20. Hukuk Dairesi 2011/11396 E. , 2012/2530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1978 yılında yapılan kadastro sırasında ... köyü 539 parsel sayılı 32.020 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş; ... ve ... tarafından açılan dava Fethiye Kadastro Mahkemesinde reddedilmiş temyiz edilmeksizin 12.11.1992 tarihinde kesinleşmiş olup beyanlar hanesine istimlak şerhi konulmuştur.
Davacı ... Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kalan bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların el atmalarının önlenmesi ve tapu kaydının beyanlar hanesine davalılar lehine konulan tüm şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek fen ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 6.343,55m2 yüzölçümlü kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B2) ile işaretlenen kısım üzerindeki istimlak şerhinin silinmesine, (A) ile işaretlenen 25.676,45 m2 yüzölçümlü kesiminin 539 parsel numarasıyla davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı ... Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 24.02.2010 gün 2009/12843 - 2010/2313 sayılı red-bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından Hazinenin (B) ile işaretlenen kesime yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı ... Yönetiminin, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kalan bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açtığı ve çekişmeli taşınmazın B ile işaretlenen kesiminin kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı belirlendiği halde mahkemece el atmanın önlenmesi istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş tahdit haritası ile 2/B haritasına dayalı olarak yöntemince yapılan uygulama ve araştırma sonucu taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün tahdit içinde kaldığı belirlenerek, bu bölümün tapu kaydının iptaline karar verildiğinden Orman Yönetiminin diğer temyiz itirazlarının reddi ile hükmün el atmanın önlenmesi istemi yönünden bozulması” gereğine değinilmiştir.Mahkemece red-bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B)
ile işaretlenen kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ilişkin hüküm kesinleştiğinden tescil yönünde yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi , şerhin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 31.08.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 5.12.1974 tarihinde ilan edilen itirazlar sebebiyle ise 08.03.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, daha sonra 16.08.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapılıp karar verildiğe göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “ Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “ 5. ve 6. bentlerin tamamen hükümden çıkarılarak bunların yerine “19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesi uyarınca davacı ... Yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Orman Yönetimi yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesinin göndermesiyle H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23.02.2012 günü oybirliği ile karar verildi.