
Esas No: 2020/5894
Karar No: 2022/1467
Karar Tarihi: 28.02.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5894 Esas 2022/1467 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Trafik kazasında taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilirken, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat etmesi gerektiği gözetilmediği için bu kısım bozuldu. Ayrıca, bilinçli taksirle yaralama suçu için uzlaşma işlemlerinin tamamlanmadan dava açılması yanlış yapıldı ve ceza hükümleri kanun maddelerine uymayan hatalar içeriyordu.
Kanun Maddeleri:
- TCK 179/3. ve 2. madde: trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu
- TCK 89/5, 89/1, 254 ve 253/1. madde: bilinçli taksirle yaralama suçunun şikayete tabi olmaması ve uzlaşma işlemleri gerekliliği
- TCK 61/1., 22/4. madde ve fıkraları: taksirli suçlarda ceza belirlenmesi için ölçütler
- TCK 22/3. madde: bilinçli taksir hükümleri
- CMK 232/6. madde: ceza türünün değiştirilmesi
- TCK 52/3. madde: adli para cezasının belirlenmesi
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, açıklanan gerekçeye göre;
Sanık hakkında TCK’nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi uyarınca dava açıldığı, TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise yaralanma neticesinin gerçekleşmiş olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması nedeniyle taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün "1-A" bendinin çıkarılarak yerine "Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
B-Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre; olay günü gece vakti aydınlatmalı, meskun mahal içi, iki şeritli iki yönlü asfalt yolda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile 0.90 promil alkollü olarak seyri sırasında karşı istikamete ait şeride tecavüz etmesi üzerine bu şeritte seyreden katılanların bulunduğu kamyonet ile çarpışmaları neticesinde iki katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda,
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafinin kusura ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazının reddine, ancak;
TCK'nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı, ancak TCK'nın 89. maddesindeki bütün hallerin şikayete tabi olsun veya olmasın CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında sanıkla katılanlar arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK'nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, ... ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan makul miktarda uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması;
2-Olay sonrası kolluk tarafından yapılan alkol ölçümünde sanığın 0.90 promil alkollü olduğu anlaşılmış ise de, Dairemizin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurularak kaza esnasında 1,00 promil altında bir miktarda alkollü olan sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi;
3-Sanık hakkında hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç cezanın 4.000 TL yerine 2.000 TL olarak hesaplanması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması;
4-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
5-Yedi yaşındaki katılan ...'un yaralanmasına yönelik şikayetçi olma hak ve yetkisinin anne ve babasında olduğu, annesi katılan ... ve babası katılan ...'un tüm aşamalarda vermiş oldukları beyanlarına göre ...'nin yaralanmadığı ve bu hususta bir şikayetlerinin de olmadığı anlaşılmakla, ...'un davaya katılan olarak kabulüne karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 28/02/2022 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.