Abaküs Yazılım
Birinci Bölüm
Esas No: 2015/7274
Karar No: 2015/7274
Karar Tarihi: 9/10/2019

        Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

AHMET ÖZDOKUMACI VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/7274)

 

Karar Tarihi: 9/10/2019

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

Burhan ÜSTÜN

 

 

Hicabi DURSUN

 

 

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Murat İlter DEVECİ

Başvurucular

:

1. Ahmet ÖZDOKUMACI

 

 

2. Ayşe BEK

 

 

3. Dursun YILMAZ

 

 

4. Fehmi Murat ATTİLA

 

 

5. Güler TOZBURUN

 

 

6. Muntaha KOYUNCUOĞLU

 

 

7. Mustafa Güler BEK

 

 

8. Okşan Rabia ATTİLA

 

 

9. Semanur YILMAZ

 

 

10. Seyit TOZBURUN

 

 

11. Yasemin DOĞAN

 

 

12. Zeliha ÖZDOKUMACI

Vekilleri

:

Av. Ali TOPALOĞLU

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yaşamı korumak için gerekli hukuki düzenlemelerin yapılmaması ve lüzumlu idari tedbirlerin alınmaması sonucu meydana gelen ölümler hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucular Ahmet Özdokumacı, Ayşe Bek, Dursun Yılmaz, Fehmi Murat Attila, Güler Tozburun, Muntaha Koyuncuoğlu, Mustafa Güler Bek, Okşan Rabia Attila, Semanur Yılmaz, Seyit Tozburun ve Zeliha Özdokumacı 1/1/2009 tarihinde karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu vefat eden E.K., B.B., E.C.Ö, T.Ş.Y., O.T. ve T.Ö.T.nin yakınlarıdır. Ölenler ile başvurucular arasındaki yakınlık dereceleri ekli listede yer almaktadır. Başvuru formunda başvurucuların aynı olayda vefat eden C.O.nun da yakınları olduğu belirtilmiş ancak söz konusu yakınlığın boyutu tespit edilememiştir. Başvuru formu ekindeki bir belgede başvurucu Yasemin Doğan"ın ölen E.K.nın biyolojik annesi olduğu ifade edilmiş ise de bu hususun doğruluğu saptanamamıştır. Nüfus kayıtlarına göre başvurucu Yasemin Doğan, başvurucu Muntaha Koyuncuoğlu"nun kardeşidir.

10. Başvurucu Okşan Rabia Attila, Ankara"da bulunan beş daireli bir apartmanın 3 No.lu dairesini 1/8/2008 tarihinde C.Ö.den kiralamıştır.

11. Başvurucuların yakınları, yılbaşını kutlamak amacıyla 31/12/2008 günü akşamı başvurucu Okşan Rabia Attila"nın dairesinde bir araya gelmişlerdir.

12. 155 Polis İmdat hattına 1/1/2009 günü saat 05.09 sıralarında, başvurucu Okşan Rabia Attila"nın dairesinin üstündeki 4 No.lu dairede zehirlenme olduğu ihbarı yapılmıştır. Bu ihbar derhâl Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (Gaz Şirketi) görevlilerine bildirilmiştir. Gaz Şirketi görevlisi A.V., şoför A.K.nın kullandığı araçla ihbara konu adrese doğru yola çıkmıştır. Binanın bulunduğu sokağın isminin değişmesi nedeniyle adresi bulamayan Gaz Şirketi görevlileri, binanın yerini polislerden öğrenmişlerdir. Zehirlenen kişiler Gaz Şirketi görevlileri olay yerine varmadan önce cankurtaran yardımıyla sağlık kuruluşuna sevk edilmişlerdir. 4 No.lu dairenin doğal gaz vanasını kapatan A.V., ana vanadan 4 No.lu daireye kadar olan gaz dağıtım borularını ve doğal gaz sayaçlarını kaçak arama cihazı ile kontrol etmiştir. Yapılan kontrolde gaz kaçağı tespit edilmemiştir.

13. Aynı gün saat 08.35 sıralarında başvurucu Okşan Rabia Attila"yı telefonla arayan ev sahibi C.Ö., üst kattaki dairede zehirlenme yaşandığını söylemiştir. Oğlu T.Ö.T.ye telefonla ulaşamayan başvurucu, C.Ö.yü telefonla arayıp daire kapısının kırılarak içeriye girilmesini istemiştir. Ayrıca yakını E.G.A.ya durumu bildirmiştir. 09.20 sıralarında durum 155 Polis İmdat hattına bildirilmiştir. E.G.A. daire kapısını açtırmak için çilingir çağırmış, bu esnada polisler ve Gaz Şirketi görevlileri de olay yerine gelmiştir. Gaz Şirketinin aracında bulunan bir kazma yardımıyla daire kapısı kırılmak üzereyken olay yerine gelen çilingir, 09.45 sıralarında daire kapısını açmıştır. İçeriye giren görevliler başvurucuların yakınlarının cesetleriyle karşılaşmışlardır.

14. Durumdan hemen haberdar edilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) olay hakkında derhâl soruşturma başlatmıştır.

15. Olay günü iki makine mühendisi ile bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle birlikte olay yerini inceleyen Cumhuriyet savcısı bilirkişilerden olayın meydana gelmesinde kimin hangi nedenle kusurlu olduğu hususunda rapor hazırlamalarını istemiştir.

16. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığınca düzenlenen otopsi raporlarında, ölümlerin nedeninin karbonmonoksit intoksikasyonu (zehirlenmesi) olduğu belirtilmiştir.

17. Cumhuriyet Başsavcılığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Doğal Gaz Piyasası Daire Başkanlığının olaya ilişkin inceleme raporunu soruşturma dosyasına getirtmiştir. Anılan rapora göre meydana gelen ölümlere, kombiyi bacaya bağlayan esnek bağlantı elemanının yıpranarak yırtılması nedeniyle atık gazların bacaya ulaşmadan ortama yayılması sebep olmuştur.

18. Olayla ilgili olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Teftiş Kurulunca görevlendirilen müfettişler tarafından düzenlenen inceleme raporu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma evrakı arasına alınmıştır. Bahsi geçen raporda;

- Projeye uygun tesisatın var olduğu ancak teras (son) kattaki bacanın projede ön görüldüğünden farklı olarak dış duvar üzerinde çıkıntı bir şekilde inşa edilerek bacanın güney cephede dış duvara bitişik şekilde örüldüğü,

- Baca yüzeyinin hava ile temasının daha fazla olduğu, aşırı soğuk ve rüzgârlı günlerde bacanın daha kolay soğuyacağı, bacanın yaklaşık son 3,5 metresinin bu tür soğumaya maruz kaldığı,

- Soğuk bacanın çekişinin az olacağı, bu nedenle baca ısısının genelde yüksek olmasının istendiği,

- Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan verilere göre olay saatlerinde bacanın verimli ve istenen çekişinin olmadığının düşünüldüğü,

- Yedi kişinin hayatını kaybetmesine yol açan zehirlenmenin kombilerin ortak bacaya bağlanmasından ve dolayısıyla rüzgârın etkisiyle kombiyi bacaya bağlayan spiral boru üzerindeki deliklerden sızan karbonmonoksitten ileri geldiği belirtilmiştir.

19. Ayrıca raporda; baca baskısı arttığında spiral boru üzerindeki yırtık ve deliklerden gaz akışının hızının da artacağı, dolayısıyla ortama baca gazının yayılışının hızlanacağı, borunun kombiye ve bacaya bağlantı kısmında alüminyum sızdırmazlık bantlarının kullanılmadığı, yanmış gazın bu bağlantı noktalarından da iç ortama sızmasının mümkün olduğu açıklanarak ters rüzgârın baca üzerindeki etkisi neticesinde kombi üzerindeki baca sensörünün eğer ağzı delik değilse veya devre dışı bırakılmamış ise kombiyi kapatması gerektiği ancak spiral boru üzerindeki yırtıklardan ortama karbonmonoksit sızıntısı olmasının kombi sensörünün görevini yapıyor gibi algılamasına neden olduğuna dair görüşe yer verilmiştir.

