Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/10181
Karar No: 2018/1030

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/10181 Esas 2018/1030 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2017/10181 E.  ,  2018/1030 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 30/01/2018 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ve duruşma talebinde bulunan davalı Hazine vekili Av. ... ile davacılar ... ve arkadaşları vekili Av. ... ve davalı ... Yönetimi vekili Av. ...geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Davacılar vekili 27.04.2010 tarihli dava dilekçesiyle, davacıların pay sahibi olduğu... mahallesi 917 ada 3, 969 ada 1 ve 971 ada 1 parsel sayılı taşınmazların sırasıyla 37.632 m2, 14.336 m2 ve 5.376 m² bölümlerinin Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/12/1979 gün ve 1972/1000-1979/856 sayılı kararıyla tapusunun iptal edilip orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiğini belirtilerek, tapusu iptal edilen bölümlerin dava tarihi itibariyle değeri hesaplanarak, yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, harca esas olmak üzere 8000.-TL değer göstermiş, 03/04/2013 havale tarihli dilekçe ile tazminat miktarını 12.792.916,50.-TL olarak bildirmiştir.
    Davalı Hazine, aleyhlerine açılan davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne, 8.706.421,50.-TL Salim Kaptan mirasçılarına, 4.086.495,00.-TL ...’a ait olmak üzere 12.792.916,50.-TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hükmün, davalı idareler vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28/04/2014 gün ve 2013/17246-11533 sayılı kararıyla bozulmuştur.
    Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında “1) 4721 sayılı TMK"nın "sorumluluk" kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan tüm zararlardan Devlet sorumludur." Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder" hükmü yer almakta olup, anılan yasal düzenleme nedeniyle Hazine hakkında açılan davanın kabulüne, Orman Yönetimi hakkında açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
    2) Dosyada mevcut Kanlıca Orman İşletme Şefliğinin 09.05.2011 tarihli yazısında, tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen 917 ada 3, 971 ada 1 ve 969 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 1940 yılında yapılan çalışmalarda orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, bu parseller üzerinde 6831 sayılı Kanunun 2 ve 2/B maddesi uyarınca uygulama yapılmadığı belirtilmiş ise de 59 nolu Orman Kadastro Komisyonunun yaptığı ve 10.02.1988 tarihinde askı ilânına çıkan tahdit çalışmalarında, söz konusu bölgede 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca aplikasyon yapıldığı anlaşılmıştır.
    Bu durumda, tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığı araştırılıp, söz konusu taşınmazların 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunun tespit edilmesi halinde 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
    Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davalı ... Yönetimine yönelik davanın husumetten reddine, Hazineye yönelik davanın kabulüne, 8.706.421,50.-TL Salim Kaptan mirasçılarına, 4.086.495,00.-TL ...’a ait olmak üzere 12.792.916,50.-TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/11/2015 gün ve 2015/10908-10316 sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece; davalının harçtan muaf olması sebebiyle ıslah talebinin harçsız olarak yapılabileceği kabul edilerek, taşınmazların dava tarihindeki değerleri dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
    Davalı Hazine tarafından yargılama sırasında süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulmamış olması nedeniyle, temyiz dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
    Somut olayda, Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 31/12/1979 gün ve 1972/1000-1979/856 sayılı kararı ile davacılar adına tapuda kayıtlı taşınmazların orman vasfında olduğu gerekçesiyle tapu kayıtlarının kısmen iptal edildiği, her ne kadar Devlet Ormanlarının özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek tapu kütüğünün gerçek kişiler adına oluşturulduğu, daha sonra satış ve intikaller ile davacıların pay sahibi olduğu, bu şekilde tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan, TMK"nın 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının gerçek zararının tazmininin gerektiği, zararın tapunun iptaline ilişkin kararın kesinleştiği tarihte oluştuğu anlaşılmaktadır. Tapusu iptal edilen taşınmazların niteliği, arsa ya da arazi olup olmadığı 17.04.1998 gün 1996/3-1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı ve Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 gün 1983/6122 sayılı kararı gözetilmek suretiyle belirlenmelidir.
    Bundan ayrı, nispi karar ve ilâm harcına tabi davalarda davalı taraf harçtan muaf olsa dahi ıslah ile dava değerinin artırılması halinde artan dava değeri üzerinden karar ve ilâm harcının tamamlanması (ıslah harcı) gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2013 gün ve 2013/21-445 E. 2013/1625 K. sayılı kararında da bu görüş benimsenmiştir.
    Davacı vekilinin, dava dilekçesinde 8000.-TL olarak açıkladığı tazminat talebini, 02/04/2013 tarihli dilekçe ile 12.792.916,50.-TL’sine arttırdığı ancak, ıslah harcını yatırmadığından, mahkemece harcı yatırılmayan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır." şeklindedir.
