22. Hukuk Dairesi 2015/8046 E. , 2015/11960 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, giyecek yardımı, sorumluluk zammı, gece zammı, fazla mesai ücreti, yıllık izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalı ve üye olarak sürekli olarak çalıştığını, birçok hak ve alacağını alamadan emekliye ayrıldığını belirterek bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Dosya içeriğinde yer alan ücret bordrolarında fazla çalışma ücret tahakkukları mevcut olmakla, davacı asil isticvap edilmek suretiyle kendisine fazla çalışmalarının karşılığı olarak davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmalı ve buna ilişkin banka kayıtları araştırılarak sonucuna göre değerlendirme yapılarak fazla çalışma alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacının gece zammına hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık konusudur.
Gece zammı Konusunda, 25426 sayılı Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre, bir çalışmanın gece çalışması sayılabilmesi için çalışmanın çoğunluğunun İş Kanunu"na göre gece sayılan zaman diliminde geçmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, yirmidört saat işyerinde kalınan çalışma düzeninde, sonraki günlerde denkleştirme dinlenmesi var ise, fiili çalışma en fazla ondört saat kabul edilmelidir. Bu ondört saatin çoğunluğunun gece sayılan zaman diliminde geçtiği somut verilerle ortaya konulamadığından, yapılan çalışma gündüz çalışması olarak kabul edilmelidir. Buna göre, gece zammı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
4-Dosya kapsamına göre, davanın 09.04.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hüküm altına alınan alacaklara, dava tarihi olarak belirtilen 31.03.2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.