
Esas No: 2021/4573
Karar No: 2022/216
Karar Tarihi: 17.01.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4573 Esas 2022/216 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Sanık bir inşaatta çatı izolasyon işi yapan işçinin inşaattan düşmesi sonucu ölmesinde, merdivenlerde korkulukların yapılmaması ve inşaatın aydınlatılmaması nedeniyle kusurlu tutulan sanığın taksirle öldürme suçundan mahkum edildiği belirtiliyor. Ancak kararın, temel ceza belirlerken TCK'nın 61/1 (b) ve (g) maddelerindeki gerekçelerin gözetilmediği, adli para cezasının belirlenmesinde esas tam gün sayısı ve kanun maddesi gösterilmediği, iştirak hükümlerinin uygulanmadığı için kanuna aykırı olduğu belirtiliyor. Bu nedenle kararın, belirtilen kanun maddelerine aykırılığı giderilerek düzeltilerek onanması gerektiği ifade ediliyor. Kanun maddeleri şunlar: TCK'nın 85/1, 22/4, 62, 50/1-a, 50/4, 52/2, 52/3, 52/4; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318, 321 ve 5271 sayılı CMK'nın 232/6 maddeleri.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nun 85/1, 22/4, 62, 50/1-a, 50/4, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın (adli para cezasından ibaret/on yıl hapis cezasından aşağı) olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Olay tarihinde, sanık ...'in müteahhitliğini, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...'ün ise, çatı izalasyon işini yaptığı inşaatta çalışan ...'ın, inşaattan düşerek yaralı olarak bulunması, akabinde kaldırıldığı hastanede künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması sonucu öldüğü olayda; sanık ...'in merdiven kenarlarında boşluktan düşmeyi önleyecek korkulukları yaptırmaması, inşaatın iç kısımlarını suni aydınlatma araçları ile aydınlatmadan, etkin kontrol ve gözetim görevini yerine getirmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılarak yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur tespitine, olayda illiyet bağı bulunmadığına, ölenin kasten öldürüldüğü ihtimalinin dikkate alınmadığına, cinayete ilişkin delillerin toplanmadığına, CMK'nın 67. maddesine göre sunulan bilirkişi raporlarının mahkemece dikkate alınmadığına, sanığın olayda sorumluluğunun olmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet kararı verildiğine; katılan vekilinin eksik incelemeye, olayın kasten olduğuna, olayın yeterince aydınlatılmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar“ ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının ve kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine ve TCK'nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
3-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların, sarfına neden olduğu miktarda yargılama gideri yüklenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün birinci paragrafında yer alan “işlenmesinde kullanılan araç, sanığın amacı” ibarelerinin hükümden çıkarılması, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın yargılama sürecindeki pişmanlığı nazara alınarak TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin yazılması, hükmün yargılama giderleriyle ilgili paragrafında yer alan, “eşit bir şekilde” ibaresinin, “sebebiyet verdikleri oranda” ibaresi olarak değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.