Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2014/2532
Karar No: 2017/231
Karar Tarihi: 08.02.2017

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/2532 Esas 2017/231 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Kayseri 2. İş Mahkemesi'nde görülen bir işçilik alacakları davasında, davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilen iş sözleşmesinde, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle davalı şirketlere karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Yargıtay 22. Hukuk Dairesine temyiz edilen karar, davacının fazla çalışma ücreti alacağı ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği konusunda uyuşmazlık olduğu tespit edilerek bozulmuştur. Dosyadaki deliller ve bilirkişi raporuna dayanarak, davacının fazla çalışma ücreti alacağı olduğuna dair kanıtlar bulunan kararda, işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesaplanmaması ve ödenmemesi işçi açısından haklı neden sayılmaktadır. Bu nedenle, davacının fazla çalışma ücretleri alacağı olduğu belirlenmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği de fazla çalışma ücreti alacağına bağlı olarak tartışılmalıdır. Bu kararda, işçi açısından haklı nedeninin varlığının ücretin kanun hükümlerine veya sö
Hukuk Genel Kurulu         2014/2532 E.  ,  2017/231 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 2. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.04.2013 gün ve 2012/193 E., 2013/206 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 21.05.2014 gün ve 2013/16201 E., 2014/13961 K. sayılı ilamı ile;
    "… Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerde makine operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini, fazla çalışma yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, fazla çalışma yapıldığında ücretlerinin ödendiğini, davacının kendisinin işten ayrıldığını ve tazminat hakkı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işyerinde üçlü vardiya ile çalışıldığı, davacının ödenmemiş fazla çalışma ücreti alacağı olmadığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacının fazla çalışma ücretleri alacağı olup olmadığı ile buna bağlı olarak davacı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi uyarınca işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi ve ödenmemesi işçi açısından haklı neden sayılmıştır. Buradaki ücret kavramına fazla çalışma ücreti de dahildir.
    Somut olayda öncelikle çözülmesi gereken problem davacının fazla çalışma ücreti alacağı olup olmadığıdır. Bu problemin çözümü ile birlikte davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği ortaya konulabilir.
    Davacı 07:30-19:30 saatleri ile 19:30-07:30 saatleri arası olmak üzere ikili vardiya sistemi ile haftada 6 gün çalıştığını iddia ederken davacı tanıkları yazın üç ay dışında bu şekilde 6 gün, yazın ise yine bu şekilde 5 gün çalışıldığını ifade etmişlerdir. Dosyada davacıyı doğrulayan duyuru ve şoför olarak çalışan bazı işçilere ait ikili vardiya çizelgesi bulunmaktadır.
    Davalı ise işyerinde 07:30-15:30 saatleri, 15:30-23:30 saatleri ve 23:30-07:30 saatleri arası olmak üzere üçlü vardiya uygulandığını, davacının fazla çalışma ücretlerinin bordrolara yansıtılıp ödendiğini savunmaktadır. Halen işyerinde çalışan davalı tanıkları ise davalıyı doğrulamıştır. Dosyada davacı imzasını taşımayan 2007-2011 yılları arası aylık devam çizelgesi ile işyerinde üçlü vardiya uygulandığına dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yazısı bulunmaktadır. Bununla birlikte Bakanlık yazısı işyerinde yapılan bir tespite dayalı değildir. Bu yazı davalı işverenin Bakanlıktan bilgi istemesi üzerine yine davalı işveren tarafından yapılan bildirime dayalıdır. Salt bu yazı işyerinde üçlü vardiya ile çalışıldığını göstermez.
    Diğer taraftan davalı tarafından dosyaya sunulan bordrolar ve banka kayıtlarına göre davacıya bilirkişi raporunda belirtilen aylarda fazla çalışma ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa davalı tarafından sunulan ve davacı imzasını taşımayan aylık devamsızlık çizelgelerine göre çoğunlukla üçlü vardiya uygulandığından istisna olarak vardiya uzatımı hariç fazla çalışma gözükmemektedir. Yine fazla çalışma tahakkuku olan dönemlerdeki tahakkuklarla aylık devamsızlık çizelgeleri de birbiriyle örtüşmemektedir. Görüldüğü gibi aylık devamsızlık çizelgeleri işveren tarafından sunulan diğer belge ve kayıtlarla çelişkili olup, davacı imzasını da taşımayan söz konusu çizelgelere itibar edilmemesi gereklidir.
    Nitekim aynı işverene karşı benzer taleplerle açılan davalarda davacıların fazla çalışma yaptıkları, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği ve bu nedenle iş sözleşmelerini haklı nedenle feshettikleri yerel mahkemelerce kabul edilmiş ve bu kararlar Yargıtay tarafından onanmıştır (Yarg. 22.HD., 2012/8293 ve 2012/8294 esas sayılı kararlar ile Yarg. 9. HD., 2011/48469 ve 2011/48936 esas sayılı kararlar).
    Sonuç olarak Yargıtay denetiminden geçen benzer dosyalarda ikili vardiya sistemi ile çalışıldığının kabul edildiği de dikkate alınarak yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirmeye tabi tutulup davacının fazla çalışma ücretleri alacağı olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra fazla çalışma ücretleri alacağı varsa miktarı tespit edilmelidir. Davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayalı olup olmadığı ise davacının fazla çalışma ücreti alacağı olup olmadığı konusuna bağlı olarak ayrıca tartışılmalıdır. Mahkemece hatalı değerlendirme ve eksik inceleme karar verilmiştir…"
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi