Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/7039
Karar No: 2022/1191
Karar Tarihi: 17.02.2022

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/7039 Esas 2022/1191 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2021/7039 E.  ,  2022/1191 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; Kartal Belediyesi tarafından düzenlenen sünnet organizasyonu kapsamında sünnet yaptıkları çocukların ücretlerini belediyeden aldıklarını, ancak sünnet sonrası ilaç kullanması gereken çocuklar için sosyal güvenceleri bulunması nedeniyle çocuk hastalıkları ve genel cerrahi branşından Kuruma faturalandırma yaptıklarını, ancak Kurumun bu faturalandırmalardan 8 hastanın 9 muayene işleminin gerçek olmadığı gerekçesiyle sunulmayan sağlık hizmetinin Kuruma faturalandırıldığından bahisle 2012 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesinin 11.1.5. maddesi uyarınca 90.000 TL, aynı hastalar için 7.5.3. madde uyarınca ilgili mevzuata aykırı yersiz talep oluşturacak kampanya ya da tarama yapılması nedeniyle 10.000 TL cezai şart, ...'a sağlık Hizmeti sunulduğu halde T.C. kimlik numarasının sehven yanlış yazılması nedeniyle tedavi giderlerinin kurum sigortalısı... üzerinden fatura edilmesi üzerine sözleşmenin 11.1.16. maddesi uyarınca 10.000 TL cezai şart uygulandığını, davalı kurum tarafından tesis edilen ve 14/03/2013 tarih ve 4.582.757 sayılı ve 05/02/2013 tarih ve 2.180.443 sayılı yazılarla tebliğ edilen toplam 110.000 TL cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL sinin iptalini istemiş, yargılama aşamasında talebini 110.000 TL’ye çıkarmıştır.
    Davalı; davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmeye göre sünnet ve sonrasında gelişebilecek komplikasyonların tedavisinin yedi gün içinde yapıldığı takdirde kuruma ve sözleşme yapılan belediyeye fatura edilemeyeceği, bu süreyi aşan durumlarda veya sünnet öncesinde tetkik yapılması gerekiyorsa ilgili doktor tarafından muayene edilip faturaların ilgili şahısların kurumlarına gönderilmesinin yerinde olduğu, 2012 yılında imzalanan sözleşme hükümlerinde konuya ilişkin cezai şart uygulanmasını gerektirir bir hüküm bulunmadığı ve dava dışı sigortalı ...'a sağlık hizmeti sunulduğu halde tedavi giderlerinin... üzerinden fatura edilmesinin TC kimlik numarasının yanlış yazımından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kurumun 14/03/2013 tarih ve 4.582.757 sayılı, 05/02/2013 tarih ve 2.180.443 sayılı yazıları ile tebliğ edilen toplam 110.000 TL cezai şart uygulanmasına ilişkin işlemin iptaline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi’nin, 30/05/2016 tarihli, 2015/8174 esas 2016/13767 karar sayılı ilamıyla "...mahkemece alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporu çelişkilidir. Bu durumda mahkemece çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonuca uygun karar verilmesi gerekir...'' gerekçesi ile bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyulduğu belirtilerek; tıbbi işlemlerin gerçekleştirildiği dönemdeki sözleşme hükümlerine göre; sözleşmenin 7.5.3. maddesi uyarınca 10.000 TL, 11.1.5. maddesi uyarınca 90.000 TL ve 11.2.6 maddesi uyarınca yazılı uyarı işlemlerinin uygulanmasının mevzuata ve tıbbi gerekliliğe uygun olduğu, ...'a sağlık hizmeti sunulduğu halde tedavi giderlerinin kurum sigortalısı... üzerinden fatura edildiği hususunun tamamı ile TC kimlik numarasının yanlış yazımından kaynaklandığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne; Kurumun 05/02/2013 tarihli 2.180.443 sayılı yazısı ile tebliğ edilen 10.000 TL cezai şartın uygulanmasına ilişkin işlemin iptaline, 14/03/2013 tarihli 4.582.757 sayılı 100.000 TL cezai şartın iptali talebine yönelik davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine; Dairemizin 02/07/2020 tarihli, 2020/1423 esas - 2020/3830 karar sayılı ilamıyla "...hükmün gerekçesinde 7.5.3 maddesi gereği uygulanan 10.000 TL cezai şartın mevzuata uygun olmadığı, kaldırılması gerektiği belirtildiği halde hükmün sonuç kısmında ilgili 2012 yılı Sağlık Hizmetleri Sunucularının Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi'nin 7.5.3 maddesi gereği uygulanan 10.000 TL cezai şartın da içerisinde yer aldığı 14/03/2013 tarihli 4.582.757 sayılı 100.000 TL cezai şartın iptali talebine yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Kararın bu şekilde yazımı ile hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır....'' gerekçesi ile bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyulduğu belirtilerek; olayın oluşuna göre ortaya konulan belgeler ve beyanlar karşısında; 14/03/2013 tarihli yazı ile tebliğ edilen cezai şartın 11.1.15 ve cezai işleme konu yersiz faturalandırma işlemleri nedeniyle 05/02/2013 tarihli yazı ile 11.1.16 maddelerine göre uygulanmış olan 90.000+10.000TL=100.000 TL cezai şartın uygun olduğu, 7.5.3. maddesi gereği uygulanan 10.000 TL cezai şartın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Kurumun 14/03/2013 tarihli 4.582,757 sayılı yazısı ile 7.5.3 maddesi uyarınca tebliğ edilen 10.000 TL cezai şartın uygulanmasına ilişkin işlemin iptaline, 05/02/2013 tarihli 2.180,443 sayılı ve yine 14/03/2013 tarih ve 4.582,757 sayılı yazısı ile 100.000 TL cezai şartın iptali talebine yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
    HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
    Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
    Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
    Somut uyuşmazlıkta; davacı hastane hakkında, davalı Kurum tarafından 3 ayrı nedenle cezai işlem uygulanmıştır. Bunlardan biri 8 hastanın 9 tedavi işleminin gerçekte yapılmadığı halde yapılmış gibi Kuruma faturalandırıldığı gerekçesiyle 2012 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesinin 11.1.5. maddesi uyarınca uygulanan 90.000 TL’lık cezai şart olup, bilirkişi incelemesi neticesinde davacının söz konusu eyleminin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle mahkemece bu cezai şartın iptaline ilişkin talep reddedilmişse de davacı tarafça bu eylemine dair 2009 sözleşmesi ve 2012 sözleşmesinde zeyilnameler ile yapılan değişikliklerden lehe olanının uygulanmasının istenmiş olması karşısında bu husus değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca sözleşmenin 11.1.16. maddesi uyarınca verilen 10.000 TL cezai şartın ... isimli hastaya verilen sağlık hizmeti nedeniyle kayıt oluşturulurken hastanın T.C. kimlik numarasının sehven yanlış girildiği savunmasının tedavi yapılan hastanın SGK mensubu olması, başka isimle kayıt oluşturulmasında davacının herhangi bir menfaatinin olmaması, tedavi edilen hastanın T.C. numarasındaki iki rakamın yerinin değişmesi neticesinde kaydı oluşturulan... isimli kişinin T.C. numarasının elde edilmesi karşısında hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafından kasıtlı olarak tedavisi yapılan kişi dışında başka bir hasta üzerinden faturalandırma yapılmadığından bu cezai şartın da iptali gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
    Hal böyle olunca mahkemece; 2012 yılı sözleşmesinin 11.3.8. maddesinde yer alan “Bu sözleşmenin yürürlük tarihinden önceki işlemlere ait cezai şart ve/veya feshe konu fiillerden, tebliğ ve itiraz aşamaları tamamlanmamış olanlar için bu sözleşmenin (11.1) ve (11.2) numaralı maddeleri uygulanır. Ancak Kurumdan yazılı olarak talep edilmesi halinde, işlemin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte olan sözleşme hükümleri uygulanır.” hükmü gereğince davacı hakkında 11.1.15. maddesi gereği uygulanan 90.000 TL cezai şart miktarının yerinde olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi için tereddüde yer vermeyecek şekilde; ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, itiraza uğramış, eksik inceleme yapan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, peşin alınan temyiz harcının talebi halinde davacıya iadesine, 17/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi