19. Ceza Dairesi 2018/8175 E. , 2020/2426 K.
"İçtihat Metni"
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/2. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında İstanbul Sarıyer Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nün 01/12/2017 tarihli 0027 sayılı idarî yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 3.000,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine dair İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/03/2018 tarihli ve 2018/670 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/04/2018 tarihli ve 2018/1770 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 26/11/2018 gün ve 12424 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2018 gün ve KYB-2018-95986 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Mevzuatımızda gürültü yapma veya gürültüye neden olma fiillerinin hem 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında hem de 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bağlantılı “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği” çerçevesinde kabahat sayıldığı ve idarî yaptırıma tâbi tutulduğu, 5326 sayılı Kanun"un "Gürültü" başlıklı 36. maddesinde ve 2872 sayılı Kanun"un yine "Gürültü" başlıklı 14. maddesinde ve 20/h. maddesinde idarî yaptırım olarak idarî para cezasının düzenlendiği, ayrıca 2872 sayılı Kanun"un 14. maddesine dayanılarak çıkarılan 09/06/2010 tarihli Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nde 2872 sayılı Kanun"un belirlediği çerçeve hükümlerin içeriğinin doldurulduğu, 2872 sayılı Kanun"un 26/04/2006 tarihinde 5491 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değiştirilerek yürürlüğe giren ceza hükümlerinin, 31/03/2005 tarihinde yayımlanan ve 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kanun’a göre sonraki kanun (lex posterior) olduğu, bu iki ayrı düzenlemenin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında, 2872 sayılı Kanun ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin 5326 sayılı Kanun"a göre özel kanun (lex specialis) niteliği taşıdığı, 2872 sayılı Kanun"a göre verilebilecek idarî yaptırımlara karşı tebliğden itibaren 30 gün içerisinde idarî mahkemesinde dava açılabilecek iken, 5326 sayılı Kanun’a göre verilen idarî para cezalarına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hâkimliğine başvurulması gerektiği, somut olayda gürültü eylemi nedeniyle verilen idarî para cezasında görevli merciin idarî yargı mercii olması nedeniyle, başvuru konusu hakkında karar verilmek üzere dosyanın görevli ve yetkili idarî yargı merciine gönderilmesi yerine işin esası hakkında karar verilemeyeceği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
Mevzuatımızda “gürültü yapma veya gürültüye neden olma” fiillerinin hem 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında hem de 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bağlantılı “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği” çerçevesinde kabahat sayıldığı ve idari yaptırıma tabi tutulduğu;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu"nun "Gürültü" başlıklı 36. maddesinde ve 2872 sayılı Çevre Kanunu"nun yine "Gürültü" başlıklı 14. maddesinde ve 20/1-h maddesinde idari yaptırım olarak idari para cezasının düzenlendiği; ayrıca Çevre Kanununun 14. maddesine dayanılarak 04.06.2010 tarihli “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği” çıkarıldığı, bu yönetmelikte Çevre Kanunu"nun belirlediği çerçeve hükümlerin içeriğinin doldurulduğu;
2872 sayılı Çevre Kanunu"nun 26.04.2006 tarihinde 5491 sayılı Kanununun 14. maddesi ile değiştirilerek yürürlüğe giren ceza hükümlerinin, 31.03.2005 tarihinde yayımlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu"na göre sonraki kanun (lex posterior) olduğu;
Bu iki ayrı düzenlemenin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında; Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin Kabahatler Kanununa göre özel kanun (lex specialis) niteliği taşıdığı, şöyle ki, ses düzeyi hakkında sınır değerin aşılıp aşılmadığının teknik araçlarla denetimi gerekmeyen komşuların neden olduğu gürültü gibi hususlarda 5326 sayılı Kanunun 36. maddesine göre idari yaptırım uygulayabileceği;
Öte yandan çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sebep olabileceği gürültüye hassas olan eğlence yerleri hakkında “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği”nin 24. maddesi gereğince gürültü seviyesi ve arka plan gürültü seviyelerinin ve sınır değerlerin aşılıp aşılmadığının, aşılmış ise hangi ölçüde aşıldığının ancak teknik araçlarla ses ölçümü yapılarak belirlenebileceğinden bu tür mekanlarda denetimlerin teknik donanımı haiz uzman ve yetkili kurumlar tarafından yapılması gerektiği;
İstanbul Sarıyer Belediye Zabıta Müdürlüğünün 01/12/2017 tarihli ve 27 sayılı idarî yaptırım kararı ile ... hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca 3.000,00 Türk lirası idarî para cezası uygulandığı, dosya kapsamında bulunan tutanaklar ve ihbarlar uyarınca ... tarafından işletilen içkili lokantada çevreyi rahatsız edici düzeyde canlı müzik yayını yapıldığının belirtildiği ve bu nedenle muteriz şirket hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulandığı sabit ise de; anılan işletmenin eğlence yeri olması karşısında, idari yaptırımın ancak “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği”nin 24. maddesi gereğince gürültü seviyesi ve arka plan gürültü seviyelerinin ve sınır değerlerin aşılıp aşılmadığının, aşılmış ise hangi ölçüde aşıldığının ancak teknik araçlarla ses ölçümü yapılarak belirlenebileceğinden, bu tür mekanlarda denetimlerin teknik donanımı haiz uzman ve yetkili kurumlar tarafından yapılması gerektiği ve yapılan tespit sonucunda 2872 sayılı Çevre Kanunun 14 ve 20. maddeleri uyarınca idari yaptırım uygulanabileceği gözetilmeden, muteriz şirket hakkında uygulama olanağı bulunmayan 5326 sayılı Kabahatler Kanun"un 36/2. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanmasının hukuka uygun olup olmadığı konusunda da kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.