20. Binanın mimari ve doğal gaz projesi ile olay tarihi ve öncesine ait hava durumu (rüzgârın yönü ve şiddeti, basınç, nem, ısı) kayıtlarının gönderilmesi için resmî kurumlarla yazışmalar yapan Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili olarak pek çok kişinin (şüpheli, mağdur veya tanık) ifadesine başvurmuştur. Alınan ifadelerden olayın meydana geldiği binanın 1 No.lu dairesinde bulunan kişilerin olay gecesi doğal gaz kaynaklı bir zehirlenme ile karşı karşıya kalmadığı, 5 No.lu dairenin bir yıldır boş olduğu, olay gecesi zehirlenme vakasının yaşandığı 4 No.lu dairede bulunan tanık Em.K.nın yardım istemek amacıyla saat 04.30-05.00 sıralarında 2 ve 3 No.lu dairelerin kapısını çaldığı ancak dairelerden herhangi bir ses gelmediği anlaşılmıştır.

21. Bilirkişi heyetince hazırlanan 22/6/2009 tarihli raporda, kombide yanmış gazı bacaya bağlayan spiral borunun çok sayıda yerinde delik ve yırtık bulunduğu, bu durumun çıkan gazın baca yerine daire içine yayılmasına ve dolayısıyla zehirlenmeye neden olduğu, kombinin çok yakınında bulunan aspiratörün kombi ile aynı anda çalışmasının negatif baskı yaratacağı ve bacanın çekişini olumsuz etkileyebileceği, ana duman bacasının içindeki tuğla aralarının çok açık olduğu, bu hususun da çekişi azaltabileceği, kombinin yanmış gazı bacaya bağlayan atık gaz çıkış borusunun kalınlığının 1 mm olması gerekirken 0,5 mm olduğu açıklanıp olayın meydana gelmesinde kusuru bulunanlar belirtilmiştir. Buna göre;

i. Baca tuğlaları arasında bulunan açıklığın mutfak davlumbazlarının bağlandığı bacaya karbonmonoksit gazı sızma tehlikesi yaratması ve spiral borunun kalınlığının 1 mm olması gerekirken 0,5 mm olması nedeniyle olayın meydana geldiği binanın yapılışına gerekli özeni göstermeyip baca borusunu takan ve taktıran inşaat şirketi yetkilisi E.K.K. tali kusurludur.

ii. Tesisat yüklenicisi şirketin yetkilisi F.V., gerekli standartta malzeme kullanmaması nedeniyle tali kusurludur.

iii. Bina sahibi C.Ö., yıllık kombi bakım ve tamir işlemini yetkili firmaya gereği gibi standartlara uygun şekilde yaptırmaması ve sadece arızaları tamir ettirmesi nedeniyle tali kusurludur.

iv. Kiracı (başvurucu) Okşan Rabia Attila, kiralamış olduğu meskenin kombi ve baca bakımını kış mevsimine girerken yaptırmaması ve ev sahibinin yaptırdığını söylediği kontrol ile yetinmesi nedeniyle tali kusurludur.

v. Kombinin bakımını yapan servisin idari yetkilisi M.L.K. ile bakımı gerçekleştiren teknik yetkilisi M.E.U. tali kusurludur.

vi. Tesisat projesini yapan Y.K. tali kusurludur.

vii. Elektrik Gaz Otobüs (EGO) Genel Müdürlüğü üst yöneticileri ve 1/9/2007 tarihinde doğal gaz dağıtım hizmetlerinin devrolunmasından itibaren Gaz Şirketi üst yöneticileri doğal gaz konusunda ihtisas sahibi ülkeler olan Rusya, Kafkas ve Avrupa ülkelerindeki standartları alıp (şönt baca yerine çelik baca mecburiyeti getirilmesi, doğal gaz baca bağlantılarında çabuk deforme olmayan kalitede kalın çelik malzeme, bağlantı yerlerinde ise paslanmaz esnek çelik malzeme kullanılması, hermetik kombi kullanma zorunluluğu getirilmesi, gaz alarm cihazı ve kesici sensör gibi malzemelerin kullanılmasının mecbur hâle getirilmesi ve önceden yapılmış binalarında günün teknolojisine uygun kalite ve standartlara dönüştürülmesi) günün teknolojisine uygun kalite ve standartta malzeme bulundurma zorunluluğu getirmemişler ve bacaların yılda en az bir kez temizlenmesini tüketicinin inisiyatifine bırakmışlardır. Bu nedenle, olayın meydana geldiği binaya doğal gaz sayacı takılıp abonelik sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 10/4/2002 tarihinden EGO Genel Müdürlüğü tarafından doğal gazın Gaz Şirketine devredildiği tarih olan 1/9/2007 tarihine kadar EGO Genel Müdürlüğünde görevli yöneticilerinden 2004 yılına kadar EGO genel müdürü olarak görev yapan İ.F., 2004 - 1/9/2007 tarihleri arasında EGO genel müdürü görevini yapan K.U., 1/9/2007 tarihine kadar EGO Genel Müdürlüğünde doğal gazdan sorumlu genel müdür yardımcılığı görevini yürüten E.U., olayın meydana geldiği binada doğal gaz bağlandığı sırada Gaz Daire Başkanı"na vekâlet eden Başkan Yardımcısı H.A. ile doğal gazın EGO Genel Müdürlüğünden 1/9/2007 tarihinde Gaz Şirketine devredilmesi nedeniyle Gaz Şirketi Genel Müdürü V.K.D. ile Gaz Şirketinin doğal gazdan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Y.B. tali kusurludur.

22. Yürüttüğü soruşturma sonunda 7/7/2009 tarihli iddianameyle bilirkişi raporunda kusurlu olduğu belirtilen tüm şüpheliler hakkında taksirle öldürme suçundan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) kamu davası açan Cumhuriyet Başsavcılığı, EGO Genel Müdürlüğünde/Gaz Şirketinde çalışan V.Ç., S.A., N.E., M.G., H.Ü., B.G., A.Ç., A.A., A.Ö., A.K. ve A.V. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (kovuşturmasızlık kararı) vermiştir.

i. İddianamenin ilgili kısımları şöyledir:

"...

18/04/2001 tarihinde kabul edilen 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun 4. maddesinde dağıtım şirketleri sorumluluk alanlarında bulunan tüketicilerin talep etmesi halinde bu tüketicileri sisteme bağlamak zorunda oldukları, ancak bağlantı yapma yükümlülüğü şirketin tasarrufu altındaki sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede olmasına ve tüketicinin de kendi üzerine düşen ve dağıtım yönetmeliğinde öngörülen işlemleri yapmasına ve belirlediği usul ve esaslara göre bağlantının teknik ve ekonomik olarak gerçekleşmesinin mümkün olmasına bağlı olduğu, dağıtım şirketleri konut, ticarethane ve sanayi dahil tüketicileri doğalgaz kullanmak için yaptıkları ve mevcut olan iç tesisatı kendi teknik personeline veya kendi adına çalışan denetim şirketine kontrol ettirebilir, iç tesisatın yayımlanacak iç tesisat yönetmeliğine uygun olmadığının tespiti halinde şirket gaz vermeyi reddedebileceği gibi vermekte olduğu gazı da kesebileceği, tüketicinin tesisatı uygun hale getirip tekrar başvurması halinde aynı işlemin tekrarlanacağı, ilk tesisatta yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması, proje dışı tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı nedeniyle doğabilecek zarar ve ziyandan dağıtım şirketlerinin sorumlu olmadığı kanun ile hüküm altına alındığı,

