16. Hukuk Dairesi 2017/1379 E. , 2020/4059 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ... ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın harita mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 12.05.2014 tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen 2.752,25 metrekare yüzölçümündeki bölümün tarla vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. ve 17. maddelerine dayalı kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla zilyedi yararına tapuya tescil edilebilmesi için, taşınmazın imar-ihyasının tamamlanmasından sonra, taşınmaz üzerinde 20 yıl aralıksız, çekişmesiz ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin sürdürülmesi gerekir. Bu nedenle, tescil davalarında, tescili istenen taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin ve bu tarihten itibaren taşınmazın ekonomik amacına uygun 20 yıllık zilyetlik süresinin belirlenmesi önem arzetmektedir. Bir arazinin niteliğini, kullanım şeklini, süresini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, mahkemece hükme esas alınan, hava fotoğrafı incelemesi sonucu sunulan rapor ile ziraat, orman ve harita mühendisi bilirkişileri tarafından hazırlanan ortak raporun, temyize konu taşınmaz bölümünün imar-ihyasına ne zaman başlandığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarına açıklık getirmediği ve bu haliyle hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadıkları anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında olup olmadığı, imar planı kapsamında ise imar planının onay ve kesinleşme tarihleri ilgili mercilerden sorularak saptanmalı ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu alana ilişkin imar planının bir örneği dosya arasına konulmalı, imar planının dava tarihinden önce kesinleşmiş olması durumunda bu tarihten, aksi halde dava tarihinden (2013) 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç adedi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü"nden getirtilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve 3 kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmaz bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, evveliyatı itibarıyla niteliğinin ne olduğu, imar ve ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasındaki çelişkiler geretiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve maddi verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman mühendisi bilirkişi kurulundan, hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve ormandan açılıp açılmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemeleri istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazın sınırını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmazın komşularıyla birlikte gösterir şekilde krokili rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında olduğunun anlaşılması ve imar planının dava tarihinden önce kesinleşmiş olması durumunda bu tarihten, aksi halde dava tarihinden önce, 3402 sayılı Yasa"nın 14. ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.