22. Hukuk Dairesi 2014/2090 E. , 2015/12540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla mesai ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin... İlçe Tarım Müdürlüğünde çalışmakta iken geçici görevlendirme ile...Devlet Hastanesinde ambulans şoförü olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin 14.08.2012 tarihinde emekli olduğunu beyanla fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının haftalık kırkbeş saati aşan çalışmasının bulunmadığını, davacının çalıştığı sürede hak ettiği yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinin kabulüne, fazla mesai ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkemece davacının talebi olmaksızın davalı tarafın değiştirilmesi noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 124/3. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı işçinin dava dilekçesinde davalı olarak ... taraf gösterdiği ancak mahkemece, davacının taraf değişikliği talebi olmadığı halde davalı Bakanlığın itirazı üzerine davanın tarafının değiştirilmesine karar verildiği ve davalı ... taraf olmaktan çıkarılarak yerine Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun davalı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının talebi olmaksızın, davanın tarafı olan ... taraf olmaktan çıkarılması ve davalı Bakanlığın birimi olan ve tüzel kişiliği, taraf ehliyeti ve temsilci sıfatı bulunmayan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun davalı olarak kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesinde, ilke olarak çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saat olarak belirtilmiş, devamında tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak şartı ile farklı şekilde dağıtılabileceği ifade edilmiştir.
4857 sayılı Kanun"un 41. maddesine göre fazla çalışma, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. 63. madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işyerinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak şartı ile bazı haftalarda toplam kırk beş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Ancak günlük çalışma süresinin on bir saatten fazla olamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğinden, tespit edilen fazla sürelerin denkleştirmeye tabi tutulmaması, on bir saati aşan çalışmalar için zamlı ücret ödenmesi gerekir.
Somut olayda davacı işçi yirmi dört saat çalışıp yetmiş iki saat dinlendiğini ileri sürmüş, davalı işveren davacının haftalık kırk beş saati aşan çalışmasının olmadığını savunmuştur. Mahkemece davalı tarafından ibraz edilen puantaj kayıtlarından davacının fazla mesaisinin bulunmadığının anlaşılmasına göre fazla mesai talebi reddedilmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan, davacıya ait işe giriş-çıkış saatlerinin gösterilmediği puantaj kayıtlarından, davacının yirmi dört saat çalışıp yetmişiki saat dinlendiği görülmektedir. Çalışma süresinin yirmidört saat olması durumunda işçinin ancak ondört saat çalışabileceği Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin çalıştığı günlerde günlük on bir saati aşan çalışmaları fazla çalışma sayılarak davacının aylık yirmi bir saat fazla mesai yaptığı anlaşılmasına göre söz konusu puantaj kayıtlarında giriş-çıkış saatlerinin bulunmadığı da gözetilerek %30"dan az olmamak şartı ile yapılacak takdiri indirim sonrası davacının fazla mesai ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır.
3-Mahkemece yıllık izin alacağına ilişkin olarak davacı işçinin davalı işyerindeki görevinin sona erdiği 31.12.2010 tarihinden emekli olduğu 14.08.2012 tarihine kadar dava dışı kurumda çalışmaya devam ettiği, davacının bu sürede dava dışı kurumda yıllık izin kullanıp kullanmadığı hususu araştırılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.