4646 sayılı doğalgaz kanununa ve 4628 sayılı elektrik piyasası kanununa dayanılarak 18/09/2002 tarihinde yayınlanan doğalgaz piyasası iç tesisat yönetmeliğinin 5. Maddesinde iç tesisatın tasarımı, yapımı, yerleştirilmesi, kontrolü, işletmeye alınması ve işletilmesi ile ilgili olarak TSE, EN, ISO, IEC standartlarından herhangi birine, bu standartlarda yoksa TSE tarafından kabul gören diğer standartlara uyulmasının zorunlu olduğu, müşteri tarafından iç tesisat veya mevcut tesisatta yapılacak tadilatın bedeli karşılığında sertifika sahibine projelendirilir, inşa ettirir, müşteri tarafından yaptırılan iç tesisatın proje onayı yapım uygunluk kontrolü ve işletmeye alınması dağıtım şirketinin yükümlülüğündedir, dağıtım şirketi kontrol yükümlülüğünü kendi teknik personeli veya sorumluluğu kendisinde kalmak kaydı ile kendi adına çalışan sertifika sahibi denetim şirketleri aracılığı ile yerine getirebileceği, dağıtım şirketi sorumluluk bölgesi içinde yaptığı ve yaptırdığı kontrol sonucunda iç tesisatı uygun bulmaması halinde doğalgaz verilmesini reddedebileceği gibi mevcut iç tesisat için vermekte olduğu doğalgazı da kesebilir, müşteri iç tesisatını uygun hale getirip tekrar başvurduğu takdirde yapılacak kontrol neticesinde iç tesisatın uygun olduğunun tespiti durumunda dağıtım şirketi doğalgaz vermekte yükümlü olduğu, söz konusu yönetmeliğinin geçici maddesinde iç tesisat ile ilgili mevcut uygulamalar bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl geçerli olduğu, bu tarihten sonra yapılacak uygulamalar söz konusu yönetmelik hükümlerine tabi olduğu belirtildiğinden TSE tarafından 1990 yılında yayınlanan ve 2007 yılında da revize edilen TSE 7363 sayılı standart ile belirlendiği halde şönt bacaya doğalgaz bağlanmayacağı, şönt baca yerine müstakil bacaların kullanılması gerektiği, çelik boruların kullanılması gerektiği, hatalı boru ve bağlantı elemanlarındaki bozuklukların tamir ile yetinilmeyip bunların standartlara uygunu ile değiştirilmesi, doğalgaz kullanıcısı gaz yakma tesisini senede en az 1 defa yapımcı firmanın yetkili elemanlarına veya bu konuda uzman kişilere muayene ve bakımını yaptırması gerektiği, baca çekişinin bozulması durumunda gaz yakıtlı cihazların emniyetli kapanmasını sağlayacak baca sensörünün cihazın üzerinde bulunması gerektiği TSE tarafından belirlendiği halde söz konusu bina şönt baca olduğu, binada yapılışı ve kullanılan malzemenin TSE 7363 sayılı standartlarına uymadığı, ayrıca gaz kaçaklarının aranması için ... cihazı yerine günün teknolojisine uygun daha duyarlı cihazların kullanılması ve herhangi bir dairede gaz kaçağı ihbarı gelip diğer dairelerden ihbar olmasa dahi ihbarın geldiği dairenin alt, üst ve yan dairelerinde gaz kaçağının olup olmadığının araştırılması zorunlu hale getirilmesi ve bu konuda uygulamaya geçilmesi, insan hayatını doğrudan etkilediği için olayın meydana geldiği bina gibi şönt bacalı binaların müstakil ve çelik bacaya biran önce dönüşünün sağlanması gerektiği, yukarıda belirtildiği şekilde olayın meydana geldiği binadaki spiral borunun ince olması ve eskiyip yırtılması haricindeki eksikliklerin 2002 yılında EGO Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen standartlara uygun olduğu, fakat TSE 7363 sayılı standardına göre şönt bacalı binalara doğalgaz verilemeyeceğinden binaların müstakil ve çelik bacaya geçilip doğalgaz ile ilgili tüm emniyet tedbirlerinin alınması gerektiğinden, olayın meydana geldiği söz konusu binada bilirkişilerin raporlarında belirlemiş oldukları eksiklikler ve yetersizliklerden dolayı tüm şüphelilerin tali oranda kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır..."

ii. Kovuşturmasızlık kararının ilgili kısımları şöyledir:

"...

... EGO Genel Müdürlüğünde ve Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünde üst yönetimde ve karar mekanizmalarında çalışmayan ve bu nedenle kusurları bulunmadığı anlaşılan yukarıda açık kimlikleri yazılı şüpheliler [V.Ç.], [S.A.], [N.E.], [M.G.], [H.Ü.], [B.G.], [A.Ç.], [A.A]. ve [A.Ö.] haklarında KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,

Şüpheliler [A.K.] ve [A.V.], ... zehirlenme olayına ilişkin 01/01/2009 günü saat 05:10 sıralarında Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş."ye ihbar gelmesi üzerine ve ihbarında Başkent Doğalgaz A.Ş. Telsiz operatörü [A.A.] tarafından kendilerine intikal ettirilmesi üzerine ihbarın geldiği daireye gittikleri, 4 nolu dairenin doğalgaz vanasını kapattıkları, ayrıca ... isimli kaçak arama cihazı ile bina girişinden itibaren kaçak olup olmadığını kontrol ettikleri, ... cihazı diğer dailerde ve bu arada 3 nolu dairede gaz kaçağı alarmı vermediği ve diğer dairelerle ilgili de ihbar gelmediği için şüpheliler [A.K.] ve [A.V.] 3 nolu daireye girerek kontrol etmemiş iselerde EGO Genel Müdürlüğü ve daha sonra Başkent Doğalgaz A.Ş."nin genel uygulaması herhangi bir yerde gaz kaçağı olduğu zaman ihbarın geldiği yerde gaz kaçağı araması yapılması, ihbarın gelmediği ve ... cihazı ile de yapılan aramada gaz kaçağı tespit edilemez ise diğer dairelere girilmemesi şeklinde bir uygulama söz konusu olduğu... gaz kaçağı olan binaların cam ve kapıları hava geçirmeyecek şekilde kapatılması durumunda ... cihazının gaz kaçağı sinyalini vermemesi söz konusu olduğu, bu nedenle ... cihazına göre daha duyarlı gaz kaçağı arama cihazlarının Başkent Doğalgaz A.Ş."de bulunması ve kullanılması gerektiği ve gaz kaçağı olan dairelerin üst, alt ve yan dairelerinde de ihbar gelmese bile gaz kaçağı olup olmadığının araştırılması için girilerek kontrol edilmesi gerekiyor ise de bu konudaki eksikliğin ve yetersizliğin gerekli talimatları vermeyen ve ... cihazına göre daha duyarlı cihazları bulundurmayan EGO Genel Müdürlüğü ve 01/09/2007 tarihinde EGO Genel Müdürlüğünden doğalgazı devralan Başkent Doğalgaz A.Ş."nin üst yönetimine ait olacağı ve EGO Genel Müdürlüğü Başkent Doğalgaz A.Ş."nin üst yöneticileri hakkında kamu davası açıldığından, bu nedenle müsnet olayla ilgili kusurları tespit edilemeyen şüpheliler [A.K.] ve [A.V.] haklarında KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA... karar verildi."

23. Kovuşturmasızlık kararına itiraz edildiği tespit edilmiş olsa da itirazın hangi nedenle kim tarafından yapıldığı ve itiraz hakkında ne karar verildiği saptanamamıştır.

24. Katılanların, katılan sanık Okşan Rabia Attila"nın ve sanıkların beyanlarını alan Ceza Mahkemesi kusur durumu yönünden dört kez bilirkişi görüşüne başvurmuştur. Bilirkişi raporlarına göre sanıkların kusur durumu aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

 

 Sanıklar

 16/3/2010

tarihli rapor

 16/8/2010

 tarihli rapor

 12/12/2011

 tarihli rapor

 3/10/2012

 tarihli rapor

C.Ö.

3. derece tali kusurlu

kusursuz

kusursuz

kusurlu

E.K.K.

1. derece kusurlu

tali kusurlu

asli kusurlu

kusurlu

E.U.

kusursuz

tali kusurlu

kusursuz

kusursuz

F.V.

3. derece kusurlu

kusursuz

asli kusurlu

kusursuz

H.A.

kusursuz

tali kusurlu

tali kusurlu

kusursuz

İ.F.

kusursuz

tali kusurlu

kusursuz

kusursuz

K.U.

kusursuz

tali kusurlu

tali kusurlu

kusursuz

M.L.K.

2. derece tali kusurlu

kusursuz

tali kusurlu

tali kusurlu

M.E.U.

tali kusurlu

tali kusurlu

asli kusurlu

kusurlu

V.K.D.

kusursuz

tali kusurlu

tali kusurlu

kusursuz

Y.B.

kusursuz

tali kusurlu

tali kusurlu

kusursuz

Y.K.

kusursuz

kusursuz

asli kusurlu

kusursuz

Okşan Rabia Attila

3. derece kusurlu

kusursuz

kusursuz

kusurlu

25. Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada başvurucu Yasemin Doğan, katılan sıfatıyla yer almıştır.

26. Ceza Mahkemesi 19/12/2012 tarihinde;

i. E.K.K.nın 5 yıl 10 ay, M.E.U.nun 4 yıl 2 ay, C.Ö.nün ise 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

ii. Başvurucu Okşan Rabia Attila"nın neticeten 18.200 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

iii. Olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilemeyen diğer sanıkların beraatine,

iv. İhbar üzerine olay yerine giden A.V.nin kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi ve gerektiğinde kamu davası açılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar vermiştir.

27. Ceza Mahkemesince verilen kararın ilgili kısımları şöyledir:

"...[A]lınan raporlar bir bütün halinde irdelendiğinde EGO üst düzey yöneticilerine kusur izafe edilen raporlardaki gerekçe, bu yöneticilerin yönetmelikleri zamanın şartlarına uygun şekilde çıkartmadıkları ileİTÜ den seçilen bilirkişiler kurulu tarafından tanzim edilen 12.12.2011 tarihli rapora göre ise de ; kusurlu gösterilen EGO yöneticileri [K.U.], [V.K.D.] ve [Y.B.]"ün acil durum prosedürünün gereği gibi uygulanmasını sağlamamaları gösterilmiştir.

EGO Genel Müdürlüğü üst yöneticilerine izafe edilen ve bire bir sorumlu olduklarını gösteren bir kusur söz konusu değildir. Cumhuriyet Savcılığına hitaben tanzim edilen raporda bu kişilerin zamanın şartlarına uygun yönetmelik çıkartmadıkları, ya da yönetmelik önerisinde bulunmadıklarından bahsedilmiştir.

Kanun ya da yönetmelik çıkarılmaması nedeniyle yöneticinin kusurlu olduğu kabul edilemez.

Yönetmelik çıkarmama ya da önermemeyle dosyaya konu olayda direkt bir illiyet bağından bahsetmek mümkün değildir...

Başkent Doğalgaz A.Ş Genel Müdürlüğü tarafından 2008 yılında çıkartılan acil durum prosedürünün bir sureti kitapçık halinde dosya içerisindedir.

Bu prosedürün 6.maddesinde, ihbar alan kişinin yapacağı haller tek tek sayılmıştır.

Acil durum prosedüründeki bütün maddeler irdelendiğinde Başkent Doğalgaz A.Ş yönetim kurulu üyesi olan [K.U.], Başkent Dağıtım A.Ş Genel Müdürlüğü ve yönetim kurulu başkanı olan [V.K.D.] ile Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş Genel Müdür Yardımcısı [Y.B.]"ün olay mahalline bizzat giderek olaya müdahale etmek gibi bir görevlerinin olmadığı anlaşılmıştır.

Esasen genel müdür, genel müdür yardımcısı, yönetim kurulu üyesi gibi üst yönetici konumundaki kişilerin görevlendirilen elemanlar varken bütün ferdi olaylara bizzat gitmesi de düşünülemez.

Acil durum prosedürüne göre ihbarı alan kişinin yapacağı hususlar tespit edilmiş olup, bu prosedür üst yöneticiler tarafından yürürlüğe konulmuş görevlilere verilmiştir.

Görevlilerin bu prosedür gereklerini eksik yapmaları halinde dahi üst yöneticilerin cezai olarak bundan sorumlu kabul edilmeleri düşünülemez.

 Bu itibarla Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş ya da EGO Genel Müdürlüğü döneminde üst yönetici olarak görev yapan sanıklar [E.U.], [H.A.], [İ.F.], [K.U.] ve [Y.B.]ün bu olayda TCY nın 22 maddesi anlamında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri tespit edilemediğinden bu sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir.

...

...[S]uça konu evde 21.12.2007 tarihinde genel kombi bakımı yapıldığı halde 2008 yılı kış aylarına girerken genel kombi bakımının yapılmadığı, sadece su akıtması, sesli çalışma ve sıcak su alınırken aniden soğuma şikayeti nedeniyle servis çağrıldığı, ev sahibi olan [C.Ö.]in 18.03.2008 tarihinde bu arızaları giderdiği, bu arızaların dışında baca borusunu değiştirdiğine genel bakım yapıldığına dair bir kayda rastlanılmadığı, buna rağmen evi kiraladığı Okşan Rabia Attila"ya bakım yaptırdığını bildirdiği, dolayısıyla ev sahibi olan sanık [C.Ö.]"inTCY nın 22 maddesi anlamında dikkat ve özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği, olayda kusurlu olduğu sonucuna varılarak, kusursuz olduğu şeklindeki raporlara itibar edilememiştir.

...

...[S]uça konu evi 01.08.2008 tarihinde kiralayan sanık Okşan Rabia Attila"nın22.06.2009, 16.03.2010 ve 3.10.2012 tarihli raporlarda da belirtildiği üzere bu evde bizzat oturacak olması nedeniyle ev sahibinin kombi bakımını yaptırdım şeklindeki sözüne itibar etmeyerek ondan belgesini alıp incelemesi, genel kombi bakımının yapılmadığını bu şekilde tespit ederekişin önemine binaen gözle görülür şekilde eskimiş ve delinmiş olan kombi baca borusunu değiştirmesi, sonbahara girerken gerekli bakımı yaptırması gerekirken TCY nın 22 maddesi anlamında bu özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından kiracı Okşan Rabia Attila"nın kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Sanık [M.L.K.] suça konu evdeki kombinin bakımını yaptığı iddia edilen servisin sahibidir. Kendisi eve gitmemiştir.

...

Ancak servis yetkilisi[M.L.K.] tarafından suça konu binaya gönderilen[M.E.U.] isimli kişi makina mühendisidir. Servis yetkilisi olarak binaya bu işi bildiği yasal olarak kabul edilen makina mühendisini gönderdiğine göre yetersiz bir eleman gönderdiği yada elemanını yeterince ikaz etmediği veya eğitmediğinden bahsetmek mümkün değildir. Bu itibarla bu sanığın kusurlu olduğu şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına itibar edilemeyerek sanık[M.L.K.]"in olayda kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır.

...

...[M.E.U.] alınan bütün raporlarda kusurlu gösterilmiştir. Zira kendisi makina mühendisidir. Arıza nedeniyle dahi olsa 18.03.2008 tarihinde suça konu eve gitmiştir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere bu konuda yetki sahibi olması ve işin önemine binaen kombi ve baca bağlantılarını tamamen inceleyip tehlikeli bir durum varsa bu hususu evde bulunan kişiye önermesi, onu uyarması, bu durumu servis fişine yazması gerekirken bu gerekleri yerine getirmediği, baca ve bağlantı aksamını kontrol etmeksizin sadece kombideki arızayı gidermekle yetindiği, dolayısıyla olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

...

Dosyadaki birbirlerini doğrulayan rapor içeriklerine göre baca projesine göre şönt baca olarak yapılmıştır. Ancak baca dış cephe duvarın üst yüzeyine bitişik olarak çıkarılmıştır. Çatıya 4,5 metre kala bacada eksen sapması yapılarak baca duvar üzerinden çatıya çıkartılmıştır. Böylece bacanın dış yüzey tarafı ısı yalıtımsız kalmıştır. Baca çekişlerinin düz olması, bacanın düşey konumda bulunması, yüksekliği ve sıcaklığının birbirine orantılı olarak yapılmaması neticeye etki etmiştir. Bacada eksen sapması olarak tam düşey konumdan sapmış olması, bacanın çatıya çıkarken dış yüzeyinin yalıtımlı olmaması nedeniyle yanan gazda belirtilen metrelerde soğuk nedeniyle gaz sıcaklığının düşeceği ve yoğuşma olacağı, yoğuşan gaz nedeniyle baca çekiminin güçleşeceği, dolayısıyla yanan gazların CO bacadan havaya atılmayıp bacadan çıkmayan yanmış gazların aliminyum spiral fleks borudaki deliklerden eve yayılacağı raporlarda açıkça vurgulanıp müteahhit[E.K.K.]"nın kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

...

...[P]rojedeki imza da sanık[Y.K.]a ait değildir. Zira projenin mühendis tarafından imzalanması gerekir. Sanık[Y.K.] mühendis değildir. Son olarak tanzim edilerek bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere boru kalınlığı projede az gösterilse dahi aradan geçen zaman nedeniyle borunun değiştirilmesi ve günün şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiği anlaşıldığından sanık [Y.K.]un olayda kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sanık[F.V.] suça konu dairedeki doğalgaz tesisatını yapan ... şirketinin sahibi ve sorumlu müdürüdür.

...

