13. Hukuk Dairesi 2011/13465 E. , 2012/807 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Davalı müteahhitin ... Merkez ... Mahallesi 123 pafta, 78 ada ve 84 parsel sayılı taşınmaz üzerinde taşınmazın arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesine istinaden inşa ettiği ve sözleşme gereğince kendisine kalan dairelerden B Blok güneydoğu tarafta yer alan ve halen 20 nolu bağımsız bölüm olarak tapuda kayıtlı bulunan daireyi 36.000 Euro karşılığında satış vaadi sözleşmesi ile sattığını ve bedelini de belirlenen şekilde tahsil etmesine karşın davacı ile davalı arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin şartları arasında bulunan dairenin ve apartmanın imalatına ilişkin teknik hususlarda davalının eksikleri olduğunu, sözleşmede belirlenen şartlarda imalat yapmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşme gereğince dairenin teslim olunması gereken 2005 yılı Aralık ayında teslim olunmaması durumunda da 2006 yılının Mayıs ayından başlamak üzere teslim tarihine kadar her ay ödenmesi gereken 100 Euro"nun tahsilini talep etmekte olduğunu, sözleşmeye göre dairenin teslimi için öngörülen sürenin Aralık 2005 yılı olup, aynı sözleşmede bu tarihte teslim olunmadığı taktirde Mayıs 2006 ayından başlamak üzere davalının davacıya aylık 100 Euro ödemesinin de kararlaştırıldığını, dairenin davacıya 08.10.2008 tarihinde teslim edildiğini, bu tarihe göre davalının ödemesi gereken geç teslim karşılığı meblağın 2900 Euro olup, dava tarihindeki kur üzerinden karşılığının 2011/13465 2012/807
5800,00 TL olduğunu, kapı bedel farkının 2400,00 TL çevre düzenlemesinden davacıya isabet eden hisse karşılığının400,00 TL işçilik farkının 400,00 TL olduğunu beyanla, davalının mevcut satış vaadi sözleşmesinin 1,5 ve 7. maddelerindeki hususlara aykırı imalatlardan dolayı toplam 9.000,00 TL "nin dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının 1 yıl içerisinde eksik imalatlar nedeniyle dava açmasının zorunlu olduğunu, ancak belirtilen süre içerisinde dava açılmadığını, davacı taraf ile yapmış olduğu sözleşmeye aykırı davranmadığını inşaatta 1. sınıf malzeme kullandığını ve yine 1. sınıf işçilik yapıldığını, yapılan tüm imalatların davacı tarafın onayı ile yapıldığını davacı tarafın herhangi bir çekince ileri sürmeksizin dairesini teslim aldığını, kendisine düşen edimleri süresinde ifa ettiğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Açılan davanın Kısmen Kabulü ile, 7.796,81 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
2011/13465 2012/807
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi veya Tüketici mahkemesi sıfatı ile davaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.