Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2015/906
Karar No: 2017/232
Karar Tarihi: 08.02.2017

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/906 Esas 2017/232 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2015/906 E.  ,  2017/232 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.11.2012 gün ve 2011/378 E., 2012/958 K. sayılı kararın incelenmesinin davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06.11.2013 gün ve 2013/9348 E., 2013/18491 K. sayılı kararı ile;
    "…1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2- Davacı vekili, davacının Yenimahalle Belediye"sinin temizlik ve çöp toplama işlerini yapan alt taşeron firmalarda Nisan 2008 tarihinde işe başladığını, olay günü çöp arabası şoförü Murat Apaydın"ın davacıyı almadan yola devam ettiğini, bu sebeple davacı ile Murat Apaydın arasında sözlü münakaşa olduğunu, aradan birkaç gün geçtikten sonra firma yetkililerinin o gün için izinli olduğunu söylediğini, ertesi gün davacının işe gittiğinde "çıkışını ve tazminatını al" dendiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı ... vekili, Belediye nezdinde herhangi bir çalışmasına rastlanılmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davalı Şirket vekili ise, çöp döküm sahasından dönmekte olan araç şoförünün davacıyı araca almadığı gerekçesiyle, davacının işyerine geldiğinde araç şoförüne ağır küfürler ettiğini, bu nedenle savunmasının istendiğini, gerek davacının yazılı savunmasından gerekse tanık anlatımlarından haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, davacının aylık ücretlerini bordroları imzalayarak ve adına açılmış banka hesabına yatırılması suretiyle aldığını, bordrolarda yazılı miktardan fazla ücret aldığı iddiasının yazılı kanıtla ortaya konması gerektiğini, davacının fazla mesai yaptığı iddiasının doğru olmadığını, belirterek davanın reddini istemişlerdir.
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Davacı 19.12.2010 tarihinde çöp arabası şoförü Murat Apaydın’ın iş yerine dönüş sırasında kendisini araca almadığını, sözlü münakaşa yaşandığını bu nedenle iş akdine haksız olarak son verildiğini iddia etmiştir. Davalı, davacının iş arkadaşına küfür etmesi nedeni ile savunmasının istendiğini davacının olayı kabul etmesi nedeni ile haklı olarak iş akdine 26.12.2010 tarihinde son verildiğini savunmuştur. Davacı ve davalı tanıkları davacının gece 03:00 sıralarında dönüş güzergâhında Murat Apaydın’ ın davacıyı araca almaması üzerine iş yerinde tartışmaları nedeni ile iş akdine son verildiğini beyan etmişlerdir. 24.12.2010 tarihli savunma tutanağında davacı “arkandan sövdüm” şeklinde iş yerinde tartıştığını kabul etmiştir. Mahkemece “aralık ayında gece işyerine uzak bir mesafede işyerine dönmekte olan davacının işaretine rağmen iş arkadaşının onu araca almadığı, havanın soğuk olduğu, hatta bu olaydan sonra davacının hastalandığı sabittir. Hayatın olağan akışı çerçevesinde düşündüğümüzde; araca alınmayan kişinin sinirlenmesi ve arkadan söylenmesi bunu da kızgınlığını belirtmek için arkadaşına ifade etmesi doğaldır.” şeklinde gerekçeyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, mahkemece davacı işçinin kendisini araca almayan arkadaşının kusurlu eylemini işverene bildirmesi gerekirken arkadaşına küfür etmesinin davalı işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturduğu gözetilmeden kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
    O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır..."
    gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava haksız fesih iddiasına dayalı olarak işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Belediyesinin temizlik işlerini taşeron olarak yürüten davalı GNCR A.Ş. bünyesinde çöp toplama işinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı GNCR A.Ş. vekili, davacının işyerinde iş arkadaşına küfrettiğinin yapılan inceleme ile sabit bulunması üzerine haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini bildirmiş, diğer davalı ... Belediyesi vekili ise esasa ilişkin benzer savunmalarının yanı sıra kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini de belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
    Mahkemece davacının iş arkadaşı ile aralarında yaşandığı ihtilâfsız olan tartışmanın iş barışını ve çalışma koşullarını etkilemeyecek mahiyette ve hayatın olağan akışına göre doğal olduğu, bu halde sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Davalılar vekillerinin temyizleri üzerine, hüküm Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.