Bu sanığın kusurlu olduğuna ilişkin raporlar birbiri ile dahi örtüşmemektedir. 12.12.2011 tarihli raporda[F.V.]"nın baca bağlantısını hatalı yapmasından bahsedilmiştir. Halbuki [F.V.]"nın bu şekilde bir görevi olmadığı gibi uygulaması da söz konusu değildir. Bu nedenle bu rapor [F.V.] açısından dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Diğer iki raporda yani Cumhuriyet Savcılığına verilen rapor ile 16.03.2010 tarihli raporda [F.V.]"nın uygun malzeme kullanmadığı, bir başka anlatımla bir 1 mm kalınlıkta spiral boru takması gerekirken, 0,5 mm kalınlıkta daha düşük kalitede boru taktığı gerekçesiyle kusurlu olduğu bildirilmiş ise de ; bilhassa 03.10.2012 tarihli raporda da açıklandığı üzere [F.V.] tarafından takılan borunun takılma tarihinden itibaren 7 sene geçmiştir. Aradan geçen zaman zarfında borunun yıpranması normal olduğundan esasen olay tarihinden önce borunun değiştirilmesi gereklidir. Bu durumda [F.V.]"nın 7 sene önce ince boru taktığı gerekçesi ile ebediyen sorumlu tutulması dosya kapsamına uygun değildir. Bu nedenle[F.V.] olayda kusursuz kabul edilmiştir.

..."

28. Verdiği karar uyarınca Ceza Mahkemesi 21/1/2013 tarihinde A.V. hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusu üzerine ne işlem yapıldığı tespit edilememiştir.

29. Bazı sanık müdafileri, katılan sanık Okşan Rabia Attila müdafii ve katılanlar vekilinin talepleri üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi (Ceza Dairesi) 25/9/2014 tarihinde, beraat hükümleri ile sanık E.K.K. hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar vermiştir. Bundan başka binaya ait bacanın hatalı olmasına rağmen projelere uygun olduğu yönünde uygunluk raporu düzenleyip onay veren görevliler hakkında zamanaşımı süresi içinde dava açılmasının mümkün olduğuna işaret eden Ceza Dairesi, hapis cezasının dosya kapsamına ve sanığın kişilik özelliklerine uygun düşmeyen gerekçe ile adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi nedeniyle sanık M.E.U. hakkında kurulan hükmün, kiracı olan sanığa yüklenecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle katılan sanık Okşan Rabia Attila hakkında kurulan hükmün ve hükümden sonra ölmesi nedeniyle hakkında açılan davanın düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle sanık C.Ö. hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar vermiştir.

30. Yargıtay ilamını 1/4/2015 tarihinde öğrenen başvurucular 30/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

31. Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Ceza Mahkemesi 6/5/2015 tarihinde sanık C.Ö. hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, katılan sanık Okşan Rabia Attila"nın beraatine, sanık M.E.U.nun neticeten 30.400 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve projelere uygun olduğu yönünde uygunluk raporu düzenleyip onay veren görevliler hakkında suç duyurusunda bulunmasına karar vermiştir.

32. Anılan karar uyarınca Ceza Mahkemesi 22/5/2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusu üzerine ne işlem yapıldığı tespit edilememiştir.

33. Katılanlar vekilinin talebi üzerine temyiz incelemesini yapan Ceza Dairesi 20/3/2017 tarihinde, Ceza Mahkemesince verilen hükmü -vekâlet ücretiyle ilgili bölümünü düzelterek- onamıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

34. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun "Taksirle öldürme" kenar başlıklı 85. maddesi şöyledir:

"(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

35. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” kenar başlıklı 13. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir."

36. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 41. maddesi şöyledir:

"Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.

Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur."

37. 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu"nun (Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanun) "Doğal gaz piyasa faaliyetleri" kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"...

Dağıtım şirketlerinin yükümlülükleri:

...

2) Dağıtım şirketleri sorumluluk alanlarında bulunan tüketicilerin talep etmesi halinde, bu tüketicileri sisteme bağlamakla yükümlüdür. Ancak bağlantı yapma yükümlülüğü, şirketin tasarrufu altındaki sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede olmasına ve tüketicinin de kendi üzerine düşen ve dağıtım yönetmeliğinde öngörülen işlemleri yapmasına ve belirleyeceği usul ve esaslara göre, bağlantının teknik ve ekonomik olarak gerçekleşmesinin mümkün olmasına bağlıdır. Bu konuda ihtilaf olması halinde bağlantının teknik ve ekonomik olup olmadığına Kurul karar verir.

...

4) Dağıtım şirketleri, konut, ticarethane ve sanayi dahil tüketicileri doğal gaz kullanmak için yaptırdıkları veya mevcut olan iç tesisatı kendi teknik personeline veya kendi adına çalışan denetim şirketlerine kontrol ettirebilir. İç tesisatın, yayımlanacak iç tesisat yönetmeliğine uygun olmadığının tespiti halinde, şirket gaz vermeyi reddedebileceği gibi vermekte olduğu gazı da kesebilir. Tüketicinin tesisatı uygun hale getirip tekrar başvurması halinde, aynı işlemler tekrarlanır. İç tesisatta yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması, proje dışı tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı nedeniyle doğabilecek zarar ve ziyanlardan dağıtım şirketleri sorumlu değildir.

..."

38. 18/9/2002 tarihli ve 24880 sayılı Resmî Gazete"de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası İç Tesisat Yönetmeliği"nin 5. maddesi, 6. maddesinin ilgili bölümü, 7. maddesi ve geçici 1. maddesi şöyledir:

"Standartlar

Madde 5- İç tesisatın tasarımı, yapımı, yerleştirilmesi, kontrolü, işletmeye alınması ve işletilmesi ile ilgili olarak TS, EN, ISO, IEC standartlarından herhangi birine, bu standartlarda yoksa, TSE tarafından kabul gören diğer standartlara uyulması zorunludur. Standartlarda değişiklik olması halinde; değişiklik getiren standart, uygulanan standardın iptal edilmesi veya yürürlükten kaldırılması halinde ise yeni standart geçerli olur. İç tesisatta, standart belgesine sahip olmayan malzeme kullanılamaz. İç tesisatta meydana gelebilecek gaz kaçak veya kazalarına karşı alınacak önlemler hususunda da anılan standartlar geçerlidir.

 Hak ve yükümlülükler

Madde 6- Müşteri, iç tesisatı veya mevcut iç tesisatta yapılacak tadilatı, bedeli karşılığında sertifika sahibine projelendirir, inşa ettirir.

Müşteri tarafından yaptırılan iç tesisatın proje onayı, yapım uygunluk kontrolü ve işletmeye alınması, dağıtım şirketinin yükümlülüğündedir. Dağıtım şirketi kontrol yükümlülüğünü, kendi teknik personeli veya sorumluluğu kendisinde kalmak kaydıyla kendi adına çalışan sertifika sahibi denetim şirketleri aracılığı ile yerine getirebilir.

Dağıtım şirketi, sorumluluk bölgesi içinde yaptığı veya yaptırdığı kontrol sonucunda, iç tesisatı uygun bulmaması halinde; doğal gaz verilmesini reddedebileceği gibi, mevcut iç tesisat için vermekte olduğu doğal gazı da kesebilir. Müşteri, iç tesisatını uygun hale getirip tekrar başvurduğu takdirde, yapılacak kontrol neticesinde iç tesisatın uygun olduğunun tespiti durumunda, dağıtım şirketi doğal gaz vermekle yükümlüdür.

...

İç tesisatta yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması, proje dışı tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı nedeniyle doğabilecek zarar ve ziyandan dağıtım veya iletim şirketleri sorumlu değildir.

İç tesisatta meydana gelebilecek gaz kaçağı veya kazalara karşı alınacak önlemler hususunda müşterilerin bilgilendirilmesi; ilgisine göre dağıtım şirketi veya iletim şirketinin sorumluluğundadır. Söz konusu önlemlerin alınması ise müşterinin yükümlülüğündedir.

Dağıtım şirketleri, iletim şirketleri, sertifika sahipleri ve müşteriler Kurul tarafından yapılan düzenlemelere uymak zorundadır.

Diğer hükümler

Madde 7- Dağıtım ve iletim şirketleri, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, iç tesisatla ilgili diğer hususları Kurum onayı ile düzenleyebilir.

Geçici Madde 1- İç tesisatla ilgili mevcut uygulamalar, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl geçerli olup, bu tarihten sonra yapılacak uygulamalar, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olmak zorundadır.

Yürürlük

Madde 8- Bu Yönetmelik 2/11/2002 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer."

39. 3/11/2002 tarihli ve 24925 sayılı Resmî Gazete"de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 36., 37., 59., 60. ve 61. maddelerinin olay tarihinde yürürlükte olan hâllerinin ilgili kısımları şöyledir:

"Bağlantı

Madde 36- (Değişik: RG-06/08/2004-25545)

Dağıtım şirketi, sorumluluk alanında bulunan tüketicileri talep etmeleri halinde, dağıtım şebekesine bağlamakla yükümlüdür. Ancak bağlantı yapma yükümlülüğü, dağıtım şirketinin tasarrufu altındaki sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede olmasına ve bağlantının teknik ve ekonomik olarak mümkün olması yanında talep sahibinin ilgili mevzuatta öngörülen işlemleri yapmasına bağlıdır. Dağıtım şirketinin, sorumluluk alanı dışına bağlantı yapabilmesiKurul izni ile mümkündür.

Dağıtım şirketine yapılacak bağlantı talepleri; bağımsız bölüm maliki, binanın veya tesisin sahibi ya da bunların yetkili temsilcilerince yapılır. Dağıtım şirketi, bağlantı talebini en geç on beş gün içinde değerlendirir ve talebi uygun bulması durumunda bağlantının gerçekleştirilmesi için gereken işlemleri yapar, uygun bulmaması halinde ise gerekçelerini yazılı olarak talep sahibine bildirir. Talebi uygun bulunan talep sahibi ile bağlantı anlaşması imzalanır.

...

Bağlantı talebi reddedilen talep sahibi, dağıtım şirketinin kararının kendisine ulaştığı tarihten itibaren altmış gün içinde Kuruma yazılı olarak başvurarak bağlantının teknik ve ekonomik olarak mümkün olup olmadığının tespitini isteyebilir. Kurul, dağıtım şirketinin konu hakkındaki savunmasını aldıktan sonra, bu maddede belirtilen esasların ihlal edildiğinin tespit edilmesi halinde, dağıtım şirketi Kurulun bu konuda vereceği karara uymak zorundadır.

...

İç Tesisat Onayı ve İşletmeye Alınması

Madde 37- (Başlığıyla birlikte değişik: RG-06/08/2004-25545)

İç tesisatların projelendirilmesi ve yapımı, bağımsız bölüm maliki, binanın veya tesisin sahibi ya da bunların yetkili temsilcileri tarafından sertifika sahiplerine yaptırılır. Sertifika sahibi firma ile başvuru sahipleri arasında yapılacak işin kapsamı ve koşullarını belirleyen bir sözleşme imzalanır. Bu sözleşmenin bir sureti sertifika sahibinin projenin onayı için dağıtım şirketine vereceği müracaat dosyasında yer alır. İç tesisat ve/veya dönüşüm projesinin dağıtım şirketince onaylanmasından sonra iç tesisatı yapacak olan firma sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini sigortalatır ve bununla ilgili belgeler dağıtım şirketine teslim edilmeden iç tesisatın yapımına başlanmaz.

...

Dağıtım şirketi, yaptırılan iç tesisatı ilgili mevzuat hükümlerine göre, tesisatın kontrol ve onayı için kendisine yapılan müracaat tarihinden itibaren en geç on gün içinde kendi teknik personeline veya iç tesisatı yapan firma dışında kendi adına çalışan sertifika sahiplerine kontrol ve test ettirir ve uygun bulması halinde onaylar. Uygun bulmaması halinde ise, tespit edilen hata ve eksiklikler giderildikten sonra, kontrol ve testlere ilişkin işlemler yeniden yapılır.

İç tesisatın işletmeye alınması; ilk abonelik sözleşmesinin imzalanmasından sonra sistemin yakıcı cihaz dahil çalışır durumda olması şartıyla, dağıtım şirketi yetkilisi, iç tesisatı yapan firma yetkilisi ve müşterinin birlikte imzaladığı bir tutanakla kayıt altına alınır. Bu işlemlerle ilgili dağıtım şirketlerinin alacağı bedellerin hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar, her yıl tarife önerisi ile birlikte dağıtım şirketi tarafından Kuruma önerilir ve Kurul tarafından belirlenir.

Kokulandırma

Madde 59- Dağıtım şirketi, doğal gaz kaçaklarının fark edilebilmesini sağlamak amacıyla doğal gazı kokulandırır. Kokulandırma, ilgili mevzuat ve standartlar doğrultusunda yapılır ve en az ayda bir kez test edilir.

Kaçak tespiti ve kontrolü

Madde 60- Dağıtım şirketi, güvenlik açısından olası kaçakların tespiti ve bunun için gerekli tedbirlerin alınması amacıylaaltı aydan kısa periyotlarda ilgili mevzuat ve standartlara uygun olarak kaçak kontrolü yapar ve sonuçlarını kayıt altına alır.

Kaçak kontrolleri, özel olarak yakınından alçak basınçlı dağıtım hattı geçen altyapı, demiryolu, kanal, kanalet, altyapı tesis kesişmeleri gibi özel geçiş noktaları da dahil, şebekenin tamamında uygun doğal gaz dedektörleri kullanılarak yapılır. Söz konusu kontrollerde uygun ölçekli haritalar ile halihazır projeler kullanılır ve kaçak kontrol kayıtları bu projelerdeki gösterimler dikkate alınarak yapılır.

...

Acil müdahale

Madde 61-Dağıtım şirketi, arızalara, şebeke özelliklerini dikkate alarak zamanında müdahale ve etkin bir çözüm sağlayacak acil müdahale organizasyonunu kurmak zorundadır. Oluşturulan acil müdahale merkezinde, acil ihbar için özel servis numarasını arayan kişiye, en geç üçüncü çalışta otomatik santral olmadan cevap verebilecek yeterli sayıda telefon hattı bulundurulur. Ayrıca, söz konusu merkezde yeterli sayıda tam teşekküllü acil müdahale aracı ile bunların çalışması için yeterli sayıda eğitimli personel bulundurulur.

Dağıtım şirketi, doğal gazla ilgili her türlü tesis ve cihazların üzerine doğal gaz acil özel servis telefon numarasını da içeren ikaz ve işaret levhaları yerleştirir.

Dağıtım şirketi, ihbarları kayıt edecek personeli ve kullanılacak acil müdahale araçlarından en az birini personeli ile birlikte yirmi dört saat hazır durumda tutar. Acil müdahale gerektiren ihbarlara en geç on beş dakika içinde ulaşacak organizasyonu yapar, arıza sayısı ve sıklığına bağlı olarak yeterli sayıda bakım-onarım personelinin iş başında olmasını sağlar.

Dağıtım şirketi, acil müdahale personelini, arıza tespiti ve onarım, ekipman ve araçların kullanımı, kazadan korunma ve iş emniyeti tedbirleri, belli bir sürede tespit edilemeyen veya giderilemeyen arıza hallerinde uygulanacak usuller konusunda eğitir veya eğitim almalarını temin eder.

Acil müdahale merkezi; ihbarda bulunan kişileri, ihbar konusu olay karşısında nasıl davranacakları ve acil müdahale ekibinin kaç dakika içinde olay yerine ulaşabileceği gibi hususlarda bilgilendirir. Gerektiğinde güvenlik, itfaiye ve acil sağlık merkezleri ile bağlantı kurar.

Dağıtım şirketi, doğal gaz ihbarlarına ilişkin kayıtlarında asgari olarak aşağıdaki hususlara yer verir ve kayıtları muhafaza eder;

a) İhbarı yapan kişinin adı, ihbarın yapıldığı tarih ve saat,

b) İhbar konusu arızanın olduğu adres,

c) İhbarı kaydeden personel ile ihbara müdahale eden ekibin isim ve görevleri,

d) İhbar sahibine yapılan bilgilendirme ile alınan tedbir ve yapılan uygulama.

Müşteriler, acil durumlarda, acil müdahale merkezine bilgi verir ve yardım ister. Müşteriler, doğal gaz kaçak ve kazalarına karşı alınacak önlemlere ilişkin ilgili mevzuata ve dağıtım şirketinin kurallarına uyar.

Acil müdahale hizmetleri ücretsiz verilir. Ancak, acil müdahale sonucunda iç tesisatta yapılacak tamir ve tadilat müşterinin sorumluluğundadır."

40. Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından hazırlanan TS 7363 "Doğal Gaz-Bina İç Tesisatı Projelendirme ve Uygulama Kuralları" standardının Resmî Gazete"de yayımlandığı tarihten itibaren 1 ay sonra üretim ve satış safhalarında mecburi olarak uygulanmasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanlığının (Ölçüler ve Kalite Kontrol Genel Müdürlüğü) Mecburi Standart-91/54-55 sayılı tebliği, 22/5/1991 tarihli ve 20878 Mükerrer sayılı Resmî Gazete"de yayımlanmıştır. Anılan standartta; binalardaki doğal gaz tesisatının gaz işletmesine ait dağıtım şebekesi borusuna yapılan bağlantı yerinden doğal gaz tüketim cihazlarına kadar olan kısımda bulunan doğal gaz tesisleri ile atık gaz çıkış borusu ve bacalardan oluşan tesisatın bütünü olduğu ifade edilmiş olup kullanılacak boruların kalınlığı, çapı ve malzemenin cinsi dâhil iç tesisatın projelendirme ve uygulanmasına dair pek çok ölçün belirtilmiştir.

41. TSE tarafından 13/4/2006 tarihinde TS 7363/T1, 30/11/2006 tarihinde ise TS 7363/T2 olarak tadil edilen TS 7363 standardı, 4/12/2008 tarihinde tadilleriyle birlikte iptal edilmiştir. Doğal gaz teslim noktasından beslenen ve bina ve/veya arsa içine tesis edilen, doğal gaz cihazlarına, bu cihazları besleyen gaz tesisatına, yanma sonucu meydana gelen atık gazlara ait duman bacası ve kanallarına ait proje ve detaylarının düzenlenmesi, yerleştirilmesi ile doğal gaz tesisatı denendikten sonra işletmeye alınması, iç tesisatta meydana gelmesi muhtemel gaz kaçakları durumunda uyulması gereken kuralları kapsayan 4/12/2008 tarihli TS 7363 standardı 9/1/2017 tarihinde, 9/1/2017 tarihli TS 7363 standardı ise 21/5/2018 tarihinde TSE tarafından iptal edilmiştir. 21/5/2018 tarihinde yeni standart belirlenmiştir.

B. Uluslararası Hukuk

42. Konuyla ilgili uluslararası hukuka ilişkin bilgiler Anayasa Mahkemesinin Dilek Genç ve diğerleri başvurusu ([GK], B. No: 2014/3944, 1/2/2018) hakkında verdiği kararda yer almaktadır (anılan kararda bkz. §§ 33-39).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

43. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

44. Başvurucular, yakınlarının karbonmonoksit zehirlenmesinden korunması için gerekli hukuki düzenlemelerin yapılmaması, yakınlarının yaşamlarının korunması için gerekli idari tedbirlerin alınmaması, olayda sorumluluğu bulunan bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma yapılmazken hakkında soruşturma yapılan bazı kamu görevlileri hakkında beraat kararı verilmesi ve olay nedeniyle yürütülen ceza soruşturmasındaki bazı hususlar nedeniyle yaşam, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.

45. Yaşam hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında başvurucular;

i. Kombi ve baca bağlantısı konusundaki teknolojik gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan bazı yeniliklerin (Bu yeniliklerin neler olduğu başvuru formunda belirtilmemiştir.) yeni aboneler için zorunlu tutulmasına karşın eski abonelerin yeni teknolojiyi kullanmalarını zorunlu kılan hukuki düzenlemeler oluşturulmamasından,

ii. Anılan yeniliklerin kullanılmaması nedeniyle ortaya çıkabilecek tehlikeler hakkında eski abonelerin uyarılmamasından,

iii. İmar ve teknik kurallara aykırı olmasına rağmen yakınlarının bulunduğu binanın bacasını onaylayan kamu görevlileri hakkında soruşturma yapılmamasından ve bu kimselerin üst yöneticileri hakkında beraat kararı verilmesinden,

iv. Sokak isminin değiştirilmesi gibi bilgilerin kayıtlara işlenmemesi nedeniyle doğal gaz arıza ekibinin olayın meydana geldiği yeri geç tespit edip Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"ne aykırı olarak 15 dakika içinde olay yerine intikal edememesinden,

v. Yakınlarının bulunduğu binadaki bir başka dairede oturan kişilerce yapılan doğal gaz nedeniyle karbonmonoksit zehirlenmesi ihbarına rağmen eğitim eksikliği nedeniyle sadece ihbarı yapılan kişilerin ikamet ettiği dairede doğal gaz kaçağı olup olmadığının kontrol edilip diğer dairelerde doğal gaz kaçağı olup olmadığı ve karbonmonoksit zehirlenmesinin ortaya çıkıp çıkmadığının kontrol edilmemesinden, diğer daire sakinlerinin karbonmonoksit zehirlenmesi konusunda uyarılmamasından,

vi. Doğal gaz kaçağı ve karbonmonoksit zehirlenmesi konusunda daha etkin ve duyarlı cihazlar bulunmasına rağmen Doğal Gaz Dağıtım Şirketince sadece doğal gaz kaçağını tespit eden cihaz kullanmasından yakınmışlardır.

46. Başvurucular, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında ise;

i. Kovuşturmanın makul sürede sonuçlandırılmamasından,

ii. Ceza yargılamasında alınan pek çok bilirkişi raporunda gerekli hukuki düzenlemeler çıkarılmamasının kusura etkisi konusunda takdir Ceza Mahkemesine bırakılmasına karşın Ceza Mahkemesinin karar verirken söz konusu hususu değerlendirmemesinden,

iii. Alınan birçok bilirkişi raporunda doğal gaz dağıtımı ile görevli şirketlerin yetkililerine kusur verilmesine karşın anılan kişilere kusur atfetmeyen bilirkişi raporlarına itibar edilmesinin gerekçelendirilmemesinden,

iv. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında birçok farklı Cumhuriyet savcısının görev almasının yargılamanın seyrini etkilemesinden,

v. Bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmesi için mütalaa veren bilirkişilerden açıklama istenmesi gerekirken başka bilirkişinin görüşüne başvurulmasından şikâyet emişlerdir.

47. Son olarak başvurucular; soruşturma makamlarının yeterli çabayı göstermemesi, binaya inşaat ve iskân ruhsatı veren kamu görevlileri hakkında herhangi bir işlem tesis edilmemesi ve yakınlarının ölümü hakkında yürütülen soruşturmanın etkisizliği nedeniyle etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Başvuruculara göre Gaz Şirketi görevlisi hakkında ancak yargılamanın suç duyurusunda bulunulması ve binaya ait baca hatalı olmasına rağmen projelere uygun olduğu yönünde uygunluk raporu düzenleyip onay veren görevliler hakkında Ceza Dairesinin zamanaşımı süresi içinde dava açılmasının mümkün olduğuna işaret etmesi ölüm olayı hakkında etkili soruşturma yapılmadığının göstergesidir. Başvurucular, EGO Genel Müdürlüğü ile Gaz Şirketi yetkilerinin cezai sorumluluklarının ancak binadaki fen ve imar kurallarına aykırı olarak yapılan bacanın testini yapan ve bacaya onay veren yetkiler hakkında etkili bir soruşturma yapılması hâlinde ortaya çıkacağı kanaatindedirler.

48. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu olay hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan işlemler özetlenmiş ancak herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır.

49. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru formundaki iddialarını yinelemişlerdir.

B. Değerlendirme

1. Hukuki Vasıflandırma ve İncelemenin Kapsamı Yönünden

50. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular; öz itibarıyla yakınlarının yaşam hakkını korumak için gerekli mevzuatın oluşturulmamasından, lüzumlu idari tedbirlerin alınmamasından ve yakınlarının ölümüyle ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesinden yakınmaktadırlar. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, başvurunun münhasıran yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği kanaatindedir.

51. Anayasa"nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, yaşama... hakkına sahiptir."

52. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

2. Kabul Edilebilirlik Yönünden

53. Yaşama hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013,§ 41).

54. Ölen kişi adına başvuru yapabilecek kişiler, ihlalden etkilenen ya da ihlalin tespitinde menfaati olan kişilerdir. Bunlar ebeveyn, eş ve çocuklar gibi yakın akrabalar olabileceği gibi -her somut olayda yeniden değerlendirilmek üzere- ölen kişi ile yakın ilişki içinde olduğunu ortaya koyan kişilerin de başvuru hakkına sahip olduğuna karar verilebilir (Abdulkadir Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/11868, 12/6/2018, § 75).

55. Başvurucu Yasemin Doğan hariç tüm başvurucular, ölenlerden birinin annesi veya babasıdır. Dolayısıyla bu başvurucular yönünden yapılan başvuruda, başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır. Ancak başvurucu Yasemin Doğan ölen E.K.nın teyzesi olduğundan adı geçen başvurucunun mağdur sıfatının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir.

