
Esas No: 2019/12306
Karar No: 2022/394
Karar Tarihi: 19.01.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/12306 Esas 2022/394 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Sanık, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından yargılanmıştır. Ancak, mahkeme sanıkların her iki suçtan da beraatine karar vermiştir. Bu karar katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya incelenerek, en ağır suç olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun daha ağır olduğuna dair kararlar doğrultusunda, dosyanın Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Kanun maddeleri olarak, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun TCK'nın 134/1-1. madde, fıkra ve cümlesinde yer alan ve sanık hakkında şantaj suçunun ise TCK'nın 107/1. madde ve fıkrasında yer alan yaptırımları öngörmektedir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj
Hükümler : 1- Sanık ... hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
2- Sanık ... hakkında şantaj suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık ...’ın ve şantaj suçundan sanık ...’nın beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2015 tarihli tebliğnamesi ile dosyanın gönderildiği Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.07.2019 tarihli ve 2015/24107-2019/12140 sayılı görevsizlik kararıyla “...İddianamede açıklanan eylemler, sevk maddeleri ile temyizin kapsamı ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun ceza daireleri arasındaki iş bölümüne dair kararına göre, sanık ... hakkında 134/2. maddesi uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal, sanık ... hakkında aynı Kanunun 107/2. maddesi gereğince şantaj suçlarından kamu davası açılmış bulunmakla, en ağır yaptırımı içeren suçun özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olduğu ve bu nedenle işin incelenmesinin Yüksek 12. Ceza Dairesinin görevine girdiği…” nedenine dayalı olarak dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 25.12.2019 tarihli ve 2019/Bşk-145-2019/182 sayılı kararında; “...Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun istikrarlı kararlarıyla sürdürülen uygulamaya göre, çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır olarak kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması hâlinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması hâlinde dikkate alınmalıdır... ceza dairelerinin görevlerinin belirlenmesinde artırım maddelerinin dikkate alınamayacağı...” açıklamaları yer almaktadır.
Özetlenen dosya kapsamına ve Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun istikrarlı kararlarına, temyiz incelemesine konu edilen eylemlere ilişkin iddianamedeki ve mahkeme kararındaki nitelendirmelere, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Kanununun 14. maddesindeki; “Ceza dairelerinde: a) Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır. b) Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir.” hükmüne, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.07.2019 tarihli görevsizlik kararında belirtilenin aksine, sanık hakkında TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan değil, iddianamedeki “Türk Ceza Kanunu 134/1-2” biçimindeki sevk maddesi ve “…böylelikle şüphelilerden ...' in mağdurun cinsel ilişki görüntülerini cep telefonuna kaydetmek suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği…” biçimindeki anlatıma nazaran, TCK’nın 6352 sayılı Kanunun 81. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki 134. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 2. cümlelerinde yer alan görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dava açılmış olmasına, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası yaptırımı öngören TCK’nın 107/1. madde ve fıkrasındaki şantaj suçunun cezasının, tebliğname tarihine nazaran bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngören TCK’nın 6352 sayılı Kanunun 81. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki TCK'nın 134/1-1. madde, fıkra ve cümlesinde yer alan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezasından daha ağır olmasına göre, görevli dairenin belirlenmesinde TCK’nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan; “Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” biçimindeki artırımın dikkate alınmayacağı hususu da göz önüne alındığında, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazetede yayımlanıp, 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren ve tebliğname tarihine göre uygulanması gereken 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararı gereğince temyize konu hükümlerin incelenmesi görevi Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, görev uyuşmazlığının çözülmesi amacıyla dosyanın Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 19.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.