Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3293
Karar No: 2021/4013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2020/3293 Esas 2021/4013 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2020/3293 E.  ,  2021/4013 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

    DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinafı üzerine, ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; mirasbırakanın daha az bir devir ya da taşınmazların geliri ile kendisine baktırabilecek iken davaya konu taşınmaz ile birlikte oldukça değerli üç parça taşınmazını davalı ve onunla hareket eden diğer çocuklarına devir ettiği, devredilen taşınmazların intikal eden taşınmazlara göre daha büyük olduğu, mirasbırakanın bakım karşılığı değil mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakan babaları ...’in maliki olduğu 103 ada 46 parsel sayılı taşınmazının tamamını 20.12.2004 tarihinde davalı oğlu ...’e ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, yapılan devrin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, eşinin ölümü üzerine mirasbırakanın erkek çocuklarının baskısı ve himayesi altına girdiğini, bu süreçte dava dışı 156 ada 2 sayılı parseli oğlu Fehmi’ye ve 103 ada 47 sayılı parseli diğer oğlu...’e ölünceye kadar bakma akdiyle, 88 ada 59 sayılı parseli de gelin...ye’ye satış yoluyla devrettiğini, terekenin tamamına yakınının devre konu edildiğini ileri sürerek, dava konusu 103 ada 46 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir.


    Davalı, mirasbırakana ölünceye kadar kardeşler... ve... ile yengesi...ye tarafından baktıklarını, her türlü ihtiyacı ile ilgilendiklerini, bakım borcunun yerine getirildiğini, ayrıca mirasbırakanın geriye taşınmazlar da bıraktığını, mal kaçırma amacı bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, mirasbırakanın geriye taşınmazlar bıraktığı, makul oran içerisinde devir yaptığı, bakım borcunun da yerine getirildiği, mal kaçırma iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinafı üzerine, ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; mirasbırakanın daha az bir devir ya da taşınmazların geliri ile kendisine baktırabilecek iken davaya konu taşınmaz ile birlikte oldukça değerli üç parça taşınmazını davalı ve onunla hareket eden diğer çocuklarına devir ettiği, devredilen taşınmazların intikal eden taşınmazlara göre daha büyük olduğu, mirasbırakanın bakım karşılığı değil mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Öncelikle dosyaya ibraz edilen veraset ilamı incelendiğinde; 1925 doğumlu mirasbırakan ...’in 28/02/2016 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı çocukları ...,...ve ...’i, davalı oğlu ...’ü, dava dışı çocukları ......, ..., ...ve...’yi bıraktığı anlaşılmıştır.
    Getirtilen tapu kayıtları incelendiğinde ise; mirasbırakanın maliki olduğu dava konusu 47.664 m2’lik tarla niteliğindeki 103 ada 46 parsel sayılı taşınmazını 20/12/2004 tarih ve 1848 yevmiye no’lu ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu ...’e devrettiği, aynı akitle de dava dışı 103 ada 47 ( 20.728 m2’lik tarla ) parsel sayılı taşınmazını oğlu...’e, 156 ada 2 ( 2.801 m2’lik avlulu kerpiç ev ve samanlık ) parsel sayılı taşınmazını diğer oğlu...’ye devrettiği, öte yandan, mirasbırakanın maliki olduğu dava dışı 88 ada 59 parsel sayılı taşınmazının tamamını 20/12/2004 tarihinde gelini olan ...’ye satış yoluyla temlik ettiği kayden saptanmıştır.
    Davacı tarafından delil olarak dayanılan dava dosyaları incelendiğinde;
    1-...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/85 esas sayılı davasında: mirasçılar...ve ... tarafından kardeşler...’ye karşı dava konusu 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ölünceye kadar bakma akdi ile devri nedeniyle muris muvazaasına dayalı dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, istinaf isteminin ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından kesin olarak reddedilmesi üzerine de kararın 09/06/2020 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
    2-...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/28 esas sayılı davasında: mirasçılar ...,...ve ... tarafından kardeşler...’nin eş...ye’ye karşı dava konusu 88 ada 59 parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle temliki nedeniyle muris muvazaasına dayalı dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacılar vekilinin istinafı üzerine, ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; resmi akitte gösterilen değer ile temlik tarihindeki rayiç değer arasında açık nispetsizlik bulunduğu, satış bedelinin ödendiğinin kanıtlanamadığı, mirasbırakanın mal satmayı gerektirecek ihtiyacının olmadığı, temlikin mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.2 maddesi gereğince başvurunun kabulüne, hükmün ortadan kaldırılmasına ve davacıların miras payı oranında davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin temyizi üzerine eldeki dava ile aynı gün temyiz incelemesinin yapıldığı anlaşılmıştır.
    3-...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/29 esas sayılı davasında: mirasçılar ...,...ve ... tarafından kardeşleri...’e karşı dava konusu 103 ada 47 parsel sayılı taşınmazın ölünceye kadar bakma akdi ile devri nedeniyle muris muvazaasına dayalı dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
    Hemen belirtilmelidir ki, mirasbırakanın ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için, sözleşme tarihinde mirasbırakanın yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.
    Somut olayda, bölge adliye mahkemesi kabul gerekçesini, diğer deliller ile birlikte özellikle temlik edilen malın, tüm mamelekine oranının makul sınırı aştığına dayandırmış ise de; ilk derece mahkemesinin gerekçesinde geçen ve mirasbırakana ait olduğu belirtilen 8 parça taşınmazın tapu kayıtlarının dosya arasına alınmadığı, keşfen değerlerinin belirlenmediği, ne var ki mirasbırakanın terekesinde kalan taşınmazların daha değersiz olduğu şeklindeki soyut değerlendirme ile sonuca gidildiği, bir başka ifade ile; bölge adliye mahkemesince izlenen yol ve yöntem yukarıda açıklanan ilkeye uygun ise de, mirasbırakanın tüm mamelekinin tespiti sırasında taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun bir bilirkişi raporu alınmadan makul sınırın aşıldığından bahsedilmesinin isabetli olmadığı tespit edilmiştir.
    Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer verdiği taşınmazların tapu kayıtlarının ilgili tapu müdürlüğünden celp edilmesi, kayıtları getirtilen ve mirasbırakandan kaldığı anlaşılan taşınmazlar başında keşif icra edilerek temlik tarihindeki değerlerinin saptanması, bu saptama ile diğer deliller ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen davalar birlikte değerlendirilerek çekişmeli devrin mal kaçırma amacıyla yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Kabule göre de, tapu sicilinin tutulmasında "doğru sicil oluşturma" ilkesine aykırı biçimde ifraz işlemiyle kaydı kapanan 103 ada 46 parsel sayılı taşınmaz üzerinden hüküm kurulmuş olması da hatalıdır.
    Davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-ç maddesi uyarınca ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK’nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15/09/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi