17. Hukuk Dairesi 2013/6255 E. , 2014/4433 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :07/02/2012
NUMARASI :2006/394-2012/26
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi dışında davacı vekili, süresi içinde davalılar K.oç Allianz Sigorta A.Ş ve Doğuş Teks. İşl. San ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl ve birleştirilen dava ile davalı A.. Ç.."ın maliki, diğer davalı A.. S.."in sürücüsü ve davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın, 05.03.2005 tarihinde davalı D.ş Tekstil A.Ş"nin işçilerini taşımakta iken meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek toplam 6.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından, ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi artırılmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, asıl davanın ıslah talebi doğrultusunda kabulü ile 13.752,33 TL maddi tazminata, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ile davalı Koç A. Sigorta A.Ş ve davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 10.04.2012 tarihinde tebliğ edilmiş; davacı vekili, 6100 Sayılı HMK"nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK"nun 433.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyize cevap verme süresini geçirdikten sonra 24.04.2012 tarihinde katılma yolu ile hükmü temyiz etmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay"ca da karar verilebileceğinden davacı vekilinin süresinden sonra yapılan katılma yolu ile temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş vekili ve davalı K. A. Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-Davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma ve maluliyet nedeniyle tedavi giderleri, iş göremezlik zararı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş, kazaya neden olan aracın kayıt maliki olan diğer davalı A.. Ç.. ile birlikte aracın işleteni olarak maddi zarardan sorumlu tutulmuştur.
Somut olayda; 05.03.2005 tarihinde davalı sürücü A.. S.., diğer davalı A.. Ç.. adına kayıtlı otobüsle, davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş"nin işçilerini taşırken, yolun karşısına geçmek isteyen davacıya çarpmış ve bu kaza sonucu davacı yaralanmıştır.
Dava dilekçesinde, davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş"nin, kazaya neden olan aracın işleteni ve davalı sürücünün istihdam edeni olarak diğer davalılarla birlikte zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür. Davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş vekili ise, kazaya neden olan aracın işleteni olmadığını, aracın davalı A.. Ç.. adına kayıtlı olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı bir firma arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi gereğince, D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş"nin işçilerini servisle taşıma işini üstlenen bu firmanın kazaya neden olan aracı, kayıt maliki olan davalı A.. Ç.."dan kiraladığını, müvekkili şirketin, kazaya neden olan aracın işleteni olmadığı gibi aracın sürücüsü olan diğer davalı A. S."in de istihdam edeni olmadığını ve bu nedenlerle zarardan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur.
Bu durumda; mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durularak, kazaya neden olan aracın işleteni veya sürücüsünün istihdam edeni olarak zarardan dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için de taraflara bu yöndeki delillerini ibrazı ve ispat için imkan verilmeli, gösterilen deliller toplanmalı ve tüm dosya kaspamı birlikte değerlendirilerek davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş"nin zarardan dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, sorumlu olduğunun kabulü halinde sorumluluğunun nedenlerinin karar yerinde tartışılarak varılacak sonuca uygun olarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de; birleştirilen davada, davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş davalı olarak gösterilerek ondan da manevi tazminat istenmiştir. Bu durumda; mahkemece, adı geçen davalıdan manevi tazminat istenmediği gerekçesi ile davalı Doğuş Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş manevi tazminatla sorumlu tutulmadığı halde, adı geçen davalı yararına manevi tazminat yönünden vekalet ücreti takdir edilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
5-Davalı K. A. Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava dilekçesinde, tedavi giderleri de istenmiştir. Davalı sigorta şirketi, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.
2918 sayılı Yasa"nın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı," öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır, Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu"na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasım "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi, davacının tedavi giderlerinin tamamı hastane faturalarına dayandığından, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan bu tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu"nun sorumlu tutulması gerekirken, bu giderlerden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiştir.
6-2918 Sayılı KTK"nin 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları"nın B.2 maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün süresi, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 işgünü olarak belirlenmiştir. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden söz edilemez.
Bu durumda mahkemece, davacı vekilinden davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılıp yapılmadığının sorulması, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgelerin istenip ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru yoksa dava tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, davalı sigorta şirketi yönünden de olay tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine,
(2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı D Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş vekili ile davalı K. Allianz Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı D. Tekstil İşletmeleri San ve Tic A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, (5),(6) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Doğuş Teks. San. A.Ş ve Koç A. Sigorta A.Ş"ne geri verilmesine 27.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.