Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/2343
Karar No: 2022/1396
Karar Tarihi: 24.02.2022

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/2343 Esas 2022/1396 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanıklar ..., ... hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Sanık ... ise yine aynı suçtan mahkum edilmiştir. Ancak katılan vekili tarafından yapılan itirazlar sonrasında, ilk kararın açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz kanun yoluna tabi olduğu için Yargıtay'a iadesi gerektiği belirtilmiştir. Sanık ... hakkında ise yine aynı suçtan mahkumiyet kararı verilse de, yapılan incelemede suçun oluşmadığı, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Ancak sanık hakkında ayrıca kültür ve tabiat varlıklarına zarar verme suçu işlendiği için cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, kararda katılan kurum lehine vekalet ücreti ve TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususlarına dikkat çekilmiştir. Kararda geçen kanun maddeleri ise şöyledir:
- 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65/1, 74/1
- Türk Ceza Kanunu'nun 44/1, 53, 62/1 maddeleri
- CMK'nın 231/5, 264/2, 321 maddeleri.
12. Ceza Dairesi         2018/2343 E.  ,  2022/1396 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Yasaya Muhalefet
    Hüküm : Sanıklar .., ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet ve CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması
    Sanık ... hakkında;2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet


    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ..., ...,..., ..., ...’ün mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından, sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin hüküm adı geçen sanık ... katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1- Katılan vekilinin sanıklar ..., ...,..., ..., ... hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, müşteki vekilinin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle, CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
    Katılan vekilince ibraz olunan 07/07/2015 tarihli temyiz dilekçesinin “temyiz nedenleri” bölümünde, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve suçta kullanılan kepçenin müsadere edilmemiş olması nedenleriyle temyiz isteminde bulunulduğu belirtildikten sonra, “sonuç ve istem” bölümünde, “yukarıda sunulan ve re’sen belirlenecek durumlar karşısında” kararın bozulması istemine yer verilmesi karşısında, katılan vekilinin, vekalet ücreti ve müsadere ile sınırlı olmaksızın hükmü temyiz ettiği değerlendirilerek yapılan incelemede;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kararı usul ve Yasaya aykırı olduğuna, suçun oluşmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine; katılan vekilinin suçta kullanılan kepçenin müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile izinsiz kazı yapmak suçundan 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 10/11/2014 tarihli arkeolog bilirkişi raporu ile dosya kapsamında mevcut resimler incelendiğinde, Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 20/02/2013 tarihli 846 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiş tümülüste iş makinası ile yapılan kaçak kazı sonucunda iki ayrı noktada geri dönüşümü mümkün olmayan tahribat oluştuğu, tümülüste yer alan mezar odalarının duvarlarının desteklenmesi ya da mezar odalarının tamamen kapatılması amacıyla örülen moloz taş örgüye zarar verildiğinin tespit edildiği ve böylece izinsiz kazı faaliyetleri sırasında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar verildiği anlaşılmakla, sanığın tek bir eylem ile Kanunun birden çok maddesini ihlal etmiş olduğu, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 44/1. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılmasının gerektiği, 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür ve tabiat varlıklarına zarar verme suçunun yaptırımının, aynı Kanunun 74/1-1. cümlesinde öngörülen yaptırımdan daha ağır olduğu, 10/12/2013 tarihli iddianamede kültür varlığına zarar verildiğinden söz edilmemesi karşısında sanık hakkında kültür ve tabiat varlıklarına zarar verme suçu ile ilgili suç duyurusunda bulunulup, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesine karar verilip anılan suç yönünden sanığın savunması tespit edildikten sonra sanığın TCK’nın 44/1. maddesi delaletiyle 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eylemin kazı suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kabule göre de;
    a- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    b- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi