13. Hukuk Dairesi 2011/4288 E. , 2012/816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikte sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, alkol bağımlısı olduğunu, ... isimli işyerine sürekli gittiğini, bu sırada davalı ile tanıştığını, davalı tarafından alkol bağımlısı olmasının fırsat bilinerek işyerine ortak olması teklif edildiğini, kendisinin kabul ettiğini ortaklık payına karşılık dava konusu kooperatif üyeliğinin devredildiğini, resmi devirden kısa bir süre sonra davalının sahibi bulunduğu lokantayı kapattığını, daire devrinin karşılıksız kalması nedeniyle hissi devrine konu daireyi geri istediğinde bedelinin ödeneceği söylenerek sürekli oyalandığını belirterek, kooperatif ortaklık payının devrine ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde paya bağlı aynı sitedeki C blok 48 nolu dairenin saptanacak rayiç değerinin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını, davaya konu yerin bedelini elden nakit olarak ödeyerek satın aldığını, iddia edildiği şekilde ... isimli yerin ortağı ve sahibi olmadığı gibi hiçbir ilgisininde bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki kooperatif hisse devrinin geçerli olduğu, ancak davacının satış bedelini almadığı ve devir ilişkisine konu restorana ortak olmadığı
2011/4288-2012/816
gerekçesiyle davanın 105.000 TL bedel üzerinden kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı adi ortaklık kurulması amacıyla ve alkol bağımlısı olmasından yararlanılarak adına olan kooperatif hissesini davalıya devrettiğini, davalı tarafından hile ile iradesinin sakatlandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı ise adi ortaklık kurulmasına ilişkin davacı iddialarının doğru olmadığını, davaya konu kooperatif hissesini bedelini ödeyerek davacıdan satın aldığını savunmuştur. Davalı bu savunmasına esas olarak dava konusu kooperatif hisse devrine karşılık yapılan ödemeye dair ibarelerin yer aldığı loto kuponunu delil olarak sunmuş olup, loto kuponu arkasında “... köy sitesi No:26 C/16 nolu dairemi ... ... 105.000 TL elden parasını aldım ve dairemi sattım.”ibaresinin yazılı olduğu ve davacıya atfen atılan imza üzerinde yapılan imza incelemesi sonucu imzanın davacıya ait olduğu sabit olmuştur. Kaldı ki dava konusu daire ile ilgili olarak, dava dışı kooperatif kayıtlarına göre tarafların birlikte müracaat ederek 25.06.2004 tarihinde hisse devrini gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca yazılı şekilde yapılan bu işlemlerin aksinin davalının tanık dinlenmesine ilişkin muvafakatının bulunmadığı da gözetilerek aynı kuvvette delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı iddiaları usulüne uygun yasal delillerle kanıtlanamadığından mahkemece davacının davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak soucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 2.75 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 1,559.25 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.