
Esas No: 2021/2688
Karar No: 2022/807
Karar Tarihi: 08.02.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2688 Esas 2022/807 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada, kamyonet sürücüsüyle alkollü motosiklet sürücüsü çarpıştı. Kamyonet sürücüsü taksirle yaralama suçundan mahkum edilirken, alkollü motosiklet sürücüsü trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat etti. Ancak, mahkeme kararının temyiz edilmesi sonucu, alkollü motosiklet sürücüsü hakkında \"suçtan zarar görme\" kavramı nedeniyle dava açma hakkı bulunmadığına karar verildi. Kamyonet sürücüsü hakkındaki mahkumiyet kararı ise temyiz edilse de, sanığın lehine hükümlerin uygulanmadığı gerekçesiyle bir kısmı bozuldu.
Kanun maddeleri: CMK 223/2-e, TCK 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-3, 52/4.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hükümler : 1-Sanık ... için; CMK 223/2-e
2-Sanık ... için; TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-3, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan katılan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında kurulan beraate ilişkin hüküm, katılan sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan Sanık sürücü ... yönetimindeki kamyoneti ile meskun mahalde, iki yönlü cadde üzerinde gündüz vakti Saray istikametinden Vize istikametine seyri esnasında olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelen katılan sanık ... yönetimindeki motosiklet ile iddiaya göre alkollü motosiklet sürücüsünün şerit ihlali yapması üzerine çarpışması sonucu sanığın tali kusuru ile katılan sürücü ...'un hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve motosiklette yolcu olarak bulunan katılan ...'nun basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikeye neden olmaz ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi orta (4) derece olacak nitelikte yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda;
A-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu açısından sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
"Mağdur" kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 08.11.2016 tarihli ve 830-412, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 04.07.2006 tarihli ve 127-180, 22.10.2002 tarihli ve 234–366 ile 11.04.2000 tarihli ve 65–69 sayılı kararlarında; "dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez" şeklinde açıkça ifade edildiği anlaşılmakla; katılan sanığın aşamalardaki beyanları ile sabit olmak üzere, meydana gelen olayda katılanın idaresindeki çalıştığı şirkete ait araçta oluşan zararın sigorta şirketince karşılandığı ve cismani zararının da bulunmadığı dikkate alınarak,
Katılanın suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilmiş olması, hukuki değerden yoksun olup, katılan sanık müdafine hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında üzerine atılı taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin olayın oluş şekline, kusur durumuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümde, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtaratı yerine, infazı kısıtlar şekilde taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ihtar edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün (4) numaralı bendinde yer alan ''... taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtaratına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün; DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.