    Mahkemece, bozma kararına uyulduktan ve davacılar tarafından ıslah harcı tamamlandıktan sonra, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, Hazineye karşı açılan davanın kabulüne toplam 12.792.916,50 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara vekilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle tekrar bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/03/2017 gün ve 2017/258 - 2017/2511 sayılı bozma kararı özetle; "Yerel mahkemece yargılamanın sonuçlandırıldığı 17/11/2016 günlü son oturumda kararın “Davanın kabulüne, 8.706.421,50.-TL Salim Kaptan mirasçılarına, 4.086.495.-TL ..."a ait olmak üzere toplam 12.792.916,50.-TL"nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” biçiminde tefhim olunduğu; gerekçeli kararda ise, ”Davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davalı Hazineye karşı açılan davanın kabulüne, 8.706.421,50.-TL Salim Kaptan miraçılarına, 4.086,495.-TL ..."a ait olmak üzere toplam 12.792.916,50.-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
    Kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olması, 10.04.1992 tarih 91/7-92/4 sayılı İBBGK kararına göre mutlak bozma nedeni olduğundan; yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." şeklindedir.
    Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davalı ... Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet yönünden reddine, Hazineye karşı açılan davanın kabulüne, 8.706.421,50.-TL Salim Kaptan miraçılarına, 4.086,495 TL ..."a ait olmak üzere toplam 12.792.916,50.-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
    Mahkemece bozma kararlarına uyulmakla birlikte bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal satış yöntemine göre ve dava tarihi itibarıyla değer tespit eden, bozma kararından önceki bilirkişi raporlarına göre tazminata hükmedilmiş, başkaca araştırma yapılmamıştır.
    Dairenin 2015/10908 E. - 10316 K. sayılı bozma kararında, davacıların taşınmaz mülkiyetini yitirdiği (tapu iptal ve tescil davasında verilen kararın kesinleştiği) tarih itibariyle taşınmaz değerinin saptanması gereğine değinilmiştir.
    Ayrıca, çekişmeli taşınmazlar tapu kaydında tarla niteliği ile kayıtlı olup, dosyada bulunan Üsküdar Belediye Başkanlığının 2012/4935 sayılı yazısında çekişmeli taşınmazların 2009 tasdikli 1/5000 ölçekli Üsküdar Boğaziçi Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Revizyon Nazım İmar Planına göre orman alanında kaldığı belirtildiği halde, taşınmazın arsa mı arazi mi olduğu konusunda mahkemece araştırma inceleme yapılmaksızın, uzman bilirkişilerin taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu kabul ederek değerlendirme yaptıkları bozma kararı öncesi hazırlanan raporlara göre hüküm kurulmuştur.
    Tazminat miktarı belirlenirken öncelikli konu, tapusu iptal edilen taşınmazın niteliğinin tespiti olup, arazi niteliğindeki taşınmaz; başka deyişle tarım alanlarında net gelir metodu hesabı; arsa niteliğindeki taşınmazlarda ise emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmelidir.
    Bakanlar Kurulunun Yargıtayca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde, belediye hizmetlerinden (Belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan meskun yerler içinde yer alması gerekir.
    Taşınmaz belediye nazım imar planı içinde ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da araştırılmalı, bu hususlar belediye başkanlığından, su ve elektrik idarelerinden ve diğer ilgili merciilerden sorulup alınacak cevaplara göre taşınmazın arsa veya arazi niteliği saptanmalıdır.
    Yapılan araştırma sonunda tapusu iptal edilen taşınmazın arazi olduğu saptanacak olursa değerinin; taşınmazın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde, ekilecek ürünler ve bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar gözönünde tutularak, net gelir yöntemine göre hesaplanması ve bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlar dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip dayanakları gösterilmek suretiyle, ilçe tarım müdürlüğü verilerinden de yararlanılarak saptanması; tapusu iptal edilen taşınmazın arsa niteliğinde olduğu belirlendiği taktirde ise değerinin, tapu iptal kararının kesinleştiği günden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gereklidir.
    Bundan ayrı, davacıların tapu kayıtlarında her bir taşınmaz ile ilgili sahip oldukları hisse oranlarıyla, bilirkişi raporlarında yazılı hisse oranları birbirini tutmamaktadır. Tapu kayıtları iptal edilmeden önce, 917 ada 3 parselde davacı ... hissesi 74388/946200, Salim Kaptan Hissesi 148776/946200, 971 ada 1 parselde ... hissesi 182/10186, Salim Kaptan hissesi 1327/10186, 969 ada 1 parselde ... hissesi 15068/193492, Salim Kaptan hissesi 30132/193432 olduğu halde, 12.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken bu hisse miktarları esas alınmamış ve neye göre hesap yapıldığı anlaşılamamıştır.
    Bu nedenle mahkemece öncelikle taşınmazların iptal edilen ve davacıların hisselerine düşen miktarın tam olarak belirlenip açığa kavuşturulması, taşınmazların arsa mı arazi mi olduğu tespit edilerek arsa ise taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması, gerekli görülürse re"sen emsal belirleme yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre; arazi ise net gelir yöntemine göre ve her halükarda tapu iptal kararının kesinleştiği gün itibarıyla ve iptal tarihindeki davacıların tapudaki hisseleri ile bağlı kalınarak, Kamulaştırma Kanununun 15. maddesinde açıklanan usulle oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılarak değer tespit ettirilmesi gerekirken, bozma öncesinde hazırlanan ve hüküm kurmaya yeterli olmayan, dava tarihindeki duruma göre değeri belirleyen yetersiz bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması isabetsizdir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1630,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine 15/02/2018 günü oybirliği ile karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi