğumda... bize yardımcı olup bu ilaçları yazdırıp bize getiriyordu, tansiyon, şeker, kroner hastalığına ilişkin benim raporum yoktur, böyle hastalığım hiç olmadı, bu raporlarda yazan ilaçların hiç birini kullanmadım, söz konusu yazdırılan ilaçlar benim bilgim dışında yazılmıştır, komşumuzun oğlu olduğu için ilaçları alırken reçetede yazılı bulunan ilaçların isimlerini kontrol etmiyorduk, ilaçları almak için reçetenin arkasını imzalıyordum." şeklinde beyanda bulunmuş olup, davalı kurumca yapılan inceleme sırasında verdiği ifadesinin de benzer mahiyette olduğu, dosya eki klasörde yer alan dava konusu reçete suretinin arkasında "... kendisi" kaydı oluşturulup altı imzalanmış ise de, aynı klasörde yer alan adı geçen sigortalıya ait farklı tarihli ve farklı eczanelere ait reçetelerin arkasında da ... adı ve altında imza bulunduğu ancak, tüm reçetelerin arkasındaki ... adı altında yer alan imzaların hepsinin birbirinden farklı ve davalı kurumca yapılan inceleme sırasında adı geçen sigortalının alınan
imza örneklerindeki imzalardan tamamen farklı karakterde oldukları görülmüş, bu husus sigortalı ..."un dava konusu işlemin tesisine dayanak reçetede yer alan ilaçlara yönelik olarak "tansiyon, şeker, kroner hastalığına ilişkin benim raporum yoktur, böyle hastalığım hiç olmadı, bu raporlarda yazan ilaçların hiç birini kullanmadım, söz konusu yazdırılan ilaçlar benim bilgim dışında yazılmıştır" şeklindeki beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu reçete arkasına ilacın teslim edildiği kişi olarak "... kendisi" kaydı düşülmesine rağmen davaya konu cezai işlemin dayanağı olan 17/08/2007 tarihli ve 12998 numaralı 1 adet reçete muhteviyatı ilaçların adı geçen sigortalıya teslim edilmediği, teslim edilen kişinin de kimlik tespiti yapılmadığı halde sigortalının kendisine teslim edilmiş gibi kayıt oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, davacının 2012 protokolü 5.3.5 maddesine aykırı davranışı sabit olduğundan, davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken bölge adliye mahkemesince; yanılgılı değerlendirmeyle davalının diğer istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK"nın 371 inci maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, HMK"nın 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.