
Esas No: 2015/17803
Karar No: 2015/17803
Karar Tarihi: 9/10/2019
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
CENKER ASLAN VE FİRDES DOĞAN BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2015/17803) |
|
Karar Tarihi: 9/10/2019 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Hasan Tahsin GÖKCAN |
Üyeler |
: |
Serdar ÖZGÜLDÜR |
|
|
Burhan ÜSTÜN |
|
|
Hicabi DURSUN |
|
|
Selahaddin MENTEŞ |
Raportör |
: |
Tuğçe TAKCI |
Başvurucular |
: |
1. Cenker ASLAN |
|
|
2. Firdes
DOĞAN |
Vekili |
: |
Av. Kazım BAYRAKTAR |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; hükümlü/tutuklu olarak bulunulan ceza infaz
kurumunda yapılan operasyonda güvenlik güçlerince güç kullanılması sırasında
meydana gelen ölüm ve yaralanma olaylarıyla ilgili olarak yürütülen ceza
soruşturması ile tam yargı davalarının makul sürede tamamlanmaması, ayrıca tam
yargı davalarının haksız olarak reddedilmesi nedeniyle de yaşam hakkının ve
kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvurucu Firdevs Doğan tarafından 2015/17803 numaralı başvuru
6/11/2015 tarihinde, başvurucu Cenker Aslan tarafından 2015/18765 numaralı
başvuru ise 25/11/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden
yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin
Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm tarafından 2015/17803 numaralı başvuru ile 2015/18765
numaralı başvurunun konu bakımından benzer nitelikte olması nedeniyle
2015/17803 numaralı başvuru üzerinde birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya
üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere
göre ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu Firdevs Doğan"ın yakını Z.K. ile başvurucu Cenker
Aslan olay tarihinde Ulucanlar Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü/tutuklu olarak
bulunmaktadır. Ülke çapında eş zamanlı olarak birçok cezaeviyle birlikte Ceza
İnfaz Kurumunda da 26/9/1999 tarihinde gerçekleştirilen, Hayata Dönüş adı
verilen operasyonda Z.K. vefat etmiş; başvurucu Cenker Aslan ise gözünden
yaralanmış ve neticede gözünü kaybetmiştir.
8. Ceza İnfaz Kurumunda gerçekleştirilen bu operasyonda görev
alan güvenlik güçleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2000
tarihli iddianamesiyle, kanunun bir hükmünü veya yetkili merciden verilip
infazı vazifeden zaruri olan bir emri ifa suretiyle ölüme ve yaralamaya sebep
olma suçu isnadıyla açılan kamu davası, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (6.
Ağır Ceza Mahkemesi) 2013/452 esasa kayden
derdesttir. Başvurucu Firdevs Doğan"ın yakınının ve başka hükümlü/tutukluların
vefatı ve yaralanmasıyla ilgili olarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen
benzer yargılama da 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen söz konusu yargılamayla
birleştirilmiştir.
9. Diğer yandan başvurucu Cenker Aslan"ın yaralanması nedeniyle
açtığı tam yargı davasında Ankara 4. İdare Mahkemesince (4. İdare Mahkemesi)
28/2/2006 tarihinde tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş,
kararının Danıştay 10. Dairesince bozulması üzerine 4. İdare Mahkemesi
tarafından 27/1/2010 tarihinde davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı
yapılan temyiz talebi reddedilmiştir.
10. Yakınının vefatı nedeniyle başvurucu Firdevs Doğan"ın açtığı
tam yargı davasında ise Ankara 9. İdare Mahkemesinin (9. İdare Mahkemesi)
25/6/2003 tarihinde tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermesi üzerine
hükmedilen tazminat miktarı başvurucuya ödenmiştir.
11. 9. İdare Mahkemesinin 25/6/2003 tarihli kararının Danıştay
Onuncu Dairesinin 20/11/2006 tarihli kararıyla bozulması üzerine 9. İdare
Mahkemesi tarafından bozmaya uyulmayarak 16/4/2009 tarihinde yeniden tazminata
hükmedilmiş, söz konusu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından
bozulmasına karar vermesi üzerine de 9. İdare Mahkemesinin 27/9/2011 tarihli
kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Karar Danıştay Onuncu Dairesi
tarafından onanarak kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine Ankara 14.
İcra Müdürlüğünce başvurucuya geri ödeme muhtırası gönderilmiştir.
12. Başvurucu Firdevs Doğan 6/11/2015 tarihinde, başvurucu
Cenker Aslan ise 25/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
13. Başvurunun incelenmesi sırasında başvurucuların Ulucanlar
Ceza İnfaz Kurumunda 26/9/1999 tarihinde gerçekleştirilen Hayata Dönüş operasyonunda ölen ve
yaralanan diğer hükümlü/tutuklu yakınlarından oluşan diğer 73 başvurucuyla
birlikte yaşam hakkı ve diğer bazı hakların ihlal edildiği iddiasıyla Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuruda bulundukları tespit edilmiştir.
14. AİHM Kavaklıoğlu ve
diğerleri/Türkiye (B. No: 15397/02, 6/10/2015, §§ 176-228, 270-285)
kararında, operasyonda hayatını kaybeden başvurucu Firdevs Doğan"ın yakını Z.K.nın da aralarında bulunduğu sekiz tutuklu/hükümlü ile
ağır yaralanan dokuz tutuklu/hükümlü bakımından yaşam hakkının maddi ve usul
boyutlarının ihlal edildiğine, ayrıca başvurucu Cenker Aslan"ın da aralarında
bulunduğu, yaralanan on iki tutuklu/hükümlü bakımından ise kötü muamele
yasağının maddi boyutunun (aynı kararda bkz. § 252), yaralanan tutuklu/hükümlü
başvurucuların tümü bakımından ise kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal
edildiğine karar vermiştir (aynı kararda bkz. § 285). AİHM ihlal kararında,
operasyonu gerçekleştiren jandarma görevlileri hakkında açılan kamu davasının
on beş yılı aşkın süre geçmesine rağmen Yargıtay incelemesinin devam etmesi
nedeniyle derdest olduğunu belirterek bu bakımdan söz konusu yargılamada
olaydaki sorumluları tespit etmeyi sağlayacak somut bir ilerleme kaydedilmediği
tespitinde bulunmuştur (aynı kararda bkz. § 283).
15. AİHM, yaşam hakkının ihlali nedeniyle başvuruculardan
Firdevs Doğan"a Z.K.nın varislerine dağıtılmak üzere
50.000 avro manevi tazminat ödenmesine, kötü muamele yasağının ihlali nedeniyle
başvuruculardan Cenker Aslan"a ise 20.000 avro manevi tazminat ödenmesine karar
vermiştir(aynı kararda bkz. § 301).
16. Başvurucuların bireysel başvurular sırasında değinilen AİHM
kararından ve hükmedilen manevi tazminat miktarlarından Anayasa Mahkemesine
bilgi vermedikleri görülmüştür.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
17. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
1. Başvurucuların İddiaları
18. Başvurucu Firdevs Doğan Ulucanlar Ceza İnfaz Kurumunda
gerçekleştirilen operasyon sırasında yakınının vefat etmesiyle ilgili olarak
yürütülen soruşturmanın ve tam yargı davasının uzun sürmesi nedeniyle yaşam
hakkının usul boyutunun ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, başvurucu
Cenker Aslan ise kendisinin yaralanmasıyla ilgili olarak aynı nedenlerle kötü
muamele yasağının usul boyutunun ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini
sürmüştür.
2. Değerlendirme
19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 51. maddesi ile Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü"nün (İçtüzük) 83. maddesi gereği
başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla
bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde
başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında ilgilinin 2.000 TL"den fazla
olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir.
20. İlgili düzenlemeler vasıtasıyla genel hukuk teorisinde bir
kamu düzeni kuralı olarak ele alınan ve genel olarak bir hakkın açıkça
öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının
hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının
bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda
bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu
gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye
kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).
21. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek
olmayan maddi vakıalara dayanılması, bu nitelikte bilgi ve belge sunulması,
başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi
verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu
değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında
mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat
oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak
kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya
tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında
ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla
bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru
hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29; Mehmet Güven
Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015; Osman Sandıkçı, B. No: 2013/6297, 10/3/2016; Selman Kapan ve diğerleri, B. No:
2013/7302, 20/4/2016).
22. Somut olayda başvurucuların aynı olayla ilgili benzer
iddialarını AİHM"e taşıması sonrasında AİHM
tarafından yaşam hakkının ve kötü muamele yasağının ihlaline ve başvuruculara
manevi tazminat ödenmesine karar verildiği tespit edilmiştir (bkz. § 15).
23. Buna göre, AİHM"in karar tarihi
olan 6/10/2015 tarihi itibarıyla derdest olan ceza yargılamasının etkisiz
olması nedeniyle tazminata hükmedilen aynı olayla ilgili olarak AİHM kararından
kısa bir süre sonra bireysel başvuruda bulunulduğu gözetilerek başvuru formu ve
eklerinde başvurucular tarafından AİHM"e yapılmış
bahse konu başvuru ve ödenmesine karar verilen tazminat ile ilgili Anayasa
Mahkemesine herhangi bir bilgi ve belge sunulmayıp bu açıdan başvurucular
tarafından ileri sürülen iddiaların yanıltıcı beyan niteliğinde olduğu
anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurunun tümünün başvuru
hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi
gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
24. Başvurucular aleyhine başvuru hakkının kötüye kullanılması
nedeniyle 6216 sayılı Kanun"un 51. maddesi ve İçtüzük’ün
83. maddesi uyarınca ayrı ayrı takdiren 2.000 TL
disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru
hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,
B. Başvurucuların 6216 sayılı Kanun"un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi
İçtüzüğü"nün 83. maddesi uyarınca ayrı ayrı 2.000 TL
disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMALARINA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.