14. Hukuk Dairesi 2016/14653 E. , 2020/4544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19/12/2013 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/04/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirket adına kayıtlı 1 ada 24 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki bloktan oluşan ... Plaza isimli binaya komşu olan davalılara ait 136 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2011 yılında inşaata başlandığını, yapı ruhsatının ... Büyükşehir Belediyesi tarafından iptal edilmesi üzerine inşaatın durdurulduğunu, davalılar tarafından inşaat nedeniyle kazılan yaklaşık 160.000,000 m3"lük çukurun ise boş kaldığını, müvekkilince ... Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden alınan 08.10.2013 tarihli raporda, davalılara ait 136 No"lu parselde açılmış olan derin çukurun büyük bir hızla kapatılmasının, bunun için çukura yaklaşık 160.000,000 m3"lük dolgu yapılmasının gerektiğinin bildirildiğini, ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/121 D.İş sayılı dosyasında alınan inşaat bilirkişisi raporunda da aynı yönde görüş bildirildiğini ileri sürerek öncelikle ihtiyati tedbir kararı ile söz konusu dolgu işleminin yapılması için müvekkiline yetki verilmesini, neticeten kazı alanının davalılar tarafından doldurularak komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Konut Yapı Kooperatifi vekili, müvekkili ile diğer davalı yüklenici şirket arasında dava konusu 136 No"lu parsel üzerinde bina yapımı için kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca taşınmazın davalı yüklenici şirkete teslim edilmiş olup inşaata başlandığını, hatta davalı şirkete pay devri yapılarak taşınmazda hak sahibi kılındığını, bu nedenle sorumluluğun yüklenici şirkete ait olduğunu belirterek davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan ve esastan reddini savunmuştur.
Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili, müvekkili şirket tarafından inşaata ait derin kazının tahkimatı için hazırlanan "derin kazı iksa projesinin" ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesine sunularak bölüm başkanı tarafından imzalanmış resmi onaylı bir proje hazırlandığını, projenin 09.07.2011 tarihinde uygulanmaya başlandığını, müvekkili şirketin inşa edilecek yapı için tüm fiziki ve hukuki gereklilikleri yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılara ait 136 No"lu parselde yapılan kazının davacıya ait binaya zarar verdiği, davalı tarafından yapılan iksa duvarının ise iki yılı aşkın süredir açıkta olduğu ve halen açıkta bulunan 14 mt. derinliğindeki iksa sisteminin deprem bölgesi olan ..."da ciddi risk yarattığı gerekçesiyle 07.08.2015 tarihli heyet bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile geçmişte yapılan geri dolgu seviyesinin iksa sistemi üst kotu olan 102,30 mt. kotuna (iksa sistemi 1. kademe başlık seviyesine) kadar yükseltilmek suretiyle kazı alanının, davalılar tarafından 30 günde nakliyesi tamamlanarak sıkıştırma için günlük 6 saatlik bir çalışma yapılmak suretiyle 30 günde bitirilecek şekilde doldurulmasına; bu süre zarfında davalılar tarafından iş bitirilmediği taktirde işin davacı tarafından yapılmasına ve işin tamamlanması için yapılacak 1.296,080TL"nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince, bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu, emir gereğini yerine getirmezse, lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir. Bu nedenle yıkım masraflarının hesaplanarak davalı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Bu husus hükmün infazı aşamasında halolunacak bir husustur.
Somut olaya gelince; dava konusu 136 No"lu parsel üzerinde inşaat yapımı nedeniyle açılan kazı alanının davalılar tarafından iksa duvarının üst kotuna kadar yükseltilmek suretiyle doldurulmasına karar verilmesi yerinde ise de yukarıda açıklanan yasa hükmüne aykırı şekilde işin davalı tarafça 30 günlük süre içerisinde bitirilmemesi halinde davacı tarafından yapılmasına ve infaz aşamasında dikkate alınması gereken masrafların da davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş; ancak bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK"nun 438/7 maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 2. bendinin tümüyle hükümden çıkarılarak hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.07.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.