14. Hukuk Dairesi 2019/3513 E. , 2020/4520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17/05/2007 gününde verilen dilekçe ile birleştirilen davada 10/11/2009 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/04/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen dava davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı, ... 2. Noterliğinin 17.11.2005 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 103 ada 3, 9, 102 ada 1, 5, 9 ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda dava dışı ...’ın hisselerini satın aldığını, ancak davalı ...’in 26.04.2007 tarihinde satış vaadine konu hisseleri dava dışı ...’dan muvazaalı olarak devraldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ..., iyiniyetli tapu maliki olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "davalının ayni hakkının davacının şahsi hakkından üstün olduğu gerekçesi ile" davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafça temyizi üzerine, Dairemizin 17.03.2009 tarihli bozma ilamı ile "davalının kötü niyetli olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamından sonra birleştirilen davada ise davacı, davanın reddine ilişkin karar sonrası davalı ...’in taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına müteakip dava konusu 103 ada 3, 9 ve 102 ada 1, 5, 9 parsellerdeki hisseleri 11.04.2008 tarihinde muvazaalı olarak dava dışı ..."a sattığını, ...’ın da yine muvazaalı olarak 02.07.2008 tarihinde ..."e satış göstererek devrettiğini ileri sürerek satış vaadi sözleşmesine konu davalı ... adına kayıtlı hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece "davanın kabulü ile davalı ..."e ait 101 ada 1 parseldeki 5580/23040 hissesinden 5040/23040 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, davalı ..."e ait 103 ada 3 ve 9 parseller ve 102 ada 1, 5, 9 parsellerdeki 7470/23040 hissesinden de 5040/23040 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline" karar verilmiştir.
Hükmün, asıl dava davalısı ... vekili ile birleştirilen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 30.09.2014 tarihli ilamı ile "davalı ... vekili Av....’a Dairemizin bozma ilamının tebliğ edilmediği, yargılamanın davalı asil veya vekili yokluğunda yapılıp savunma hakkı kısıtlanarak hüküm tesisinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "davanın kabulü ile davalı ..."e ait 101 ada 1 parseldeki 5580/23040 hissesinden 5040/23040 hissesinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, davalı ..."e ait 103 ada 3 ve 9 parseller ve 102 ada 1, 5, 9 parsellerdeki 7470/23040 hissesinden de 5040/23040 hissesinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline" karar verilmiştir.
Hükmün, birleştirilen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.09.2017 tarih 2016/14036 Esas 2017/6602 Karar sayılı ilamı ile "davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, diğer temyiz itirazları yönünden ise, dava dilekçesinde dava değeri 15.000,00TL gösterilmek suretiyle bu değer üzerinden dava harcı, 10.09.2013 tarihli makbuz ile de 1.530,95TL tamamlama harcı yatırıldığı, dava konusu taşınmazların 5040/23040 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verildiğinden hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu payın değeri üzerinden harcın hesaplanması gerektiği gibi davacı yararına vekalet ücretine hükmedilirken de harcı yatırılan dava değerinin dikkate alınması gerektiği halde taşınmazların tam pay değerinin toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği’’ gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "davanın kabulü ile davalı ..."e ait 101 ada 1 parseldeki 5580/23040 hissesinden 5040/23040 hissesinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, davalı ..."e ait 103 ada 3 ve 9 parseller ve 102 ada 1, 5, 9 parsellerdeki 7470/23040 hissesinden de 5040/23040 hissesinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, birleştirilen dava yönünden harçlar kanunu uyarınca dava tarihi itibari ile tespit edilen taşınmaz değerleri (114.469,70TL) üzerinden alınması gerekli 7819,43TL harçtan peşin alınan 202,50 TL ile 1530,95TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1733.45TL"nin mahsubu ile bakiye 6085,98TL"nin davalı ..."den tahsili ile hazineye irat kaydına, birleştirilen dava yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan AAÜT"ye göre belirlenen 11.908.00TL vekalet ücretinin davalı ..."den tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Hükmü, birleştirilen dava davalısı ... vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre birleştirilen dosya davalısı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi gereğince “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men"i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.” (1) Sayılı Tarifede “Yargı Harçları” başlığı altındaki “III-Karar ve İlam Harcı” alt başlığında ise nispi harcın, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden belirleneceği belirtilmektedir. Yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi hükmü uyarınca konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti nispi tarifeye göre belirlenir.
Somut olaya gelince, bilirkişi raporlarına göre birleştirilen davaya konu taşınmazların satış vaadine konu hisselerinin değeri 104.666.40TL olarak belirlenmiş, bu bedel üzerinden dava ıslah edilerek 10.09.2013 tarihinde 1.530.95TL ıslah harcı yatırılmıştır. Islah dilekçesi 104.659.40TL üzerinden verilerek bu bedel üzerinden tamamlama harcı yatırıldığından, harcı yatırılan dava değeri üzerinden alınması gereken toplam harç miktarının 7.149.28TL olması gerekirken mahkemece, 7819,43TL harcın davalıdan alınmasına, harcı yatırılan dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunana AAÜT’ye göre vekalet ücretinin 11.123.97TL olması gerekirken, mahkemece 11.908.00TL vekalet ücretinin davalı ..."den tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleştirilen dosya davalısı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleştirilen dosya davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm sonucunun; 3. maddesinin tamamen hüküm sonucundan çıkartılarak yerine" 3-Birleştirilen dava yönünden harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 7.149.28TL harçtan peşin alınan 202,50TL ile 1530,95TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1733.45TL"nin mahsubu ile bakiye 5.415,83TL"nin davalı ..."den tahsili ile hazineye irat kaydına" ibarelerinin eklenmesine, 6. maddesindeki "11.908.00TL" ibaresinin hüküm sonucundan çıkartılarak yerine "11.123.97TL" ibaresinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.07.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.