
Esas No: 2019/6941
Karar No: 2021/1738
Karar Tarihi: 12.04.2021
Danıştay 10. Daire 2019/6941 Esas 2021/1738 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6941
Karar No : 2021/1738
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
(Mülga … Kurumu)
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri Av. …
Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/03/2014 tarihinde … Eğitim ve Araştırma Hastanesine geniz ameliyatı olmak üzere yatışı yapılan ancak uygun yatak bulunamadığı için bir gün sonra ameliyata alınan davacı tarafından, antibiyotiğe karşı alerjisi olduğunun bilindiği ve bu nedenle ameliyatın iptal edilerek 10/03/2014 tarihine ertelendiği, hasta bileziğine bu husus yazıldığı halde 08/03/2014 tarihinde ilgili hemşire tarafından kendisine antibiyotik verildiği ve vücudu kabardığı, kızarıklıklar oluştuğu ve nihayet baygınlık geçirdiği, müdahalesinin eczaneden ilaçların geç gelmesi sebebiyle geciktiği ve nihayetinde 10/03/2014 tarihinde ameliyatının yapıldığı, ameliyat sonrası odasında yatmakta iken yine kolundaki bilezikte yazılı olmasına rağmen kendisine antibiyotik verilmesi üzerine kolunun şiştiği, bu olaydan sonra tekrar hastanede müdahale yapıldığı ve ilaç yazılarak evine gönderildiği, olay nedeniyle kolunun eskisi gibi olmadığı, işgücü kaybı olduğu, kendisine en başından test yapılmadığı gibi bileziğinde yazılı olmasına rağmen antibiyotik uygulandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi stenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olaya yönelik olarak İç Hastalıkları Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu … tarafından hazırlanan ön inceleme raporunda, alerjik reaksiyon yaptığı saptanan veya şüphelenilen Sefazolin'in tekrar e.order'a girilmesi ve hemşire tarafından hastanın kolunda işaret olduğu halde e.order'da var diye tereddütsüz Sefazolin'in yapılmasının biraz e.order sisteminden biraz da çalışma yoğunluğundan kaynaklanan dikkatsizlik sonucu olduğu, ... tarafından yapılan ve e.order'da Klacid iv ile ilgili yaşananların alerjik bir reaksiyon olmayıp ilacın bilinen bir etkisi olduğu, burada doktor ve hemşirenin Klacid'in kullanımı konusunda bilgi eksikliğinin bulunduğu, hastanın özellikle belirttiği konulardan olan alerjik reaksiyon geliştiğinde yapılacak müdahale için eczaneden ilaç gelmesinin beklenmesinin sistemin bir sorunu olduğu, zira servislerde yedek ilaç bulunmadığı, yaşananlarda bir art niyet veya kasıt unsuru olmadığı yönünde görüş bildirildiği, yine … tarafından hazırlanan 21/08/2014 tarih ve 34364 sayılı inceleme raporunda yer alan tespitlerin de bunu desteklediği, gelinen noktada davacının bu süreçte hizmet kusuru nedeniyle mağduriyetinin söz konusu olduğu, sürekli işgücü kaybı olmadığı ve ameliyat süreci nedeniyle uğranılan bir maddi zararın da ortaya konulamadığı görüldüğünden maddi tazminat talebinin reddi, olayın vuku buluş şekli ve davacının bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri dikkate alındığında, davacının bu olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olay nedeniyle iş gücü kaybı oluştuğu, Adli Tıp Kurumundan iyileşme süresinin ne kadar olduğu, iş gücü kaybı oluşup oluşmadığı, oluştuysa ne oranda olduğu hususlarında rapor alınması gerektiği, buna göre de bir hesap bilirkişisine maddi zarar miktarının hesaplattırılması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu karar verildiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olayda tıbbi müdahale sebebiyle hizmetin kusurlu verildiği iddia edilen zarar ile davalı idarenin personelinin fiili arasında uygun illiyet bağının varlığının tıbbi ve kesin delillerle ortaya konması gerektiği, davalı idarenin tazminat ödeme mükellefiyetinin doğması için gereken şartların gerçekleşmediği, dosyada bulunan mütalaada, davacıya yapılan ilaç tercihleri ve uygulamalarının doğru olduğunun belirtildiği, olayda hizmet kusuru bulunmadığından manevi tazminat talebinin de reddi gerektiği, bu tazminat türüne faiz işletilemeyeceği, davalı idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedildiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, olayda açık bir hizmet kusurunun bulunduğu, e.order sisteminde hata, hemşirenin dikkatsizliği, doktor ve hemşirenin ilaç kullanımı konusunda bilgi eksikliğinin olduğu, serviste yedek ilaç bulunmadığı, eczaneden ilaç gelmesinin beklenmesinin sistemin bir sorunu olduğu, bu şekilde hizmetin kötü, yetersiz ve geç işletildiği, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare (Mülga) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığı cihetle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'nun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığı'nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından, dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele alınıp, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenerek dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.