
Esas No: 2021/8197
Karar No: 2022/1357
Karar Tarihi: 23.02.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8197 Esas 2022/1357 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Suça sürüklenen çocuk, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince mahkum edilmiş, istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda beraatine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, suça sürüklenen çocuk hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf kanun yolunda kararın kesin nitelikte olmadığını belirtmiştir. CMK'nın 286. maddesi gereği isteme aykırı olarak Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasından sonra yeniden kurulan beraat hükmüne ilişkin hüküm bozulmuş ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki dava düşmüştür. Kanunlar: TCK 134/1-2, 31/2, 62/1, 52/2-3-4; CMK 231/11, 280/2, 223/2-e, 286/2 (b), (d).
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Suça sürüklenen çocuğun CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 134/1-2, 31/2, 62/1, 52/2-3-4. maddeleri gereğince 3.020,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2017 tarihli, 2017/52-2017/105 sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 223/2-e gereğince beraat
Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 21.03.2018 tarihli, 2017/2087-2018/691 sayılı “istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasından sonra yeniden kurulan beraat hükmüne” ilişkin karar, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.12.2021 tarihli, 187-612; 16.06.2020 tarihli, 582-291; 13.03.2012 tarihli, 6-386; 30.11.2010 tarihli, 5-237; 29.05.2007 tarihli, 114-113; 26.05.2009 tarihli, 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
İncelenen dosyada; görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, ilk derece mahkemesince, açıklanması geri bırakılan hüküm CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanarak, TCK'nın 134/1-2, 31/2, 62/1, 52/2-3-4. maddeleri gereğince 3.020,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuğun, istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda beraatine karar verilmesi karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli, 2020/20-21, 2021/285 ve 20.03.2018 tarihli, 2018/11-38, 2018/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; söz konusu beraat kararının CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve diğer bentlerinde sınırlı şekilde sayılan “temyiz edilemez” nitelikteki kararlardan olmaması, suça sürüklenen çocuğa atılı suçun CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kalmaması, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulabilecek bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının ise istisna olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, davayı beraatla sonuçlandıran bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu kabul edilmesi gerekirken, katılan vekilinin yüzüne karşı verilen 21.03.2018 tarihli hükmün CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince kesin nitelikte olduğu belirtilerek katılan vekilinin yanıltıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin 07.11.2009 tarihli temyiz isteminin yasal süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre;
Suç tarihinde 15 yaşından küçük ve korunma ihtiyacı olan olan katılan mağdur ... ile erkek arkadaşı olan...’ın 2009 yılı Mayıs ayında birlikte gittikleri boş bir inşaatta yan yana otururken, onlardan izin almaksızın cep telefonu ile çekim yapıp, bir süre sonra bir öğretmeninin uyarısı ile cep telefonundaki katılan mağdur ...’nin özel yaşam alanına ilişkin fotoğrafı silen kayden 01.07.1994 doğumlu suça sürüklenen çocuk ... hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kamu davası açıldığı olayda;
Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 81. maddesi ile yapılan değişiklikten önce ve suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, aynı Kanunun 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu; ancak, 30.05.2009 tarihinde işlendiği iddia edilen eylemin işlendiği sırada suça sürüklenen çocuğun oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamasından dolayı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk açısından asli dava zamanaşımı süresinin 4 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu, TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık kesintili dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.02.2014 tarihi itibarıyla durduğu, denetim süresi içinde kasıtlı yeni suçun işlendiği 06.09.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı ve önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle hesaplandığında, 6 yıllık dava zamanaşımının, 30.05.2009 olan suç tarihinden ilk derece mahkemesince hükmün açıklanarak mahkumiyet kararı verildiği 08.05.2017 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek, CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar da bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk hakkındaki davanın gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 21.03.2018 tarihli, 2017/2087-2018/691 sayılı “istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasından sonra yeniden kurulan beraat hükmüne” ilişkin hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 303/1-a maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; suça sürüklenen çocuk hakkındaki davanın TCK'nın 66/1-e, 66/2, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 23.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.