
Esas No: 2021/4176
Karar No: 2022/974
Karar Tarihi: 10.02.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4176 Esas 2022/974 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Sanık, alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırıldı. Ancak, 5271 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin d bendinin \"kovuşturma evresine geçilmiş\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali sonrası, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı sebebiyle kararın reddi talebi kabul edilmedi. Dosyanın incelenmesi sonucunda, sanık lehine sonuç doğuran iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu belirtilerek, kanun yararına bozma talebinin reddedilmesine karar verildi. Kanun maddeleri: TCK 179/3-2, 62/1; 5271 sayılı Kanunun 251, 252, 309, 331; Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı; 7188 sayılı Kanunun 31. maddesi.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3-2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2020 tarihli ve 2019/274 esas, 2020/311 sayılı kararını müteakip, 5271 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan basit yargılama usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararını takiben, söz konusu iptal kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin hüküm verilmiş ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanamayacağı sebebiyle reddine dair Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2020 tarihli ve 2019/274 esas, 2020/311 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Bursa 14. Agır Ceza Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli ve 2020/738 degişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
5271 sayılı Kanunun 251. maddesinde, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklinde,
Geçici 5. maddesinde yer alan. "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan " ...kovuşturma evresine geçilmiş,..." ibaresinin aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanununun 251. maddesi geregince basit yargılama usulune tabi olduğu, kararın 07/07/2020 tarihinde verildiği, kararın sanığa 14/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, her ne kadar 02/09/2020 tarihinde kesinleştirme işlemi yapılmışsa da 5271 sayılı Kanunun 331/4. maddesi gereğince 04/09/2020 tarihinde kesinleşeceği, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas 2020/33 sayılı kararının 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürütülemeyeceği bu haliyle anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca, anılan kararının bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09/04/2021 gün ve 94660652-105-16-19384-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, 07/07/2020 tarih 2019/274 esas 2020/311 sayılı, Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile TCK’nın 179/3-2,62/1 maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, anılan kararın sanığın yokluğunda verildiği ve kararın 14/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan ve dosyada 01/01/2020 tarihinden önce dosyada hüküm verilmemiş olduğu, kararın kesinleşmemiş olduğu görülmekle, Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/738 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemekle,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli ve 2020/738 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.