16. Hukuk Dairesi 2016/16919 E. , 2020/4017 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda,... Köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 66; 131 ada 4; 133 ada 5; 158 ada 14; 159 ada 45; 160 ada 21 ve 86; 163 ada 18; 207 ada 47; 214 ada 19, 20 ve 39; 241 ada 27; 243 ada 19 ve 29; 244 ada 62 ve 111; 260 ada 84; 268 ada 9 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlardan, 158 ada 14, 214 ada 39, 260 ada 84 ve 268 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 112 ada 66, 131 ada 4, 133 ada 5, 160 ada 21 ve 86, 163 ada 18, 207 ada 47, 214 ada 19 ve 20, 241 ada 27, 243 ada 19 ve 29, 244 ada 62 ve 111 parsel sayılı taşınmazlar, aynı nedenlerle ... adına ve 159 ada 45 parsel sayılı taşınmaz, yine aynı nedenlerle ...adına tespit edilmiştir. Davacı ... ...., çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmış; davacı ... Okuducu ve arkadaşları tarafından, aynı nedene dayanılarak açılan dava, eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 112 ada 66, 131 ada 4, 133 ada 5, 160 ada 21 ve 86, 163 ada 18, 207 ada 47, 214 ada 19 ve 20, 243 ada 19 ve 29, 244 ada 62 ve 111, 260 ada 84 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapularının ... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2014/113 Esas, 2014/109 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseler oranında iptali ile ilgili veraset ilamındaki hisseleri oranın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, 159 ada 45 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 158 ada 14, 214 ada 39, 241 ada 27 ve 268 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ile birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’dan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek, payları oranında taşınmazların adlarına tescilini talep etmişlerdir. Davalı taraf ise, dava konusu taşınmazların tamamının kök muristen intikal etmediğini, bir kısmının üçüncü kişilerden satın alındığını, bir kısmının murisleri ..."e babasından intikal ettiğini, bir kısmının ise davalı ..."ya kendi ceddinden intikalen geldiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu 131 ada 4, 133 ada 5, 260 ada 84, 112 ada 66, 160 ada 86, 163 ada 18, 207 ada 47, 214 ada 20, 243 ada 19, 244 ada 62, 244 ada 111, 214 ada 19, 160 ada 21 ve 243 ada 29 parsel sayılı taşınmazların öncesinin müşterek muris Mustafa"ya ait olduğu kabul edilmek suretiyle bu parseller yönünden davanın kabulüne, 158 ada 14, 214 ada 39, 241 ada 27 ve 268 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların hangilerinin müşterek muris Mustafa’dan geldiği, hangilerinin satın alma yoluyla edinildiği ve hangilerinin davalı ..."nun ceddinden intikal eden taşınmazlar olduğu noktasında toplanmaktadır. Ne var ki Mahkemece, bu hususlar yeterince açıklığa kavuşturulmamış, mahallinde yapılan keşifte çekişme konusu taşınmazların ada ve parsel sayıları yazılmak suretiyle yerel bilirkişilerden beyan alınmış, alınan beyanlar ile taşınmazların edinme sebebi sütununda belirtilen açıklamalar çelişmesine rağmen bu çelişki üzerinde durulmamış ve beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut nitelikteki anlatımları ile yetinilerek hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla, çekişmeli taşınmazlar tek tek gezilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların kök muris Mustafa"dan kalan yerler mi, 3. kişilerden satın alınan yerler mi yoksa davalı ..."nın ceddinden intikalen kalan yerlerden mi olduğu sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmak suretiyle tereddütsüz belirlenmeli, ayrıca çekişmeli taşınmazlarda davacıların payının bulunup bulunmadığı, taşınmazların kim tarafından, ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldıkları hususunda mahalli bilirkişi ve tanıkların bilgisine başvurulmalı; davalılar taşınmazların bir kısmının muris babaları ... tarafından satın alındığını beyan ettiklerinden, bu taşınmazlara ilişkin satış senetleri taşınmazlara tek tek uygulanmalı; tanık beyanları ile yerel bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı ve sonrasında toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.