
Esas No: 2019/7968
Karar No: 2020/3211
Karar Tarihi: 23.06.2020
Silahlı terör örgütüne üye olma - Kamu malına zarar verme - Tehlikeli maddeleri bulundurma ve nakletme - Terör örgütü propagandası yapma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/7968 Esas 2020/3211 Karar Sayılı İlamı
16. Ceza Dairesi 2019/7968 E. , 2020/3211 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu malına zarar verme, Tehlikeli maddeleri bulundurma ve nakletme, Terör örgütü
propagandası yapma
Hüküm : Sanık ... hakkında:
08.06.2010 tarihli, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK’nın 314/2,
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Duruşma istemi içermeyen temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, mahkemenin gerekçeli karar başlığında silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden suç tarihinin, sanık ... yönünden "08.06.2010", üzerine atılı diğer suçlar bakımından 11.07.2009 – 30.11.2009 tarihleri arası olarak; sanık ... yönünden “05.06.2014”, üzerine atılı diğer suçlar bakımından 18.05.2009 – 30.10.2009 tarihleri arası olarak ve sanık ... yönünden “09.07.2010”, üzerine atılı diğer suçlar bakımından: 16.03.2009 – 10.10.2009 tarihleri arası olarak gösterilmemesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
I-) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümleri yönünden;
1-Terör örgütüne üye olma suçu ile 11.07.2009 tarihinde müştekiler ..."nin, ..."in ve ..."ın araçlarına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
a-)Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi,
b-) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
c-) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile TCK"nın 53/1. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK"un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçundan kurulan B sıralı hükmün 1. fıkrasının b bendindeki "5. maddesi” ibaresinin çıkarılması ve yerine "5/1. maddesi" ibaresi eklenmesi; sanık hakkındaki mahkumiyete yönelik hükümlerin, tekerrüre ilişkin bentlerindeki "göndermesi gereği TCK nun 58/6 maddesi” ibarelerinin çıkarılması ve TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların bütünüyle çıkarılarak yerlerine, "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK"nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" cümleleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-09.11.2009 tarihinde ekip otosuna molotof ve taş atarak kamu malına zarar vermek suçundan, 30.11.2009 tarihinde BİM markete zarar vermek suçundan ve 30.10.2009 tarihinde tehlikeli maddeleri bulundurma ve nakletme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
a-) Gerek dosyada mevcut bulunan 09.11.2009 tarihli olay tutanağında ekip otosuna molotof ve taş atıldığına ilişkin bir tespitin bulunmaması, buna karşılık 30.11.2009 tarihli olay tutanağında, belirtilen eylemin gerçekleştiğinin anlaşılması, gerekse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2010 tarihli iddianamesinde sanığa atfedilen 09.11.2009 tarihli eylemin yer almaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığa iddianamede atfedilen 30.11.2009 tarihli eylemin tarihinin gerekçeli kararda hatalı olarak gösterilmesi,
b-) Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına hangi suçları işlediği ve örgüt adına suç işleme suçunun delillerinin nelerden ibaret olduğu belirtilmeden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasasının 141/2, CMK"nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurulması,
3-30.10.2009 tarihinde İETT otobüsünü yakarak zarar vermek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Olay tutanağı, ekspertiz raporu, şikayetçi beyanı, ...’ın Cumhuriyet savcılığında müdafii huzurunda verdiği olaya uygun, tutarlı ve istikrarlı anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın da içinde bulunduğu grubun İstanbul ili Ataşehir ilçesi ... mahallesi 3001 cadde üzerinde seyir halinde bulunan İETT otobüsünün önüne geçerek durdurdukları ve şoför ile yolcuları indirdikten sonra otobüsün camlarını mermer parçaları ile kırdıktan sonra içerisine molotof kokteylleri atmak suretiyle yaktıkları anlaşılmakla, sanığın meydana gelen olayın gerçekleşmesindeki katkısı gözetilerek sübuta eren atılı suçtan mahkumiyeti yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,
II-) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet ve erteleme hükümleri yönünden;
1-Terör örgütüne üye olma suçundan, 30.10.2009 tarihinde tehlikeli madde bulundurma ve nakletme suçundan ve 18.05.2009 ile 11.08.2009 tarihlerinde BİM markete zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
a-)Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi,
b-) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
c-) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile TCK"nın 53/1. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
d-) Sanık hakkında mahkumiyet verilen tehlikeli madde bulundurma ve nakletme eyleminin, gerek dosyada mevcut bulunan 14.12.2009 tarihli olay tutanağına, gerekse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2011 tarihli iddianame kapsamına göre 14.12.2009 tarihinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, belirtilen eylemin tarihinin gerekçeli kararda hatalı olarak 30.10.2009 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK"un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçundan kurulan D sıralı hükmün 1. fıkrasının b bendindeki "5. maddesi” ibaresinin çıkarılması ve yerine "5/1. maddesi" ibaresi eklenmesi; sanık hakkındaki mahkumiyete yönelik hükümlerin, tekerrüre ilişkin bentlerindeki "göndermesi gereği TCK nun 58/6 maddesi” ibarelerinin çıkarılması ve TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların bütünüyle çıkarılarak yerlerine, "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK"nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" cümleleri eklenmesi, tehlikeli madde bulundurma ve nakletme suçundan kurulan D sıralı hükmün 2. fıkrasının başlığındaki "30.10.2009” ibaresinin çıkarılması ve yerine "14.12.2009" ibaresi eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... müdafiinin temyizinin kapsamına göre kovuşturmanın ertelenmesi kararına yönelik olarak yapılan incelemede;
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararlar anılan maddenin 4. fıkrası hükmü karşısında durma kararı niteliğinde olup CMK"nın 223. maddesinde sayılan hüküm niteliğinde kararlardan olmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, CMK"nın 223/8. maddesi uyarınca gereğinin itiraz merciince yerine getirilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
III-) Sanık ... hakkında kurulan beraat ve erteleme hükümleri yönünden, katılan İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz talebinin incelemesinde;
1-Terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmü ile 01.09.2009 ve 10.10.2009 tarihlerinde terör örgütü propagandasını yapma suçlarından verilen kamu davasının ertelenmesi hükümlerine yönelik katılan İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün hükmü temyiz etmekte hak ve yetkisinin bulunmadığı,
2-Sanık hakkında İETT otobüsüne zarar verme suçundan açılmış bir dava ve verilmiş hüküm bulunmadığı anlaşılmakla CMUK"nun 317. maddesi uyarınca katılan İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz talebinin reddine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.