
Esas No: 2021/3010
Karar No: 2021/5398
Karar Tarihi: 13.04.2021
Danıştay 6. Daire 2021/3010 Esas 2021/5398 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/3010
Karar No : 2021/5398
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) … Bakanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I- (DAVALI) … Bakanlığı
II- (DAVACI) …
İSTEMİN ÖZETİ : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun faiz bakımından kabulüne ve diğer kısımlar bakımından reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek karşılıklı olarak bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Samsun İli, Atakum İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında lise alanı olarak ayrılmasına rağmen, kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taşınmazın değerine karşılık 892.367,86-TL'nin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, davacılar tarafından yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi'nin ... gün ve ... başvuru numaralı hak ihlalinin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması kararı uyarınca, dosyadaki bilgi ve belgeler ile asliye hukuk mahkemesinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; davacılara ait taşınmazın imar planında lise alanı olarak belirlenmesi nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10.maddesi uyarınca imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programının belediyece hazırlanmaması ve bunun sonucunda taşınmazının kamulaştırılmaması nedeniyle davacıların mülkiyet hakkının belirsiz bir süre ile kısıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazın değeri olan 892.367,86-TL’den 10.000,00 TL'lik kısmının … Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde … açılan dava tarihinden (E:…), artırılan 882.367,86-TL'lik kısmın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden (27/04/2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş, anılan kararın davanın kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından, taşınmazın değerine ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, kararın, ıslah dilekçesi ile arttırılan 882.367,86.-TL'ye miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, 882.367,86.-TL'nin adli yargıda dava açma tarihinden (01/04/2013) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş, bu karar taraflarca karşılıklı olarak temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmadan önce istinaf kanun yolundan (o tarihte henüz yürürlüğe girmediği için) geçmeden doğrudan Danıştayda temyiz ve karar düzeltme yollarından geçerek kesinleşen mahkeme kararı için bireysel başvuru sonucu yeniden yapılan yargılamanın da aynı kanun yollarına tâbi olması gerektiğinden, taraflarca her ne kadar istinaf yoluna başvurulmuşsa da Bölge İdare Mahkemesince bu konuda bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun kısmen kabulü kısmen reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediğinden, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kaldırılarak işin esasına geçildi:
Anayasa Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli, Başvuru Numarası:2017/27051 sayılı kararında; İdare Mahkemesince, başvurucuların uyuşmazlık konusu taşınmazları edindikleri tarih itibarıyla taşınmazlar için kısıtlılık durumunun mevcut olduğu, bu bağlamda mülkiyet hakkının geçmişte belirli bir süre engellenmiş olması durumunun eski malikler açısından gerçekleşmiş olmasına rağmen daha sonraki satış işlemleri sonucu taşınmazları edinen başvurucular açısından kısıtlılık halinden kaynaklanan ve tazminatı gerektirir mağduriyetin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine bulunulan bireysel başvuru sonucunda, başvuruculara ait taşınmazların uygulama imar planında kamu hizmeti alanına ayrıldığı, başvurucuların bu taşınmazları daha sonraki bir tarihte satış yoluyla edinmiş oldukları, taşınmazların maliki oldukları tarihten itibaren beş yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen taşınmazların halen kamulaştırılmadığı ve kendilerine herhangi bir tazminat da ödenmediği dikkate alındığında başvurucuların mülkiyet hakkına yapılan müdahale ölçülü olmadığı sonucuna varılarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Bu durumda, bakılan uyuşmazlıkta da dava devam ederken edinim tarihinden itibaren 5 yıllık süre dolmuş olması karşısında;
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 13/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY : Uyuşmazlık, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmadan önce istinaf kanun yolundan (o tarihte henüz yürürlüğe girmediği için) geçmeden doğrudan Danıştayda temyiz ve karar düzeltme yollarından geçerek kesinleşen mahkeme kararı için bireysel başvuru sonucu yeniden yapılan yargılamanın artık bu tarihte mevcut olan kanun yollarından geçerek gerçekleştirilmesi gerektiğinden, davanın istinaf kanun yoluna tâbi olduğu, dolayısı ile istinaf isteminin kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı hakkında temyiz incelemesi yapılmak suretiyle kararın faiz başlangıcı bakımından "taşınmazın değeri olan 892.367,86-TL’den 10.000,00 TL'lik kısmının … Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde … açılan dava tarihinden (E:…), artırılan 882.367,86-TL'lik kısmın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden (27/04/2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.