
Esas No: 2020/3335
Karar No: 2022/516
Karar Tarihi: 24.01.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/3335 Esas 2022/516 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2020/3335 E. , 2022/516 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hükümler : Sanıklar ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Sanık ... Kılınç hakkında TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine, sanıklar İbrahim ve Muhammer’in beraatlerine ilişkin hükümler sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Petrol Nakliyat San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından Akdeniz Belediyesi’nden ihale karşılığında üç yıllığına yükleme ve boşaltma alanı olarak kullanılmak maksadıyla kiralanan araziyi şirket adına sanık ...’ın işlettiği, olay günü söz konusu araziyi ücreti mukabilinde kullanan taşıma şirketinin kiraladığı tırı kullanan işçi...in araziye gelerek arazi üzerinden geçen başka bir şirkete ait özel yüksek gerilim hattı altına parkettiği aracının kasasına çıkarak tentesini düzeltmek istediği sırada direkleri arasındaki tellerin yönetmeliğe aykırı şekilde ek yapılması nedeniyle sarkmış ve düşey yükseklik standartlarına uymayan yüksek gerilim hattının atlama yapması sebebiyle akıma kapılarak hayatını kaybettiği, sanık ...’in Akdeniz Belediyesinde İmar ve Şehircilik Dairesi müdür vekili, bir diğer sanık ...’in ise; ...’ın hat bakım ve onarımı yapan şirkette mühendis olarak görev yaptığı olayda,
1-Sanıklar İbrahim ve Muhammer hakkındaki beraat hükmüne yönelik sanık ... müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Akdeniz Belediyesinde İmar ve Şehircilik Dairesi müdür vekili olarak görev yapan sanığın, kiralanan arazi üzerinden geçen özel hattın altına araç parkedilmesinin önlenmesine yönelik kendisinin alabileceği bir tedbir bulunmadığından kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı; yine söz konusu yüksek gerilim hattının özel bir şirkete ait oluşu ile bakım ve onarımının da kendisine ait olduğu gözetildiğinde, ...’a ait olmayan hattın bakımından sorumlu olmayan sanık ...’e de kusur atfedilemeyeceği anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların taksirinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin eksik araştırmaya ve sanıkların kusurlu olduğuna yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine ancak;
Beraat eden ve yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına hazine aleyhine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün (3) ile numaralandırılan kısmındaki 6. paragrafından sonra yeni bir paragraf eklenerek ''Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamada kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine 1.500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine'' ibaresinin eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince:
İşyeri yetkilisi olan sanığın işyerinde risk değerlendirmesi yaptırmaması, elektirk hattının geçtiği alanı trafiğe kapatmaması, en azından bir işaretleme yapmaması, araç trafiğini kontrol etmesi için herhangi bir görevli bulundurmaması sebebiyle meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur durumuna ve eksik araştırmaya yönelik katılan vekilinin ceza miktarına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.07.2009 tarih ve 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" ve (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm (3) ile numaralandırılan kısmının ilk paragrafındaki “güttüğü amaç” ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 24/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.