    Yerel Mahkemece, yorgun, soğukta beklemiş ve uzun yol yürümüş bir işçinin çalışma koşulları da gözetildiğinde tavrının işyeri barışını bozacak nitelikte olmadığı, ani tepkisel bir davranış olduğu, iş yeri barışını asıl bozacak davranışların bu tür basit tartışmaların işverene iletilmesi olacağı da belirtilerek önceki kararda direnilmiş; iş bu direnme hükmü davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, burada varılacak sonuca göre kıdem ve ihbar tazminatı isteminin kabulüne karar verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
    İş sözleşmesi kural olarak, feshi ihbar sonucu veya belirli bir süre için yapılmışsa, bu sürenin dolmasıyla ortadan kalkar. Ancak, İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu işçi ve işverene belirli veya belirsiz süreli bir iş sözleşmesini derhal ortadan kaldırma olanağını da tanımıştır. Bu yüzden işveren, işçiyi hemen işyerinden uzaklaştırabileceği gibi; işçi de derhal işi bırakma yetkisine sahiptir. Buna karşılık, işçinin veya işverenin iş sözleşmesini hemen bozabilmesi için ortada haklı bir nedenin bulunmasına gerek vardır. İşte, bu tür feshe haklı nedenle fesih (derhal fesih veya süresiz fesih) adı verilir (Tunçomağ, K.-Centel, T., İş Hukukunun Esasları, 5. Bası, İstanbul 2008, s. 204).
    Haklı nedenle fesih hakkı, dürüstlük kuralları gereği iş ilişkisini sürdürmesi kendisinden beklenemeyecek tarafa belirli veya belirsiz süreli iş akdini derhal feshetme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. Sürekli borç ilişkileri yaratan iş akdinde ortaya çıkan bir durum nedeniyle bu ilişkiye devam taraflardan biri için çekilmez hale gelmişse haklı nedenle derhal fesih hakkı ortaya çıkar. Akdi ilişkiye devamın çekilmez (katlanılmaz) hale gelip gelmediğinin ölçüsünü objektif iyiniyet, yani dürüstlük kuralları oluşturur. Haklı nedenle fesih hakkı da süreli fesih gibi bozucu yenilik doğuran bir hak olup, bu hakların tüm özelliklerini taşır. Haklı nedenle fesih karşı tarafın kabulüne gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanıyla iş akdini derhal sona erdirir (Süzek, S., İş Hukuku, 3.Bası, İstanbul 2006, s. 500).
    4857 sayılı İş Kanunu’nun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25. maddesinin (d) bendinde “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. maddeye aykırı hareket etmesi” halinde işverenin iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği düzenlenmiştir.
    Yukarıda yapılan açıklamalar ışığı altında somut olay incelendiğinde, davalı ... Belediyesinin temizlik ve çöp toplama işlerini yapan alt işverenlerle Nisan 2008 tarihinden beri çalışan, en son davalı GNCR A.Ş. bünyesinde 10.04.2010 tarihinde çalışmaya başlayan davacının iş sözleşmesinin 05.01.2011 tarihli fesih bildirimi ile 19.12.2010 tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olan şoföre çöp döküm dönüşü toplama aracına almadığı gerekçesi ile ailesine yönelik onur kırıcı sözler sarf ettiğinden bahisle 4857 sayılı Kanun’un 25/2-d maddesine dayanılarak 26.12.2010 tarihinde feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacının, kendisini çöp toplama aracına almadığı gerekçesi ile aynı iş yerinde çalışmakta olan şoföre, diğer işçilerin önünde sövdüğü tanık anlatımları ve davacının ikrarı ile sabittir. Sataşmanın muhatabının karşılık vermemiş olması davacı işçinin onur kırıcı hareketinin işyerinde huzursuzluk yaratmadığını kabule yeterli olamayacağı gibi, alenen sövmenin yorgunluk vb. nedenlerle haklı görülebilir bir yönü de bulunmamaktadır.
    Yapılan görüşmelerde, araca alınmaması nedeniyle soğukta yürümek zorunda kalan davacının gösterdiği ani tepkinin davalılar açısından haklı değil ancak geçerli fesih nedeni oluşturacağı, dolayısıyla yerel mahkeme kararının bu yönden değişik gerekçe ile onanması gerektiği ve yine olayın oluş şeklinin iş sözleşmesinin feshini gerektirecek mahiyette olmaması nedeniyle yerinde olan direnme kararının onanmasının yerinde olacağı yönünde iki farklı görüş ileri sürülmüş ise de, yukarıda açıklanan gerekçelerle bu görüşler Kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmemiştir.
    Sonuç itibariyle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    S O N U Ç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.02.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.  



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi