14. Hukuk Dairesi 2013/6634 E. , 2013/7994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar, pasif husumet yokluğundan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
-Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
-Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
-İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
-Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
-Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
-Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması.
-İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir,
-Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde işin esasının incelenerek taraf delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.05.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davacı, Hazine tarafından düzenlenen 01.10.1985 tarih ve 255 no"lu tapu tahsis belgesine dayanarak ...., 5. pafta, 168 ada 13 parseldeki taşınmazın 400 m2 miktara denk gelecek hisse
kadar ... adına olan kaydının iptali ile adına tescilini mümkün değil ise aynı değerde, aynı nitelikte aynı m2"de bir taşınmazın müvekkili adına tesciline bu da mümkün değilse arsanın ve üzerindeki gecekondu enkaz bedelinin dava tarihi itibariyle rayiç bedellerine hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı gerek dava dilekçesinde ve gereksede yargılama aşamasında halen gecekondu olarak kullandığı ev için tahsis belgesi verildiğini belirterek bu evin yer aldığı kısım için tapu iptali ve tescil istediğini açıklamış ve keşifte dinlenen davacı tanıklarıda davacı iddiasını teyit etmiştir.
Keşif sonucu alınan raporlarda; davacıya ait evin tapu tahsis belgesinde yazılı 168 ada 13 parsel içerisinde kalmadığı Sarpdere olarak isimlerdirilen dere yatağında ve tescil harici yerde kaldığı saptanmıştır.
Mahkemece, tahsis belgesinin dava konusu yere ait olmaması ve davacıya ait binanın dava dışı ... Büyükşehir Belediyesince Kamulaştırıldığı bu nedenlerle davalıların husumet itirazı kabul edilerek; HMK"nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı niteliğindeki husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair hüküm kurulmuştur.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1996/14-763-864 sayı ve 04.12.1996 tarihli kararında da belirtildiği gibi; tapu tahsis belgesi, bir mülkiyet belgesi değil, yalnızca fiili kullanmayı belirten zilyetlik belgesidir. İlgilisine ancak kişisel bir hak sağlayabilir. Tapu tahsis belgesinin varlığı, tahsis edilen yerin ilgilisi adına tapuya tesciline yeterli değildir.
Dere yatağına yapılan gecekonduların 2981 sayılı Yasanın 14. maddesi (a) fıkrası gereğince korunması ve düzenlenen tapu tahsis belgesinin de tapuya çevrilmesi mümkün değildir. Bu nedenle de davacıya ayni hak sağlamaz.
Sayın çoğunluğun bozma ilamında yazılı ilkeler gözetilerek mahkemece mahallinde keşif yapılmış ve davacıya ait evin tescil harici dere yatağından olduğu saptanmıştır. Davacının anılan ev için elinde bulundurduğu tahsis belgesi evin bulunduğu yeri kapsamamaktadır. Sonuç olarak tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmaz aynı yer değildir.
Öte yandan dava konusu gecekondu dava dışı ... Büyükşehir Belediyesince kamulaştırıldığı ve kamulaştırma işleminin kesinleştiği belediye tarafından gecekondu maliki aleyhine kamulaştırma bedelinin tespiti ile tescil istemli olarak aynı mahkemenin 2011/417 esası üzerinden dava açıldığı görülmüştür
Davacı; halen kullanmakta olduğu gecekondu için elindeki tapu tahsis belgesine dayanarak tescil davası açmış ise de, tahsis belgesinin gecekondunun bulunduğu yeri kapsamadığı gibi anılan gecekondunun da dava dışı ... Büyükşehir Belediyesince kamulaştırılmış bulunmasına göre davalılar yönünden husumetten ret kararı verilmesi yerinde olup karar onanmalıdır.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz.