20. Hukuk Dairesi 2011/14021 E. , 2012/2508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 15/10/2009 gün ve 2009/7628-6524 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı taraf yararına edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın dayanağını oluşturan ve komşu 154 ada 2 parsel sayılı taşınmaza uygulanmış bulunan 10.3.1986 tarih 3 numaralı tapu kaydı sabit sınırlı olup çekişmeli taşınmazı kapsadığı belirlenmiş olsa da, hasımsız tescil ilamı ile oluşmuş olup, Hazine yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tespiti, “çamlık” Niteliği nedeniyle davalı Hazine adına yapılmıştır. Çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilebilmesi için çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğunun ve davacı taraf yararına edinme koşullarının oluştuğunun kanıtlanması zorunlu olduğu halde Mahkemece mahallinde yapılan keşifte sadece bir yerel bilirkişinin dinlenilmesi ile yetinilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, üç kişiden oluşturulacak ziraatçi bilirkişi kurulu ve ormancı bilirkişi ile yerel bilirkişi ve davacı tarafın zilyetlik tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın hangi tarihten beri, kimin tarafından ve ne şekilde kullanıldığı, kullanımın kimden kime geçtiği gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve davacı tarafın zilyetlik tanıklarından sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde hazır olan tespit bilirkişileri çekişmeli taşınmazın başında dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Hazır bulunacak ormancı bilirkişiden çekişmeli taşınmazın orman yasaları ile bölgede tespit gününden önce yapılıp kesinleştiği anlaşılan orman kadastro çalışmasına göre durumunu bildiren ve özellikle en yakın orman taşınmazı ile çekişmeli taşınmazı birlikte gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Yine hazır bulunacak ziraatçi bilirkişi kurulundan; çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini, zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, çekişmeli taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşları ve sayıları ile özellikle taşınmaz üzerindeki çam ağaçlarının tarımsal amaçla yetiştirilmiş ağaçlardan olup, olmadığını bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi de içeren, aynı şekilde uzman fen bilirkişisinden de keşif ve uygulamayı bilirkişi ve tanık sözlerini izleyip denetlemeye olanak veren, üzerine çekişmeli taşınmazın kadastral sınırları işaretlenmiş fotoğraf ile desteklenmiş ayrıntılı raporlar alınmalı”
gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 28/10/1966 tarihinde askı ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 22/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.