56. Başvurucu Yasemin Doğan"ın olay nedeniyle suçtan zarar gördüğü iddiasıyla yargılamaya katılma istemi Ceza Mahkemesince kabul edilmiş olup başvurucunun mağdur sıfatının bulunup bulunmadığı sorgulanmamıştır. Ayrıca başvurucunun temyiz talepleri incelenmiştir. Bu hususları nazara alan Anayasa Mahkemesi, başvurucu Yasemin Doğan"ın E.K.nın ölümünden dolaylı olarak etkilendiği ve bu nedenle dolaylı mağdur sıfatını taşıdığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla başvurucu Yasemin Doğan"ın mağdur sıfatı yönünden de başvuruda bir eksiklik bulunmamaktadır.

57. Buna karşın başvurunun diğer kabul edilebilirlik kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

58. Yaşam hakkını güvence altına alan Anayasa"nın 17. maddesi, devletin temel amaç ve görevlerinden birisinin de insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğunu belirten Anayasa"nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete birtakım negatif ve pozitif yükümlülükler yükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 50).

59. Yetki alanında bulunan hiçbir bireyin yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermemesi hususunda negatif yükümlülüğü bulunan devletin -pozitif yükümlülükler kapsamında- yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını kamu görevlilerinin, diğer bireylerin ve hatta kişinin kendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma ödevi vardır. Bu koruma ödevi bağlamında devlet, öncelikle yaşam hakkına yönelen tehdit ve risklere karşı caydırıcı ve koruyucu yasal düzenlemeler yapmalı ve bununla da yetinmeyerek gerekli idari tedbirleri almalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 51).

60. Bunun yanında pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin yaşam hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili bir yargısal sistem kurma yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmasın- yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 52).

61. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin bir de usule ilişkin yönü bulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmi bir soruşturma yürütmek durumundadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54).

62. Usul yükümlülüğünün bir olayda gerektirdiği soruşturma türünün yaşam hakkının esasına ilişkin yükümlülüklerin cezai bir yaptırım gerektirip gerektirmediğine bağlı olarak tespiti gerekmektedir. Kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olaylarında Anayasa"nın 17. maddesi gereğince devletin, sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda, yürütülen idari ve hukuki soruşturmalar ve davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi, yaşam hakkı ihlalini gidermek ve mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 55).

63. Bununla birlikte Anayasa"nın 17. maddesi başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi de yüklemez (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 56).

64. Yaşam hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmediği durumlarda etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari, hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

65. Anayasa Mahkemesi için önemli olan husus, yargısal sistemin yaşam hakkına kasıtlı olmayan eylemlerle yapılan müdahalelerden doğan sorumluluğu hiçbir durumda belirsizlik içinde bırakmamasıdır. Bu, toplumun yargısal sisteme olan güvenini korumak ve hukuk devletinin benimsenmesini sağlamak amacıyla gereklidir (Kadri Ceyhan [GK], B. No: 2014/1924, 17/5/2018, § 80).

66. Öte yandan kasıtlı olmayan eylemler nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarında kamu makamlarının muhakeme hatası veya dikkatsizliği aşan bir kusuru olduğu yani olası sonuçların farkında olmalarına rağmen söz konusu makamların kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri almadığı durumlarda ilgililer diğer hukuk yollarına başvurmuş olsalar dahi bireylerin hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine hiçbir suçlamada bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması yaşama hakkının ihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 60).

67. Somut olayda başvurucuların yakınlarının ölümü kombiyi bacaya bağlayan esnek bağlantı elemanının yıpranması ve bacanın hatalı inşa edilmesi nedeniyle daireye sızan karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu meydana gelmiştir. Başvuruda, başvurucuların yakınlarının ölümüne kasten sebebiyet verildiği iddiası bulunmadığı gibi kamu görevlilerinin olası sonuçların farkında olmalarına rağmen kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri almamaları da söz konusu değildir. Bu durumda başvuruya konu ceza soruşturması olaydan doğan sorumluluğu belirsizlik içinde bırakmıyor ise Anayasa"nın 17. maddesinden kaynaklanan etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülüğün başvuruculara adli yargıda açabilecekleri tazminat davası ve/veya idari yargı mercileri önünde açabilecekleri tam yargı davası yoluyla da yerine getirilmiş sayılabileceği sonucuna ulaşılabilir.

68. Başvurucuların yakınlarının ölümü üzerine soruşturma makamlarınca derhâl soruşturma başlatılıp olay yeri incelenmiş, olayın meydana geldiği binanın mimari ve doğal gaz projesi soruşturma evrakı arasına alınmıştır. Ayrıca otopsi işlemi yapılarak ölüm nedeni saptanmış, kusuru bulunanların tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi raporunda sorumlu olduğu belirtilen kamu görevlileri dâhil pek çok kişi hakkında kamu davası açılmıştır. Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada da sorumluların tespiti için birçok bilirkişi raporu alınmıştır. Bu şekilde yürütülen ceza soruşturmasında ölüm olayını çevreleyen koşulların tespitine imkân sağlayan gerekli ve yeterli bilgiler elde edilmiştir.

69. İhmalî davranışları nedeniyle ölüme neden oldukları iddiasıyla haklarında kamu davası açılan kamu görevlilerinin beraatine karar verilmesi ve hatta bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmemesi, olaydaki sorumlulukların belirlenmesine ve zarara ilişkin uygun ve yeterli giderim sağlanmasına imkân veren tazminat yolunun etkililiğine bir zarar vermemektedir. Zira hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başkasına verilmiş olan zararın tazmin edilmesi yükümlülüğünü ifade eden hukuki sorumluluğun kapsamı ceza hukukundaki sorumluluktan daha geniş olduğu gibi ceza kanunları uyarınca suç oluşturmayan eylem ve ihmallere karşı ilgili kişi veya kurumlar aleyhine adli ya da idari yargı önünde açılacak davalar ile de uğranılan zararların tazmin edilmesi mümkündür.

70. Bu nedenle devlet tarafından başvuruculara Anayasa"nın 17. maddesi bağlamında etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğü kapsamında olayla ilgili olarak etkili bir hukuk yolunun sunulduğu ancak başvurucuların bu yoldan faydalanmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurdukları kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, başvuru konusu olayda yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkin mevzuatta öngörülen yargısal başvuru yollarının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmediği sonucuna varılmıştır.

71. Başvurucular, kombi ve baca bağlantısı konusundaki teknolojik gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan bazı yeniliklerin yeni aboneler için zorunlu tutulmasına karşın eski abonelerin yeni teknolojiyi kullanmalarını zorunlu kılan hukuki düzenlemeler oluşturulmaması nedeniyle de yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Ne var ki söz konusu iddianın incelenebilmesi için öncelikli olarak başvurucuların yakınlarının yaşam haklarının korunması için alınması gereken tedbirler bulunup bulunmadığı, ölüm olayından kamu görevlilerinin/kamu makamlarının sorumlu olup olmadığı, sorumluluk söz konusu ise sorumluluğun kaynağının ne olduğu hususlarının adli/idari idari yargı mercilerince belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan başvurucuların anılan ihlal iddiaları yönünden bu aşamada bir inceleme yapılmamıştır.

72. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin kabul edilebilirlik kriteri dışında kalan diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden ayrıca incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

NÜFUS KAYITLARINA GÖRE

BAŞVURUCULAR İLE ÖLEN YAKINLARI ARASINDAKİ YAKINLIĞI GÖSTERİR LİSTE

 

Başvurucu Ahmet Özdokumacı

E.C.Ö.nün babası

Başvurucu Ayşe Bek

B.B.nin annesi

Başvurucu Dursun Yılmaz

T.Ş.Y.nin babası

Başvurucu Fehmi Murat Attila

T.Ö.T.nin babası

Başvurucu Güler Tozburun

O.T.nin annesi

Başvurucu Muntaha Koyuncuoğlu

E.K.nin annesi

Başvurucu Mustafa Güler Bek

B.B.nin babası

Başvurucu Okşan Rabia Attila

T.Ö.T.nin annesi

Başvurucu Semanur Yılmaz

T.Ş.Y.nin annesi

Başvurucu Seyit Tozburun

O.T.nin babası

Başvurucu Yasemin Topaloğlu

E.K.nin teyzesi

Başvurucu Zeliha Özdokumacı

E.C.Ö.nün annesi

 



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi