20. Hukuk Dairesi 2017/7369 E. , 2018/1036 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 30/01/2018 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ve duruşma talebinde bulunan davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Av. ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 24/06/2009 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ..., Cilt 178, Sayfa 17, Sıra 22 numaralı 21/03/1974 tarih 1687 yevmiye numaralı tapu kaydı ile geldisi cilt 175, Sayfa 97, Sıra 11 de kayıtlı 01/04/1971 tarihli tapu kaydındaki 3000 m2 taşınmaz hissesini satın aldığını, ancak; 1980 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın makilik niteliği ile Hazine adına tespit gördüğünü, bunun üzerine Antalya Kadastro Mahkemesinin 1982/50 sayılı dosyası ile Hazine aleyhine tespite itiraz davası açıldığını, yapılan yargılama ve bozma kararları sonucunda 2004/1 - 2005/5 sayılı davanın reddi yolunda verilen kararın Yargıtayca onanarak 01/07/2008 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin hak sahibi üçüncü şahıs konumunda olup, tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını, aradan 30 yıl geçtikten sonra taşınmazın Hazine adına kayıtlandığını, bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu beyanla tapu sicilinin tutulmasından dolayı doğan tüm zararlardan devletin sorumlu olması kuralı gereği, kadastro mahkemesi kararının kesinleştiği tarihteki rayiç değerin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL"nin kararın kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre;... ili, ... köyünde bulunan kayden 1.838.000 m2 yüzölçümlü taşınmazla ilgili olarak, 1926 yılında Antalya Sulh Hukuk Mahkemesince açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda, mahkemece 11.01.1940 tarih ve 15/1 sayılı taksim ve satış kararı ile taşınmazın satışı yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verildiği, ancak kararda, tapu kapsamı belirlenirken kayıt miktarının değil, hudutların esas alınması sonucu 22.201.202 m2 kısmın satışına karar verildiği, ilâma dayalı olarak yapılan açık arttırmada, taşınmazın ...ve ...adına tescil edilmesinden sonra, 13.04.1944 tarih ve 118 sıra nosu ile oluşan tapu kaydının zaman içerisinde ifrazlara tâbi tutulması sonucu oluşan cilt 178, sayfa 17, sıra 22"de kayıtlı taşınmazdaki 3000 m2 ye isabet eden hisseyi 21.03.1974 tarihinde davacının satın aldığı, ancak 1980 yılında yapılan tapulama çalışmalarında, tapunun hiçbir parsele revizyon görmeyerek orman niteliğiyle tespit
harici bırakıldığı, 1975 yılında orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanunun değişik 2. maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığı, kayıt kapsamındaki alanın 229 parsel olarak, makilik vasfıyla Hazine adına 9.298.589 m2 yüzölçümü ile tespit gördüğü ve bu taşınmazla ilgili olarak Antalya Kadastro Mahkemesine 06.12.1982 tarihinde açılıp, davacılar... ve arkadaşları ile davalı Hazine arasında görülen 2004/1-5 sayılı dosya üzerinden karara bağlanan davada, söz konusu taşınmazın tapu kaydının dayanağını oluşturan izale-i şuyu davasında yüzölçümünün 1.838.000 m2"den 22.201.202 m2"ye çıkarılarak tescilinin dayanağının yolsuz olması ve taşınmazların bulunduğu sahanın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmakla beraber, öncesinin devlet ormanı olduğu, davacı gerçek kişilerin dayandıkları tapu kayıtlarının yüzölçümünün 2000 dönüm olduğu halde; tapu maliklerine tapulama sırasında aynı tapu kaydı nedeniyle, 229 parsele komşu olan çok sayıda parselden toplam 3.931.926 m2 yer verildiği ve tapu yüzölçümünden fazla taşınmaz edindikleri gözönünde bulundurularak, tespite itiraz davasının reddi ile yüzölçümü düzeltilerek taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.07.2008 gün, 2007/3956 – 2008/2954 E.K. sayılı kararıyla kesinleştiği, TMK"nın 1007. maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu ise de; somut olayda Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına göre tapuda infaz yapıldığı, daha sonra 229 parselin kadastro tespitine itiraz davalarının reddedilip taşınmazın hazine adına kesinleştiği, bu nedenle tapu memurunun kusurundan bahsedilemeyeceği, eski tapu maliklerinin kök tapunun miktarından daha fazla yer aldıkları anlaşıldığından, tapu kaydının 229 numaralı orman parseli içinde kaldığı iddiasıyla açılan tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1630,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/02/2018 günü oybirliği ile karar verildi.